Rusya'nın işgali altındaki Ukrayna'nın Zaporijya Nükleer Santrali, bir haftadan uzun süredir dış elektrik bağlantısı olmadan faaliyet gösteriyor ve soğutma sistemleri dizel jeneratörlerle çalıştırılıyor. Birleşmiş Milletler Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Grossi, santraldeki 10 günlük dizel yakıt rezervinin kritik bir durum yarattığını belirterek, durumun giderek tehlikeli hale geldiğini vurguladı. Bu gelişme, Ukrayna'nın Rus güçlerinin kontrolündeki en büyük nükleer tesiste olası bir felaket riskini yeniden gündeme getirdi. Öte yandan, Ukrayna ordusu, Rusya'nın bir depoya düzenlediği ölümcül saldırıyı araştırıyor. Savaşın 1.649. gününde yaşananlar, uluslararası toplumun nükleer güvenlik konusundaki endişelerini artırıyor.
Zaporijya Nükleer Santrali'nde kritik durum
UAEA'nın sahadaki ekiplerinden alınan bilgiye göre, Zaporijya Nükleer Santrali'nin ana dış elektrik hatları, çatışmalar nedeniyle hasar gördü ve santral bir haftadır ulusal elektrik şebekesine bağlanamıyor. Bu durum, nükleer reaktörlerin soğutulması için hayati önem taşıyan pompa ve güvenlik sistemlerinin kesintisiz çalışmasını sağlayan dizel jeneratörlere olan bağımlılığı artırıyor. UAEA Başkanı Grossi, yaptığı açıklamada, santraldeki dizel yakıt rezervlerinin yalnızca 10 gün yeteceğini belirterek, bu sürenin sonunda yakıt ikmali yapılmazsa santralde soğutma kaybı ve potansiyel bir erime riskinin ortaya çıkabileceği uyarısında bulundu. Grossi, tüm taraflara santralin güvenliğini sağlama çağrısını yineledi ve bölgede askeri faaliyetlerin derhal durdurulması gerektiğini vurguladı.
Santral, savaşın başlangıcından bu yana birçok kez elektrik kesintisi yaşadı ve geçmişte de jeneratörlere başvurmak zorunda kaldı. Ancak bu en uzun kesinti süresi olarak kayıtlara geçti. Uzmanlar, santraldeki altı reaktörün şu anda soğuk kapatma durumunda olduğunu, ancak kullanılmış yakıt havuzlarının sürekli soğutma gerektirdiğini ve bu havuzlardaki suyun sıcaklığının kontrol edilmesi gerektiğini belirtiyor. Kesintilerin uzaması, havuzlardaki suyun kaynamasına ve radyoaktif maddelerin açığa çıkmasına neden olabilir. Uluslararası toplum, Çernobil ve Fukuşima felaketlerinin ardından nükleer güvenlik konusunda deneyimlerini hatırlatarak, santralde olası bir kazanın bölgesel ve küresel çapta yıkıcı sonuçları olabileceği konusunda uyarıyor.
Ukrayna'da depo saldırısı ve savaşın seyri
Ukrayna Güvenlik Servisi (SBU), Rus güçlerinin gece saatlerinde Hmelnitski bölgesinde bir depoya düzenlediği roket saldırısını araştırıyor. Saldırıda ilk belirlemelere göre en az üç kişinin öldüğü, beş kişinin yaralandığı bildirildi. Depoda tarım ürünleri ve insani yardım malzemeleri bulunduğu öğrenildi. Ukrayna hükümeti, sivil altyapıya yönelik saldırıların savaş suçu teşkil ettiğini belirterek, BM ve uluslararası topluma bu tür eylemlerin kınanması çağrısında bulundu. Rusya ise saldırının askeri bir hedefe yönelik olduğunu iddia ediyor, ancak bağımsız gözlemciler bu iddiayı doğrulayamıyor.
Savaş, 24 Şubat 2022'de başlayan Rus işgalinin ardından 1.649 gündür devam ediyor. Cephe hattında çatışmalar özellikle Donetsk ve Harkiv bölgelerinde yoğunlaşırken, Rus güçleri son haftalarda doğu cephesinde bazı ilerlemeler kaydetti. Ukrayna ordusu, batıdan gelen askeri yardımlara rağmen cephane sıkıntısı çekiyor. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, müttefiklerine hava savunma sistemleri ve uzun menzilli füzelerin ivedilikle teslim edilmesi çağrısını yineliyor. NATO ve AB ülkeleri, Ukrayna'ya desteklerini sürdürürken, savaşın uzaması uluslararası toplumda yorgunluğa yol açıyor. Enerji altyapısına yönelik saldırılar, Ukrayna'da kış aylarında büyük elektrik kesintilerine neden oldu ve ülke ekonomik olarak zor bir dönemden geçiyor.
Uluslararası toplumun tepkileri
UAEA Başkanı Grossi, Zaporijya Nükleer Santrali çevresinde askeri faaliyetlerin durdurulması için taraflar arasında arabuluculuk çabalarını sürdürüyor. Ancak Rusya ve Ukrayna arasında doğrudan bir diyalog bulunmuyor. Grossi, santralin işgal altında olmasının kabul edilemez olduğunu ve tüm nükleer tesislerin askerden arındırılması gerektiğini savunuyor. Avrupa Birliği ve ABD, Rusya'nın Ukrayna'da nükleer tesislere yönelik saldırılarını kınarken, Rusya'ya yönelik yaptırımların devam edeceğini açıkladı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı telefon görüşmesinde santralin güvenliği konusunda endişelerini dile getirdi. Ancak somut bir ilerleme sağlanamadı.
Uzmanlar, Zaporijya Nükleer Santrali'ndeki durumun, savaşın seyrine bağlı olarak daha da kötüleşebileceği görüşünde. Nükleer güvenlik kurallarının askeri çatışmalar sırasında bile işletilmesi gerektiği, bu tür tesislerin saldırı hedefi yapılmasının uluslararası hukuk kapsamında suç olduğu hatırlatılıyor. Ancak Rusya'nın tutumu, uluslararası toplumun etkisiz kalmasına neden oluyor. Santral, Rusya'nın enerji şirketi Rosatom tarafından yönetilirken, Ukrayna Teknik personeli zorunlu olarak santralde çalışmaya devam ediyor. Bu durum, personelin psikolojik baskı altında olmasına ve potansiyel hatalara yol açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Zaporijya Nükleer Santrali'ndeki kriz, Türkiye'nin enerji güvenliği ve bölgesel istikrar açısından doğrudan etkileri olan bir gelişmedir. Türkiye, Ukrayna savaşında arabulucu rolü üstlenerek taraflar arasında diyalog kanallarını açık tutmaya çalışıyor. Santralde olası bir nükleer kaza, Karadeniz'e kıyısı olan Türkiye'yi radyoaktif serpinti riskiyle karşı karşıya bırakabilir. Bu nedenle Türkiye, nükleer güvenlik konusunda uluslararası işbirliğini güçlendirmeli ve bölgede istikrarın sağlanması için diplomatik çabalarını artırmalıdır. Ayrıca Türkiye'nin Akkuyu Nükleer Santrali projesi kapsamında nükleer teknoloji deneyimi, uluslararası topluma güvenlik standartlarının uygulanması konusunda katkı sağlayabilir.