Japon yeni, dolar karşısında mayıs ayından bu yana en büyük haftalık kaybını yaşamaya hazırlanıyor. USD/JPY paritesi 165 seviyesine yaklaşarak Japonya Merkez Bankası (BoJ) ve hükümetin müdahale sinyallerine rağmen zayıflamaya devam ediyor. Yatırımcılar, yenin daha da değer kaybedeceğine yönelik spekülasyonlarını sürdürürken, Tokyo yönetiminin sözlü müdahaleleri piyasada kalıcı bir etki yaratamıyor. Bu durum, küresel döviz piyasalarında oynaklığı artırırken, Asya ve gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde de baskı oluşturuyor.
Gelişmenin arka planı
Japon yeni, 2024 yılının ilk yarısında dolar karşısında %20'ye varan değer kaybı yaşamıştı. BoJ'un faiz oranlarını negatif bölgede tutması ve ABD Merkez Bankası'nın (Fed) yüksek faiz politikası arasındaki fark, carry trade işlemlerini cazip kılarak yen üzerinde sürekli bir satış baskısı oluşturuyor. Geçtiğimiz hafta içinde yen, dolar karşısında %2'den fazla değer kaybederek 164,50 seviyesini test etti. Analistler, 165 seviyesinin psikolojik bir direnç olduğunu ve bu seviyenin aşılması durumunda Japonya'nın fiili müdahaleye başvurabileceğini belirtiyor.
Japonya Maliye Bakanı Shunichi Suzuki, "aşırı oynaklığa" karşı uygun adımları atacaklarını ifade ederken, Başbakan Fumio Kishida da "kur hareketlerinin istikrarsız olması durumunda" gerekli müdahaleyi yapacaklarını yineledi. Ancak piyasa aktörleri, bu tür sözlü müdahalelerin geçmişte sınırlı etkisi olduğunu ve gerçek bir müdahalenin ancak büyük bir spekülatif atak sonrasında geleceğini düşünüyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Yenin zayıflaması, Asya'da Güney Kore wonu ve Çin yuanı gibi diğer para birimleri üzerinde aşağı yönlü baskı yaratıyor. Özellikle Çin, yuanın istikrarını korumak için sıkı para politikası uygularken, yenin değer kaybı ihracat rekabeti açısından Çin'e karşı bir avantaj sağlıyor. Küresel ölçekte ise, güçlü dolar, emtia fiyatlarını ve gelişmekte olan ülkelerin dış borç yükünü artırıyor. Japonya'nın ana ticaret ortaklarından Avrupa Birliği ve ABD ile olan ticarette, zayıf yen Japon ihracatçılarına rekabet avantajı sunarken, ithalat maliyetlerini yükselterek iç enflasyonu körüklüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Japon yenindeki zayıflama, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için iki yönlü etkiye sahip. Birincisi, güçlü dolar ve zayıf yen, Türk lirası dahil gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde ek bir değer kaybı baskısı yaratıyor. İkincisi, yen zayıfladıkça Türkiye'nin Japonya ile olan ticaretinde, özellikle ithalatta avantaj sağlanabilir; zira zayıf yen, Japon mallarını daha ucuza getiriyor. Ancak dalgalı döviz kuru ortamı, Türkiye'nin enflasyonla mücadelesini zorlaştırabilir. Merkez Bankası'nın sıkı duruşunun sürdürülmesi ve döviz rezervlerinin güçlendirilmesi, bu tür dışsal şoklara karşı kırılganlığı azaltabilir.