Yeşiller Partisi lideri Zack Polanski, Birleşik Krallık vatandaşı olup İsrail ordusunda görev yapan kişilerin Gazze'deki eylemleri nedeniyle soruşturulması çağrısında bulunan bir kampanyaya imza attı. Declassified UK ve Uluslararası Adalet için Avukatlar (ICJ) örgütlerinin yayımladığı açık mektupta, Polanski'nin yanı sıra 60'tan fazla akademisyen, aktivist ve eski diplomat da yer aldı. Kampanya, İsrail ordusunda görev yapan Britanyalıların savaş suçlarına karışmış olabileceğine dikkat çekiyor ve hükümetten bu kişilerin takip edilmesini talep ediyor.
Gelişmenin arka planı
Açık mektup, Birleşik Krallık hükümetine, İsrail ordusunda görev yapmış Britanyalılar hakkında kapsamlı bir soruşturma başlatma çağrısında bulunuyor. Belgelerde, Birleşmiş Milletler ve Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) raporlarına atıfta bulunularak, İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonlarının soykırım suçu kapsamında değerlendirilebileceği vurgulanıyor. Kampanya kapsamında, bu kişilerin İngiltere'ye döndüklerinde yargılanması için gerekli yasal adımların atılması isteniyor.
Zack Polanski, imzacılar arasında yer alan en üst düzey siyasi figür olarak dikkat çekiyor. Yeşiller Partisi lideri, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, 'İsrail ordusunda görev yapan Britanyalıların Gazze'de işlenen suçlara ortak olması kabul edilemez. Birleşik Krallık, uluslararası hukukun üstünlüğünü korumalı ve bu kişileri hesap vermeye zorlamalıdır' ifadelerini kullandı.
Bölgesel ve küresel boyut
Kampanya, uluslararası toplumda İsrail'in Filistin topraklarındaki eylemlerine yönelik artan tepkilerin bir yansıması olarak görülüyor. Güney Afrika'nın Uluslararası Adalet Divanı'nda (UAD) açtığı soykırım davası, benzer kampanyaların hız kazanmasına yol açtı. İngiltere'den yükselen bu ses, savaş suçlarına karışan kişilerin uluslararası alanda yargılanmasına yönelik baskıyı artırabilir.
İsrail ordusunda görev yapan Britanyalıların sayısı tam olarak bilinmese de, çift vatandaşlığa sahip veya gönüllü olarak İsrail ordusuna katılan kişilerin bulunduğu tahmin ediliyor. Kampanya, bu kişilerin hareketlerinin izlenmesi ve olası suçlara karışmaları durumunda yargılanmaları için bir yasal çerçeve oluşturulmasını talep ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye’nin Filistin davasına verdiği destek ve uluslararası hukukun üstünlüğüne vurgu yapan dış politikasıyla örtüşüyor. Türkiye, daha önce UAD’deki soykırım davasına müdahil olma kararı almıştı. Benzer kampanyaların Avrupa’da yaygınlaşması, İsrail’e yönelik diplomatik baskıyı artırabilir ve Türkiye’nin bölgesel pozisyonunu güçlendirebilir. Ancak, doğrudan Türkiye’yi ilgilendiren bir yönü bulunmamakla birlikte, uluslararası kamuoyunda İsrail’e yönelik artan eleştiriler, Türkiye’nin Filistin yanlısı söylemine katkı sağlayabilir.