Rusya’nın Federal Güvenlik Servisi (FSB) Başkanı Aleksandr Bortnikov, Batılı güçlerin eski IŞİD militanlarını İran’a karşı bir araç olarak kullanabileceğini öne sürdü. Ancak güvenlik uzmanları bu iddianın gerçekçi olmadığını ve mevcut istihbarat verileriyle örtüşmediğini belirtiyor. Bortnikov’un açıklaması, Moskova’nın son dönemde Tahran’la artan askeri işbirliğine yönelik Batılı tepkileri hedef alan bir söylem olarak yorumlanıyor.
Bortnikov’un iddiası ve uluslararası tepkiler
Aleksandr Bortnikov, geçtiğimiz günlerde Moskova’da düzenlenen bir güvenlik konferansında yaptığı konuşmada, “Batılı istihbarat servislerinin, özellikle ABD ve İngiltere’nin, Irak ve Suriye’de faaliyet göstermiş eski IŞİD mensuplarını İran’a karşı kullanmak üzere eğittiğine dair elimizde bilgiler var” ifadelerini kullandı. Bortnikov, bu militanların İran sınırına yakın bölgelere sızabileceğini ve ülkede istikrarsızlık yaratabileceğini iddia etti.
FSB başkanının sözleri, uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Beyaz Saray Sözcüsü, iddiaları “asılsız” olarak nitelendirirken, İngiltere Dışişleri Bakanlığı da konuyla ilgili “spekülasyon yapmayacaklarını” açıkladı. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü ise, “Bu tür iddialar, Rusya’nın İran’la stratejik ortaklığını sabote etmeye yönelik Batı propagandasıdır” şeklinde bir yorum yaptı.
Analistler: İddialar kanıtlara dayanmıyor
Güvenlik ve terörizm uzmanları, Bortnikov’un iddiasını destekleyen somut bir kanıt bulunmadığını belirtiyor. Chatham House araştırmacısı Dr. Emile Hokayem, “IŞİD sonrası dönemde binlerce eski militan hapiste ya da gözetim altında. Bunların yeniden silahlandırılıp belirli bir ülkeye karşı kullanılması lojistik olarak son derece zor ve riskli” değerlendirmesini yaptı.
Eski bir CIA analisti olan Bruce Riedel ise, “Bu tür iddialar Soğuk Savaş dönemini anımsatıyor. Rusya, Batı’yı itibarsızlaştırmak ve İran’la kendi ittifakını meşrulaştırmak için bu tür söylemlere sıklıkla başvuruyor” dedi. Riedel, ayrıca IŞİD kalıntılarının İran topraklarında etkili bir operasyon yürütme kabiliyetinin sınırlı olduğuna dikkat çekti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, hem IŞİD’le mücadelede aktif rol oynayan hem de İran’la sınır komşusu olan bir ülke olarak bu gelişmeden doğrudan etkilenebilecek konumda. Eski IŞİD savaşçılarının yeniden silahlandırılabileceği iddiası, Türkiye’nin sınır güvenliği ve terörle mücadele stratejisi açısından endişe verici. Ayrıca, Rusya-İran yakınlaşmasının bölgesel dengeleri nasıl etkileyeceği ve bu iddiaların Türkiye’nin NATO müttefikleriyle ilişkilerine yansımaları da takip edilmeli. Ankara’nın, gerek IŞİD unsurlarının sızmasını önlemek gerekse bölgede artan Rus etkisine karşı denge politikası izlemek adına dikkatli ve çok yönlü bir diplomatik yaklaşım benimsemesi gerekiyor.