ABD’de federal bir yargıç, eski Başkan Donald Trump’ın seyahat yasağı kapsamında uygulanan sığınma ve çalışma izni dondurmalarını geçici olarak bloke etti. Bu karar, özellikle yeşil kart başvurucuları için önemli bir hukuki zafer olarak değerlendiriliyor. Dava, Trump’ın 2017’de imzaladığı ve başta Müslüman çoğunluklu ülkeler olmak üzere birçok ülkeden gelen göçmenleri hedef alan başkanlık kararnamelerine dayanıyordu. Yargıç, söz konusu dondurmaların yasa dışı olduğuna hükmetti ve bu uygulamaların derhal durdurulmasına karar verdi.
Gelişmenin Arka Planı
Trump yönetimi, 2017’de yürürlüğe koyduğu seyahat yasağıyla, İran, Libya, Somali, Suriye, Yemen ve diğer bazı ülkelerden gelen vatandaşların ABD’ye girişini büyük ölçüde kısıtlamıştı. Yasağın ardından, bu ülkelerden gelen birçok kişi için sığınma başvuruları dondurulmuş, yeşil kart sahiplerinin aile birleşimi talepleri askıya alınmıştı. Ayrıca, bu kişilere çalışma izni verilmemesi de uygulamanın bir parçasıydı. Hukukçular, bu kısıtlamaların ABD Anayasası’na ve göçmenlik yasalarına aykırı olduğunu uzun süredir dile getiriyordu. Son karar, bu itirazların en somut sonucu olarak görülüyor.
Davayı açan sivil toplum kuruluşları, uygulamaların keyfi ve ayrımcı olduğunu, özellikle yeşil kart başvurucularının mağdur edildiğini savundu. Yargıç, kararında, bu kısıtlamaların "telafisi mümkün olmayan zararlar" doğurduğunu belirterek, hükümetin bu tür geniş çaplı yasaklar getirme yetkisinin sınırsız olmadığını vurguladı. Karar, yalnızca yeşil kart başvurucularını değil, aynı zamanda geçici koruma statüsü (TPS) sahipleri gibi diğer göçmen gruplarını da kapsıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu dava, ABD’de göçmenlik politikaları üzerindeki siyasi tartışmaları yeniden alevlendirdi. Trump döneminde alınan bu tür kararlar, ABD’nin uluslararası imajını olumsuz etkilemiş ve özellikle Müslüman ülkelerle ilişkilerde gerginliğe neden olmuştu. Şimdiki karar, Biden yönetiminin göçmenlik politikalarında daha ılımlı bir çizgi benimsediği bir dönemde geldi. Ancak uzmanlar, seyahat yasağının tamamen kaldırılmasına yönelik yasal sürecin devam ettiğini ve bu tür davaların ABD Yüksek Mahkemesi’ne kadar gidebileceğini belirtiyor.
Karar, küresel çapta göçmen hakları savunucuları tarafından memnuniyetle karşılandı. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) ve Uluslararası Af Örgütü gibi kuruluşlar, kararın uluslararası hukuka uygun olduğunu açıkladı. Özellikle Suriye, Yemen ve Somali gibi çatışma bölgelerinden gelen kişiler için bu karar, umut verici bir gelişme olarak nitelendiriliyor. Diğer yandan, Trump yanlısı çevreler ve bazı Cumhuriyetçi politikacılar kararı eleştirerek, ulusal güvenlik risklerine dikkat çekti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, doğrudan Trump seyahat yasağı kapsamında olmamakla birlikte, bu karar ABD göçmenlik politikalarının genel seyri açısından önem taşıyor. Özellikle Türk vatandaşlarının yeşil kart başvuruları ve aile birleşimi talepleri, ABD’nin göçmenlik bürokrasisindeki belirsizliklerden etkilenebiliyor. Karar, insan hakları ve hukukun üstünlüğü açısından olumlu bir sinyal olarak görülse de, Türkiye’nin ABD ile ilişkilerinde bu tür yargı kararlarının doğrudan bir etkisi bulunmuyor. Ancak, küresel çapta göçmen haklarına yönelik bu tür kararlar, Türkiye’nin de dahil olduğu uluslararası platformlarda emsal teşkil edebilir.