Ukrayna ile Rusya arasında cephe hattında çatışmalar tüm şiddetiyle devam ederken, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile doğrudan bir görüşme yapma önerisi Batılı müttefiklerden destek buldu. İngiltere, Fransa ve Almanya, Zelenskiy'nin barış görüşmeleri için masaya oturma çağrısına olumlu yanıt verirken, her iki taraf da birbirine yönelik yoğun drone saldırılarını sürdürüyor. Savaşın üçüncü yılına yaklaşılırken diplomatik girişimlerin yoğunlaşması dikkati çekerken, Putin'in bu çağrıya nasıl yanıt vereceği merak ediliyor.
Zelenskiy'nin çağrısı ve Batılı güçlerin tutumu
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, uzun süredir Rusya ile doğrudan müzakerelere soğuk bakarken, geçtiğimiz günlerde yaptığı bir açıklamayla Putin'le yüz yüze görüşmeye hazır olduğunu duyurdu. Zelenskiy, bu çağrısında uluslararası toplumun arabuluculuğunda bir barış sürecinin başlatılmasını talep etti. Ukrayna liderinin bu çıkışı, savaşın getirdiği yıpranma ve uluslararası kamuoyundaki yorgunluk algısına karşı bir hamle olarak değerlendiriliyor. İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Olaf Scholz, ortak bir açıklamayla Zelenskiy'nin girişimini desteklediklerini bildirdi. Açıklamada, barışın ancak Ukrayna'nın egemenliği ve toprak bütünlüğü temelinde sağlanabileceği vurgulanırken, Rusya'nın samimi bir müzakere niyeti göstermesi gerektiği ifade edildi.
Avrupa Birliği ve NATO kanadından da Zelenskiy'nin çağrısına temkinli destek geldi. AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, “Ukrayna’nın barış iradesini takdir ediyoruz ancak Rusya’nın savaş suçlarının hesabını vermesi gerekiyor” ifadelerini kullandı. Öte yandan, ABD yönetiminin henüz bu çağrıya resmi bir yanıt vermemesi dikkat çekti. Beyaz Saray Sözcüsü, müzakerelerin zamanlaması konusunda Ukrayna ile koordinasyon içinde olduklarını ancak önceliklerinin Ukrayna'nın savunma ihtiyaçlarını karşılamak olduğunu belirtti.
Sahada çatışmalar sürüyor: Drone saldırıları yoğunlaştı
Diplomatik girişimlerin gölgesinde, cephe hattında çatışmalar hız kesmiyor. Rusya, Ukrayna'nın enerji altyapısına yönelik yoğun drone saldırılarını sürdürürken, Ukrayna da Rusya'nın iç bölgelerine insansız hava aracı saldırıları düzenliyor. Gece saatlerinde Ukrayna'nın Harkiv, Dnipro ve Kiev bölgelerinde patlama sesleri duyulduğu bildirildi. Ukrayna Hava Kuvvetleri, Rusya'nın gece boyunca fırlattığı 42 Şahid tipi insansız hava aracından 29'unu düşürdüklerini açıkladı. Rusya Savunma Bakanlığı ise Ukrayna'nın Rostov ve Belgorod bölgelerine düzenlediği drone saldırılarını püskürttüklerini ve çok sayıda insansız hava aracını imha ettiklerini duyurdu. Sivillerin zarar gördüğü saldırılarda her iki taraftan da ölü ve yaralı haberleri geliyor.
Uzmanlar, taraflar arasındaki ateşkes ve barış görüşmelerinin mevcut koşullarda mümkün görünmediğini, zira her iki tarafın da askeri hedeflerine ulaşmadan masaya oturmaya yanaşmayacağını belirtiyor. Rusya, Ukrayna'nın doğusundaki işgal altındaki toprakları elinde tutarken, Ukrayna ise uluslararası sınırlarının tanınması ve Rus güçlerinin çekilmesi konusunda ısrarcı. Silahlı çatışmaların ve diplomatik süreçlerin paralel ilerlediği bu dönem, savaşın gidişatı bakımından kritik bir eşik olarak değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ukrayna-Rusya savaşının seyri, Türkiye'nin Karadeniz'deki güvenliği ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin uygulanışı başta olmak üzere birçok alanı doğrudan etkilemektedir. Zelenskiy'nin Putin'le görüşme çağrısı, Türkiye'nin daha önce İstanbul'da ev sahipliği yaptığı müzakereleri akıllara getiriyor. Ankara, savaşın başından bu yana iki taraf arasında arabuluculuk rolü üstlenirken, yeni bir müzakere sürecinde Türkiye'nin tekrar devreye girmesi olasılığı gündeme gelebilir. Karadeniz Tahıl Koridoru gibi somut kazanımların sağlandığı bu süreçte, Türkiye'nin istikrar ve barış odaklı dış politikası, Rusya ile Ukrayna arasında denge kurma gerekliliğini sürdürüyor.