Birleşmiş Milletler'e bağlı Uluslararası Göç Örgütü (IOM) Pazar günü yaptığı açıklamada, Cibuti'den Yemen'e gitmek üzere yola çıkan ve 300'den fazla kişi taşıyan bir teknenin batması sonucu en az 139 göçmenin öldüğünü, 84 kişinin ise kaybolduğunu bildirdi. Ölenler arasında en az 15 çocuk bulunuyor. Olay, göçmenlerin savaşın harap ettiği Yemen'e ulaşmak için kullandığı tehlikeli rotalardaki ölümleri bir kez daha gözler önüne serdi.
Gelişmenin arka planı
IOM tarafından yapılan yazılı açıklamaya göre, tekne Cibuti'nin kuzeydoğusundaki Obock kentinden hareket etmişti. Teknede çoğunluğu Etiyopya vatandaşı olan göçmenler bulunuyordu. İlk belirlemelere göre, tekne Yemen kıyılarına yaklaştığı sırada olumsuz hava koşulları nedeniyle alabora oldu. Kurtarma ekipleri bölgeye sevk edildi ve sağ kalanları kurtarma çalışmaları sürüyor. IOM, ölü sayısının artmasından endişe edildiğini belirtti.
Bu tür olaylar, Afrika Boynuzu'ndan Yemen'e uzanan göç rotasında sıkça yaşanıyor. Göçmenler, genellikle Umman'a veya Suudi Arabistan'a geçmek amacıyla Yemen'i transit ülke olarak kullanıyor. Ancak Yemen'deki iç savaş ve istikrarsızlık, bu yolculuğu daha da tehlikeli hale getiriyor. Son yıllarda bu rotada binlerce göçmen hayatını kaybetti.
IOM verilerine göre, 2023 yılında bu rotada 300'den fazla göçmen öldü veya kayboldu. Ancak uzmanlar, gerçek sayının çok daha yüksek olabileceğini, çünkü birçok ölümün kayıtlara geçmediğini vurguluyor. Göçmen kaçakçıları, insanları aşırı kalabalık ve denize elverişsiz teknelerle taşıyarak büyük paralar kazanıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Cibuti-Yemen rotası, dünyanın en yoğun göç yollarından biri. Özellikle Etiyopya ve Somali'den gelen göçmenler, ekonomik zorluklar ve çatışmalardan kaçarak daha iyi bir yaşam umuduyla bu tehlikeli yolculuğa çıkıyor. Yemen'deki savaş ortamına rağmen, bazıları buradan Suudi Arabistan'a geçerek Körfez ülkelerinde iş bulmayı hedefliyor.
Uluslararası kuruluşlar, göçmenlerin korunması için daha etkili önlemler alınması çağrısında bulunuyor. Ancak bölgesel istikrarsızlık ve yoksulluk, bu tür trajedilerin önüne geçilmesini zorlaştırıyor. IOM, göçmenlere yönelik farkındalık kampanyaları düzenleyerek ve alternatif göç yolları sunarak bu ölümleri azaltmaya çalışıyor.
Bu son olay, aynı zamanda Yemen'deki insani krizi de gözler önüne seriyor. Ülkedeki iç savaş, milyonlarca insanı yerinden etti ve temel hizmetleri çökertti. Göçmenler, Yemen'e vardıklarında da zorlu koşullarla karşılaşıyor; birçoğu insan kaçakçılarının elinde istismara uğruyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Cibuti'den Yemen'e uzanan göç rotasındaki bu trajedi, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de bölgesel istikrarsızlığın ve göç yönetiminin küresel önemini ortaya koyuyor. Türkiye, son yıllarda düzensiz göçle mücadelede önemli deneyim kazandı ve göçmenlerin korunması konusunda uluslararası işbirliğine vurgu yapıyor. Ankara, özellikle Suriye ve Irak başta olmak üzere çatışma bölgelerinden gelen göç dalgalarıyla başa çıkmada kilit rol oynadı. Bu tür olaylar, göçün güvenli ve düzenli yönetilmesi gerektiğini bir kez daha gösteriyor. Türkiye, bölgesel göç dinamiklerini yakından takip ederek insani yardım ve kalkınma projeleriyle istikrara katkı sağlayabilir.