Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Kemal Advan Hastanesi'nin Başhekimi Dr. Hüssam Ebu Safiya, İsrail güçlerinin sürekli tehditleri ve tutuklama girişimleri nedeniyle hayatının 'büyük tehlike' altında olduğunu duyurdu. Son olarak sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Beni son görüşünüz bu olabilir" ifadelerini kullanan Filistinli doktor, İsrail'in kendisini hedef aldığını ve hastanedeki sağlık hizmetlerini felç etmeye çalıştığını belirtti.
Gelişmenin Arka Planı
Dr. Ebu Safiya, 7 Ekim 2023'ten bu yana devam eden İsrail saldırılarında Gazze'deki sağlık sisteminin çöküşüne karşı direnen isimlerden biri. Kemal Advan Hastanesi, bölgedeki son işlevsel sağlık kuruluşlarından biri olarak öne çıkıyor. Ancak İsrail ordusu, hastaneyi 'Hamas'ın komuta merkezi' olarak kullanmakla suçluyor. Dr. Ebu Safiya ise bu iddiaları reddederek, hastanenin tamamen sivil sağlık hizmeti sunduğunu vurguluyor. Geçtiğimiz haftalarda İsrail güçlerinin hastaneye düzenlediği baskınlarda çok sayıda sağlık çalışanı gözaltına alınmış, bazıları serbest bırakılmıştı.
Uluslararası Kızılhaç Komitesi ve Dünya Sağlık Örgütü, Dr. Ebu Safiya'nın güvenliğinden duydukları endişeyi dile getirirken, İsrail makamları konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmadı. Filistin Sağlık Bakanlığı ise doktorun hayatına yönelik tehditleri kınayarak, uluslararası toplumu acil müdahaleye çağırdı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Dr. Ebu Safiya'nın durumu, Gazze'deki insani krizin boyutlarını bir kez daha gözler önüne seriyor. BM verilerine göre, bölgedeki 36 hastaneden yalnızca 11'i kısmen çalışabiliyor. Sağlık çalışanları hedef alınırken, hasta ve yaralıların tedaviye erişimi giderek zorlaşıyor. Bu durum, uluslararası hukuk ve Cenevre Sözleşmeleri'nin ihlali anlamına geliyor.
ABD ve AB'den gelen açıklamalarda, sağlık tesislerine ve çalışanlarına yönelik saldırıların kınandığı, ancak somut bir yaptırımın gündeme gelmediği görülüyor. Bölgedeki diğer aktörlerden Mısır ve Katar, arabuluculuk çabalarını sürdürürken, İran ve Hizbullah gibi gruplar İsrail'i sert bir dille eleştiriyor. Öte yandan, insani yardım kuruluşları Gazze'ye gıda, su ve tıbbi malzeme girişine izin verilmesi için baskı yapmaya devam ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Gazze'deki insani krize yönelik aktif diplomatik girişimlerde bulunuyor. Dr. Ebu Safiya gibi sağlık çalışanlarının hedef alınması, Türk yetkililer tarafından sert bir dille kınanırken, Ankara'nın bölgede kalıcı ateşkes ve insani yardımların ulaştırılması için uluslararası kamuoyunu harekete geçirme çabası sürüyor. Türkiye'nin Filistin davasına verdiği tarihsel destek, bu tür olaylarda daha fazla söz sahibi olmasını gerektiriyor. Ayrıca, Gazze'de sağlık altyapısının çökmesi, bölgesel istikrarsızlığı derinleştirerek Türkiye'nin güvenlik ve göç politikalarını doğrudan etkileyebilir.