ABD Başkanı Donald Trump, İran ile varılan ateşkesin artık geçerli olmadığını duyurarak Amerikan ordusuna İran topraklarına yönelik ek askeri saldırılar başlatma talimatı verdi. Trump'ın bu açıklaması, İran'ın Basra Körfezi'ndeki ABD askeri tesislerini hedef almasının ardından geldi. Beyaz Saray'dan yapılan yazılı açıklamada, İran'ın son günlerde bir dizi provokatif eylemde bulunduğu ve bu nedenle Washington'un misilleme hakkını kullandığı belirtildi. Trump, ayrıca İran'ın ham petrol ihracatına yönelik yaptırımların yeniden yürürlüğe konulduğunu ve bu adımla Tahran'ın ekonomik olarak daha da darboğaza itileceğini savundu.
Gelişmelerin arka planı: Tırmanan gerginlik
Krizin fitilini ateşleyen olay, ABD'nin İran'ın nükleer tesislerine yönelik düzenlediği hava saldırıları oldu. Pentagon kaynaklarına göre, saldırılarda insansız hava araçları ve savaş uçakları kullanıldı. ABD yetkilileri, operasyonun İran'ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarını vurmayı hedeflediğini ancak ilk değerlendirmelere göre tesislerin ciddi hasar görmediğini aktardı. İran tarafı ise saldırılara karşılık olarak Körfez'deki ABD deniz üslerine balistik füzeler fırlattı. Humeyni liderliğindeki İran Devrim Muhafızları, saldırıların ABD'nin bölgedeki varlığını tehdit ettiğini ve Tahran'ın gerektiğinde daha büyük operasyonlara hazır olduğunu duyurdu. Bu gelişmeler, iki ülke arasında aylardır süren dolaylı müzakerelerin tamamen çökmesine yol açtı.
ABD Başkanı Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada "Ateşkes bitti. Onlar başlattı, biz bitireceğiz" diyerek sert bir üslup kullandı. Trump'ın bu çıkışı, İran'ın nükleer anlaşmaya dönüş için Avrupa Birliği aracılığıyla yürüttüğü diplomatik girişimlere de darbe vurdu. Uzmanlar, ABD'nin yeni askeri harekâtının İran'ı daha da agresifleştirebileceğini ve bölgede vekâlet savaşlarını derinleştirebileceğini belirtiyor. İsrail, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin sessiz kaldığı krizde, Rusya ve Çin ise taraflara itidal çağrısı yaptı.
Bölgesel ve küresel boyut: Petrol piyasalarında şok
Trump'ın İran petrol ihracatına yönelik yaptırımları yeniden yürürlüğe koyması, küresel petrol piyasalarında sert dalgalanmalara neden oldu. Brent petrolün varil fiyatı, haberin ardından yüzde 5 artarak 95 doları aştı. Analistler, Hürmüz Boğazı'nın olası bir İran ablukası durumunda petrol arzının ciddi şekilde kesintiye uğrayabileceği uyarısında bulunuyor. İran, geçmişte bu stratejik boğazı kapatmakla tehdit etmişti. Öte yandan, ABD'nin İran'a yönelik baskısı yalnızca askeri ve ekonomik alanla sınırlı kalmıyor; Washington, Tahran'ın Yemen'deki Husilere ve Lübnan'daki Hizbullah'a verdiği desteği de kesmesini istiyor. Ortadoğu'da artan gerilim, İsrail-Filistin çatışmasının gölgesinde yeni bir cephe açılmasına neden olurken, uluslararası toplum iki ülke arasında doğrudan bir savaşı önlemek için yoğun diplomasi yürütüyor. BM Güvenlik Konseyi'nin acil toplanması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile komşu olması ve iki ülke arasındaki enerji ticaretinin yanı sıra Suriye'deki angajmanları nedeniyle bu krizden doğrudan etkilenecek. ABD'nin İran'a yönelik yeni yaptırımları, Türkiye'nin İran'dan doğalgaz ve petrol ithalatını sekteye uğratabilir. Ayrıca, Körfez'de olası bir askeri çatışma, Türkiye'nin Katar'daki askeri varlığı ve Basra Körfezi'ndeki deniz ticareti açısından risk teşkil ediyor. Ankara, bir yandan NATO müttefiki ABD ile ilişkilerini korumaya çalışırken, diğer yandan enerji ihtiyacı ve bölgesel istikrar kaygılarıyla İran'la diyalog kanallarını açık tutmak zorunda. Bu kriz, Türkiye'nin doğu sınırında yeni bir güvenlik tehdidi oluşturabilir.