Pakistan'ın başkenti İslamabad'da bulunan ana hastanelerden birinde çıkan yangın, kadın doğum ve çocuk servisinde tedavi gören en az 14 bebeğin ölümüne neden oldu. Yetkililer, yangının hastanenin klima sistemindeki arıza sonucu başladığını doğrularken, olay yerine çok sayıda itfaiye ve sağlık ekibi sevk edildi. Yangının kısa sürede büyümesi ve servisteki yoğun duman, tahliye çalışmalarını güçleştirdi. Hastane yetkilileri, ölü sayısının artabileceği endişesini dile getiriyor.
Yangının Çıkış Nedeni ve Müdahale Süreci
Yangın, yerel saatle gece yarısı civarında İslamabad'daki Federal Hükümet Polikliniği'ne bağlı kadın doğum ve çocuk ünitesinde meydana geldi. İlk belirlemelere göre, servisteki klima ünitelerinden birinde oluşan elektrik kontağı yangını tetikledi. Yangın, hızla tavana ve duvarlara sıçrayarak yayıldı. Yoğun duman ve alevler nedeniyle bebeklerin bulunduğu kuvözlerin bulunduğu bölüm kullanılamaz hale geldi.
Olay sırasında serviste 14'ü bebek olmak üzere çok sayıda hasta bulunuyordu. Hastane personeli ve güvenlik görevlileri, öncelikle bebekleri ve anneleri dışarı çıkarmaya çalıştı. Ancak dumanın yoğunluğu, bazı bebeklere zamanında ulaşılmasını engelledi. Sağlık Bakanlığı, yangına ilk müdahalenin ardından yaralıların ve etkilenen diğer hastaların başka hastanelere sevk edildiğini açıkladı. Yangın itfaiye ekiplerinin yaklaşık iki saatlik müdahalesiyle kontrol altına alınırken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Pakistan'ın önde gelen hastanelerinden biri olan bu kurum, özellikle dar gelirli ailelere hizmet veriyor. Ülkede sağlık altyapısının yetersizliği ve hastanelerdeki güvenlik önlemlerinin eksikliği sık sık eleştiriliyor. Bu yangın, hastane yangın güvenliği konusundaki ciddi açmazları bir kez daha gündeme getirdi. Pakistan medyası, geçtiğimiz yıllarda da benzer hastane yangınlarının yaşandığını, ancak kalıcı önlemler alınmadığını vurguluyor.
Pakistan'da Hastane Yangınları ve Sağlık Sisteminin Durumu
Pakistan, özellikle büyük şehirlerindeki hastanelerde yangın güvenliği standartlarının düşük olması nedeniyle sık sık trajik olaylarla karşılaşıyor. 2022'de Karaçi'de bir hastanede çıkan yangında 6 kişi yaşamını yitirmişti. Benzer şekilde, 2021'de Lahor'daki bir hastanede elektrik kaynaklı yangında çok sayıda kişi hayatını kaybetmişti. Uzmanlar, hastanelerde yangın merdivenleri, duman dedektörleri ve otomatik söndürme sistemlerinin yetersiz olduğuna dikkat çekiyor.
Bu yangın, ülkenin sağlık sisteminin genel durumunu da gözler önüne seriyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, Pakistan'da her 100 bin kişiye düşen hastane yatak sayısı bölge ortalamasının oldukça altında. Ayrıca, yoğun bakım üniteleri ve yenidoğan bakım merkezlerindeki ekipman eksikliği, bebek ölüm oranlarının yüksekliğinde etkili oluyor. Ülkede bebek ölüm hızı binde 55 civarında; bu, Güney Asya ortalamasının üzerinde.
Hükümet yetkilileri, olayın ardından taziye mesajları yayımlarken, soruşturma sonucunda sorumluların cezalandırılacağı sözünü verdi. Başbakanlık ofisinden yapılan açıklamada, hastanelerdeki yangın güvenliği denetimlerinin sıkılaştırılacağı belirtildi. Ancak geçmişte de benzer vaatlerde bulunulmasına rağmen kalıcı bir çözüm üretilemediği hatırlatılıyor.
Bölgesel Etkiler ve Uluslararası Tepkiler
Bu trajik olay, Pakistan'ın yanı sıra komşu ülkelerde de geniş yankı uyandırdı. Hindistan, Bangladeş ve Afganistan'daki resmi makamlar başsağlığı mesajları yayımlarken, uluslararası kuruluşlar da sağlık altyapısının güçlendirilmesi çağrısında bulundu. Dünya Sağlık Örgütü, yangının ardından Pakistan hükümetine teknik destek teklif etti. UNICEF ise çocuk kayıplarının kabul edilemez olduğunu ve bu tür olayların önlenmesi için acil önlemler alınması gerektiğini vurguladı.
Bölgedeki diğer ülkelerde de benzer sorunlar yaşanıyor. Hindistan'da hastane yangınları sık görülürken, Bangladeş'te 2020'de bir hastanede çıkan yangın 10 bebek ölümüne yol açmıştı. Bu durum, Güney Asya genelinde hastane güvenlik standartlarının ne kadar kırılgan olduğunu ortaya koyuyor. Uzmanlar, artan nüfus ve hızlı kentleşmeyle birlikte sağlık tesislerine yönelik yangın güvenliği yatırımlarının hızlandırılması gerektiğini ifade ediyor. Aksi takdirde, benzer felaketlerin tekrar yaşanması kaçınılmaz görünüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu hadise, doğrudan Türkiye'yi etkileyen bir gelişme olmamakla birlikte, bölgesel istikrar ve sağlık altyapısı konularında önemli bir gösterge niteliği taşıyor. Türkiye, Pakistan ile tarihsel ve kültürel bağları bulunan bir ülke olarak, bu tür felaketlerde kardeşlik dayanışması göstermekte ve insani yardımlarını sürdürmektedir. Ayrıca, sağlık alanındaki deneyimini çeşitli projelerle Pakistan'a aktarma potansiyeli bulunmaktadır. Örneğin, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ve diğer kurumlar aracılığıyla hastane altyapısının güçlendirilmesi, bu tür acıların tekrarlanmamasına katkı sağlayabilir. Küresel sağlık standartlarının yükseltilmesi, tüm devletlerin ortak sorumluluğudur; bu noktada Türkiye'nin arabulucu ve yapıcı rolü öne çıkabilir.