İsrail, 7 Haziran gecesi Lübnan'ın başkenti Beyrut'un güney banliyölerine düzenlediği hava saldırılarında iki binayı hedef aldı. Lübnanlı yetkililere göre saldırılarda 2 kişi hayatını kaybetti, 20 kişi yaralandı. Saldırıdan kısa süre önce İsrail, Hizbullah'ın roket fırlattığını ve bu roketlerin hava savunma sistemi tarafından durdurulduğunu duyurmuştu. FRANCE 24 muhabiri Antonia Kerrigan'ın aktardığına göre, bu son saldırılar bölgede tansiyonun yeniden yükseldiğine işaret ediyor.
Saldırıların arka planı: Hizbullah-İsrail çatışması nerede duruyor?
Beyrut'un güney banliyöleri, Hizbullah'ın kalesi olarak biliniyor. İsrail, bu bölgeyi uzun yıllardır hedef alıyor. Son saldırı, İsrail'in Hizbullah'ın roket tehdidine karşılık olarak düzenlendiğini iddia ettiği bir operasyonun parçası. Ancak yerel kaynaklar, saldırıda sivil apartmanların vurulması nedeniyle kayıpların arttığını belirtiyor. Lübnan Sağlık Bakanlığı, ölenlerin kimliklerini henüz açıklamazken, yaralılar arasında kadın ve çocukların da bulunduğu bildirildi.
İsrail ordusu tarafından yapılan açıklamada, saldırının Hizbullah'a ait bir komuta merkezini hedef aldığı öne sürüldü. Ancak sivillerin bulunduğu apartmanların vurulması uluslararası toplumda tepkiye yol açtı. Birleşmiş Milletler Lübnan Özel Koordinatörü, saldırıyı kınayarak tarafları itidal çağrısında bulundu.
Bölgesel boyut: Lübnan yeniden savaş alanına mı dönüyor?
Lübnan, yıllardır siyasi ve ekonomik krizlerle boğuşurken, İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmalar ülkeyi yeniden istikrarsızlığa sürükleyebilir. 2006 yılında yaşanan savaştan bu yana en ciddi tırmanma olarak değerlendirilen bu saldırı, aynı zamanda İran destekli Hizbullah'ın bölgesel nüfuzunu da gündeme getiriyor. Uzmanlar, İsrail'in Gazze'deki savaşının ardından kuzey cephesine odaklanarak Hizbullah'ı hedef aldığını belirtiyor.
FRANCE 24 muhabiri, 'Lübnan başkalarının oyun alanı haline geliyor' yorumunu yaparak, ülkenin iç dinamiklerinin dış müdahalelerle daha da karmaşık hale geldiğine dikkat çekiyor. Saldırılar, bölgedeki İsrail-İran geriliminin bir yansıması olarak da okunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Lübnan'daki gelişmeleri yakından takip ediyor. İsrail-Hizbullah çatışmasının tırmanması, Doğu Akdeniz'de istikrarsızlık yaratabilir. Türkiye, başta Filistin davası olmak üzere bölgede denge politikası izlerken, Lübnan'daki kriz mülteci akınlarını tetikleyebilir. Ayrıca, Türkiye'nin Katar ve Suudi Arabistan gibi aktörlerle Lübnan'daki siyasi dengeleri etkileme çabası, bu saldırılar sonrası yeniden şekillenebilir. Türkiye'nin, sivil kayıpları önlemek ve tansiyonu düşürmek için BM nezdinde girişimlerde bulunması beklenebilir.