Yemen hükümeti, Pazar günü Husileri "terör örgütü" olarak tanımlayan ve örgütün faaliyetlerini ve finansmanını suç sayan bir yasa tasarısını onayladı. Karar, geçici başkent Aden'de Başbakan Şaya el-Zindani başkanlığındaki kabine toplantısında alındı. Tasarı, onaylanması için parlamentoya gönderilecek. Bu adım, Husilerin Kızıldeniz'deki ticari gemilere yönelik saldırılarının ardından geldi ve hükümetin örgüte karşı hukuki ve siyasi baskıyı artırma çabası olarak yorumlanıyor.
Gelişmenin arka planı
Yemen'de 2014 yılından bu yana süren iç savaş, Husilerin başkent Sanaa'yı ele geçirmesiyle başladı. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon 2015'te Husilere karşı operasyon başlattı. Hükümet, geçici başkent Aden'de görev yapıyor. Birleşmiş Milletler, Husileri resmen terör örgütü olarak tanımlamıyor ancak örgütün İran'dan destek aldığı belirtiliyor. ABD yönetimi 2021'de Husileri terör örgütü listesine almıştı ancak insani yardımların aksaması endişesiyle bu karar kısa süre sonra kaldırılmıştı. Son dönemde Husilerin Kızıldeniz'deki saldırıları, bölgesel güvenliği tehdit ediyor ve uluslararası deniz ticaretini olumsuz etkiliyor.
Yemen hükümetinin onayladığı tasarı, Husilerin yalnızca silahlı faaliyetlerini değil, aynı zamanda finansal kaynaklarını da hedef alıyor. Tasarının yasalaşması halinde, örgüte üye olmak, onlara destek vermek veya finansman sağlamak suç sayılacak. Bu tür yasalar, hükümetin meşruiyetini güçlendirmeyi ve uluslararası toplum nezdinde Husileri izole etmeyi amaçlıyor. Ancak ülke genelinde etkin bir yargı ve güvenlik gücü olmadığı için uygulama zorluğu yaşanabilir.
Bölgesel ve küresel boyut
Husiler, İran'ın bölgesel etkisini yaymak için kullandığı vekil gruplardan biri olarak görülüyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, Husilerin Kızıldeniz'deki saldırılarını kendi güvenliklerine yönelik doğrudan bir tehdit olarak algılıyor. ABD ve İngiltere, Husilerin gemilere yönelik saldırılarına karşılık olarak örgütün askeri hedeflerini vuruyor. Bu gelişmeler, Yemen iç savaşını daha geniş bir bölgesel çatışmaya dönüştürme riski taşıyor. Ayrıca Husilerin terör örgütü ilan edilmesi, insani yardımların ulaştırılmasında zorluklar yaratabilir çünkü yardım kuruluşları örgütle temas kurmak zorunda kalabilir. BM, Yemen'de dünyanın en büyük insani krizlerinden birinin yaşandığını ve milyonlarca insanın yardıma muhtaç olduğunu bildiriyor.
Uluslararası toplum, Yemen hükümetinin bu kararını dikkatle izliyor. Bazı ülkeler, Husilerin terör örgütü olarak tanımlanmasının barış görüşmelerini zorlaştırabileceğini düşünüyor. Ancak hükümet yanlısı gruplar, bu adımın örgütün uluslararası alanda meşruiyetini kaybetmesine katkı sağlayacağını savunuyor. Tasarının parlamentodan geçip geçmeyeceği belirsizliğini koruyor. Yemen parlamentosu şu anda bölünmüş durumda ve Husi kontrolündeki bölgelerde toplanması zor görünüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen'deki iç savaşta taraf tutmamakla birlikte, Husilerin Kızıldeniz'deki saldırılarından olumsuz etkileniyor. Kızıldeniz, Türk ticaret gemileri için hayati bir güzergah ve saldırılar nedeniyle nakliye maliyetleri artıyor. Türkiye, bölgede istikrarın sağlanması ve insani yardımların kesintisiz ulaştırılması için çağrıda bulunuyor. Ayrıca Türkiye, Suudi Arabistan ve BAE ile ilişkilerini dengeleyerek Yemen krizinde yapıcı bir rol üstlenmeye çalışıyor. Husilerin terör örgütü ilan edilmesi, Türkiye'nin insani yardım kuruluşlarının bölgede faaliyet göstermesini zorlaştırabilir. Bu nedenle Türkiye, kararın insani boyutunu dikkate alarak hareket edecektir.