Yarı iletken (çip) üreticilerinin hisseleri, yatırımcıların yapay zeka ve donanım altyapısına yönelmesiyle Salı günü sert yükselirken, yazılım şirketlerinin hisseleri geriledi. Teknoloji sektörünün bu iki alt dalı arasındaki performans farkı, tarihin en yüksek seviyesine ulaştı. Analistler, bu ayrışmanın yatırımcıların önceliklerindeki değişimi ve yapay zeka devriminin donanım tarafına duyduğu ihtiyacı yansıttığını belirtiyor.
Çip Sektöründe Rekor Yükseliş
New York borsasında işlem gören Philadelphia Yarı İletken Endeksi (SOX) Salı günü yüzde 3,5’in üzerinde değer kazanarak Nisan 2023’ten bu yana en iyi günlük performansını sergiledi. Nvidia, AMD ve Intel gibi devlerin hisseleri yatırımcı ilgisiyle yukarı çekildi. Özellikle Nvidia, bir günde yaklaşık yüzde 5 değer kazanarak piyasa değerini 2,5 trilyon doların üzerine taşıdı. Yatırımcılar, yapay zeka uygulamalarında kullanılan gelişmiş çiplere olan talebin önümüzdeki yıllarda katlanarak artacağını öngörüyor. Öte yandan, yazılım şirketlerini izleyen S&P 500 Yazılım ve Hizmetler Endeksi aynı gün yüzde 1,2 geriledi. Microsoft, Salesforce ve Adobe gibi devlerin hisseleri satış baskısı altında kaldı. Piyasa verilerine göre, yarı iletkenlerle yazılım arasındaki 30 günlük korelasyon katsayısı eksi 0,45’e kadar düşerek 1995 yılından bu yana en negatif seviyeyi gördü. Bu, iki sektörün birbirine taban tabana zıt yönde hareket ettiği anlamına geliyor.
Küresel Boyut: Yatırımcıların Rotası Değişiyor
Uzmanlar, bu ayrışmanın arkasında yapay zeka yatırımlarının “donanım odaklı” bir aşamaya geçmesinin yattığını söylüyor. Geçtiğimiz yıl büyük ölçüde yazılım ve hizmet şirketlerine akan yatırımlar, artık veri merkezleri, süper bilgisayarlar ve çip altyapısına yöneliyor. Goldman Sachs’ın yayımladığı bir raporda, 2024 yılı küresel yarı iletken gelirlerinin yüzde 15 artarak 600 milyar dolara ulaşmasının beklendiği belirtildi. Aynı rapor, yazılım sektörü büyümesinin ise yüzde 8’de kalabileceğine işaret ediyor. Bu eğilim, ABD’den Asya’ya kadar birçok ülkenin çip üretimini teşvik eden politikalarını da hızlandırıyor. ABD’nin CHIPS Yasası kapsamında sağladığı 52,7 milyar dolarlık teşvik, Tayvan ve Güney Kore’nin yanı sıra Avrupa’da da benzer yatırım planlarını tetikledi. Küresel tedarik zincirinde yaşanan bu dönüşüm, yatırımcıların gözünü donanım üreticilerine çevirmesine neden oluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Yarı iletken-yazılım ayrışması, Türkiye’nin teknoloji politikaları açısından iki yönlü bir sinyal veriyor. Bir yandan Türkiye’nin yazılım ihracatı ve girişim ekosistemi küresel yatırım akışından pay alırken, diğer yandan çip üretimindeki dışa bağımlılık bir risk oluşturuyor. Türkiye’nin yerli çip projesi ve ASELSAN, TÜBİTAK gibi kurumların yarı iletken alanındaki çalışmaları, küresel trendle uyumlu bir hamle olarak öne çıkıyor. Ancak Türkiye’nin yazılım alanındaki rekabet avantajını kaybetmemesi için donanım-yazılım dengesini doğru kurması gerekiyor. Bölgesel olarak ise, çip tedarikinde lojistik ve jeopolitik riskler (Tayvan gerilimi gibi) Türkiye’nin sanayi ve savunma projelerini etkileyebilir. Bu nedenle, Türkiye’nin hem yazılım hem donanımda çeşitlendirilmiş bir strateji izlemesi hayati önem taşıyor.