Zambiya'da geçtiğimiz haftalarda yapılan genel seçimlerin ardından, muhalefet partilerinin sonuçlara itirazları ve mahkemelerin kapalı olması, ülkenin demokratik kurumlarını ciddi bir sınavdan geçiriyor. Seçimlerin üzerinden haftalar geçmesine rağmen, Zambiya'nın seçim hikayesi henüz sona ermiş değil. Muhalefet, oylamada usulsüzlükler yapıldığını iddia ederken, Yüksek Mahkeme'nin kapalı olması nedeniyle hukuki süreç başlatılamıyor. Bu durum, Afrika kıtasının demokrasi açısından en istikrarlı ülkelerinden biri olarak görülen Zambiya'da, demokratik kurumların ne kadar sağlam olduğunu sorgulatıyor.
Gelişmenin Arka Planı
Zambiya, 1991 yılında çok partili siyasi hayata geçişinden bu yana, Afrika'da barışçıl güç geçişlerine sahne olmasıyla biliniyor. Ülke, 2021 seçimlerinde iktidarın değişmesiyle de bu geleneği sürdürmüştü. Ancak son seçimlerde muhalefetin ana itirazı, bazı bölgelerdeki oy sayım süreçlerinde şeffaflık olmadığı yönünde. Muhalefet lideri Hakainde Hichilema, seçimlerin serbest ve adil olmadığını iddia ederek, destekçilerine sakin olma çağrısında bulundu. Öte yandan, iktidar partisi ise sonuçların meşru olduğunu ve halkın iradesini yansıttığını savunuyor. Seçim komisyonu da sürecin şeffaf bir şekilde yürütüldüğünü belirtiyor. Ancak mahkemelerin kapalı olması, muhalefetin hukuki yollara başvurmasını engelliyor. Başkanlık seçimlerinin galibi henüz resmi olarak ilan edilmemişken, geçici hükümet görevdeki devlet başkanı Edgar Lungu'nun uhdesinde.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Zambiya'daki bu belirsizlik, sadece ülke içinde değil, bölgesel olarak da dikkatle izleniyor. Güney Afrika Kalkınma Topluluğu (SADC) ve Afrika Birliği (AU), taraflara diyalog ve hukukun üstünlüğü çağrısı yaptı. Kıtada artan askeri darbeler ve demokratik gerileme endişeleri göz önüne alındığında, Zambiya'nın bu sınavdan nasıl çıkacağı, Afrika demokrasisi için bir örnek teşkil edecek. Batılı ülkeler ve uluslararası örgütler de sürecin şeffaf ve barışçıl bir şekilde sonuçlanması için çağrıda bulunuyor. Özellikle Çin'in artan ekonomik nüfuzu göz önüne alındığında, Zambiya'nın istikrarı, bölgedeki güç dengeleri açısından da önem taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Zambiya'daki siyasi kriz, Türkiye'nin Afrika açılımı politikası bağlamında ele alınabilecek önemli bir gelişmedir. Türkiye, son yıllarda Sahra Altı Afrika'da ekonomik ve diplomatik ilişkilerini güçlendiriyor. Zambiya, Türkiye'nin kıtadaki dostlarından biri olarak görülüyor; 2021'de ticaret hacmi 100 milyon doların üzerine çıkmıştı. İstikrarlı bir Zambiya, Türkiye'nin bölgedeki ekonomik çıkarları için önemli. Ayrıca, Türkiye'nin uluslararası platformlarda demokrasi ve hukukun üstünlüğüne verdiği desteği tutarlı bir şekilde sürdürmesi, bu tür krizlerde gözlemlenecektir. Zambiya'daki seçim sürecinin demokratik bir şekilde tamamlanması, kıtada Türkiye'nin desteklediği değerlerin pekişmesine katkı sağlayabilir ve Türkiye'nin Afrika'daki etkinliğini artırabilir.