Yemen'de İran destekli Husilerin, Marib vilayetinde hükümet güçlerine yönelik düzenlediği hava saldırısında en az 14 asker hayatını kaybetti. Güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre saldırı, ülkenin kuzeydoğusundaki stratejik öneme sahip Marib kentinin güneyinde meydana geldi. Yemen hükümetine bağlı askeri birliklerin konuşlandığı bölgeye düzenlenen saldırıda, aralarında subayların da bulunduğu çok sayıda asker yaralandı. Husilerin insansız hava araçları (İHA) ve toplarla gerçekleştirdiği saldırıda, hükümet güçlerinin mevzileri hedef alındı. Olay, Yemen'de 2014 yılından bu yana süren iç savaşın son çatışmalarından biri olarak kayıtlara geçti.
Marib'in stratejik önemi ve çatışmaların seyri
Marib, Yemen'in en zengin petrol ve doğal gaz rezervlerine ev sahipliği yapması nedeniyle Husiler ile hükümet güçleri arasında kritik bir çatışma noktası. Husiler, 2021'den bu yana Marib'i ele geçirmek için yoğun saldırılar düzenliyor ancak Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyonun hava desteğiyle hükümet güçleri kenti savunmayı sürdürüyor. Son saldırı, taraflar arasında varılan ateşkesin ardından sükunetin kısmen sağlandığı bir dönemde geldi. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre çatışmalarda bugüne kadar 150 binden fazla kişi hayatını kaybetti, milyonlarca insan yerinden edildi. Husilerin Marib'e yönelik saldırıları, ülkede insani krizi daha da derinleştiriyor. BM Dünya Gıda Programı, Yemen nüfusunun yüzde 80'inin insani yardıma muhtaç olduğunu belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut: İran-Suudi Arabistan rekabeti
Yemen'deki çatışma, bölgesel güçler arasındaki nüfuz mücadelesinin bir yansıması olarak görülüyor. Husilere askeri ve lojistik destek sağlayan İran ile uluslararası alanda tanınan Yemen hükümetini destekleyen Suudi Arabistan arasındaki gerilim, çatışmanın temel dinamiklerinden birini oluşturuyor. Suudi Arabistan, 2015'ten bu yana Yemen hükümetine destek için askeri koalisyona liderlik ediyor. Ancak son yıllarda Riyad yönetimi, Yemen'de siyasi çözüm arayışlarına ağırlık verdi. Mart 2024'te BM himayesinde başlatılan müzakereler, Husilerin Marib'deki saldırılarıyla sekteye uğramıştı. ABD ve Avrupa Birliği (AB) ise çatışmanın sona erdirilmesi için diplomatik girişimlerini sürdürüyor. Husilerin Kızıldeniz'deki ticari gemilere yönelik saldırıları, küresel deniz ticaretini tehdit ederken, uluslararası toplumun tepkisini çekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Yemen'deki çatışmalar, Türkiye'nin Kızıldeniz ve Aden Körfezi'ndeki deniz güvenliği çıkarlarını doğrudan etkiliyor. Bölgeden geçen ticaret yollarının güvenliği, Türkiye'nin ticaret hacmi açısından kritik önem taşıyor. Ayrıca, Husilerin saldırıları sonucu artan istikrarsızlık, Somali ve diğer Doğu Afrika ülkelerinden Türkiye'ye yönelik düzensiz göç akışlarını tetikleyebilir. Türkiye, Yemen'deki çatışmada Suudi Arabistan ve diğer Körfez ülkeleriyle dengeli bir politika izliyor. Ankara, BM nezdinde yürütülen barış sürecini desteklerken, insani yardım faaliyetlerine de katkıda bulunuyor. Yemen'deki krizin çözümü, Türkiye'nin bölgesel istikrar vizyonu ve enerji güvenliği açısından uzun vadeli öneme sahip.