Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, 10 Ekim 2026 Cumartesi akşamı Cakarta'ya inerek Güney Kore'de başlayan ve Malezya'yı da kapsayan Asya turunu tamamladı. Ziyaretin zamanlaması ve güzergahı, Kahire'nin bölgesel istikrarsızlık ve ekonomik sıkıntılar ortasında doğuya yönelme stratejisinin bir parçası olarak okunuyor. Endonezya başkentinde ticaret ve yatırım anlaşmaları imzalanırken, es-Sisi Nil suyu konusunda destek mesajları aldı ve Filistin sorununa ilişkin geleneksel formülünü yineledi.
Asya turunun perde arkası
Es-Sisi'nin Güney Kore ve Malezya'nın ardından Endonezya'ya gerçekleştirdiği ziyaret, Mısır'ın son dönemde Asya-Pasifik bölgesine artan ilgisinin somut bir göstergesi. Kahire, ekonomik darboğazdan çıkmak için yeni pazarlar ve yatırımcılar ararken, geleneksel Batılı ve Körfez ortaklarının yanı sıra Asya ülkeleriyle ilişkilerini derinleştirmeye çalışıyor. Cakarta ziyaretinde iki ülke arasında tarım, enerji, altyapı ve savunma sanayii alanlarında çeşitli mutabakat zabıtları imzalandığı bildirildi. Endonezya Devlet Başkanı ile yapılan görüşmelerde ayrıca karşılıklı ticaret hacminin artırılması ve yatırımların teşviki ele alındı.
Mısır'ın Asya açılımı sadece ekonomik değil, aynı zamanda diplomatik bir denge arayışı. Son yıllarda Körfez ülkelerinden gelen finansal destek ve Batı ile yaşanan insan hakları temelli gerginlikler, Kahire'yi alternatif ortaklıklara yönlendiriyor. Güney Kore ile savunma ve teknoloji işbirliği, Malezya ile İslam dünyası içinde dayanışma mesajları ve Endonezya ile ticaret anlaşmaları bu çok yönlü diplomasinin halkaları.
Nil suyu ve Filistin: değişmeyen öncelikler
Ziyaretin en dikkat çekici başlıklarından biri, es-Sisi'nin Nil Nehri sularının paylaşımı konusundaki hassasiyetini bir kez daha vurgulaması oldu. Mısır, Etiyopya'nın Rönesans Barajı (GERD) projesi nedeniyle su güvenliği endişesi yaşıyor ve bu konuda uluslararası destek arıyor. Endonezya'nın, Mısır'ın su güvenliği konusundaki hassasiyetine sempatiyle yaklaştığı ve diyalog çağrısında bulunduğu belirtildi. Es-Sisi'nin Cakarta'da aldığı bu destek, Kahire'nin Birleşmiş Milletler ve diğer platformlarda yürüttüğü kampanyaya katkı sağlayabilir.
Filistin meselesinde ise es-Sisi, Mısır'ın uzun süredir savunduğu iki devletli çözüm ve 1967 sınırlarına vurgu yapan geleneksel pozisyonunu yineledi. Gazze'deki insani kriz ve ateşkes müzakereleri konusunda Endonezya ile görüş alışverişinde bulunuldu. Ancak gözlemciler, Mısır'ın Filistin politikasının son yıllarda değişmediğini, Kahire'nin hem Hamas hem de İsrail ile diyalog kanallarını açık tutarak bölgesel arabuluculuk rolünü sürdürmeye çalıştığını hatırlatıyor. Cakarta ziyaretinde bu konuda yeni bir açılım sinyali verilmedi; aksine, mevcut formülün tekrarlandığı görüldü.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Mısır'ın Asya-Pasifik'e yönelmesi, küresel güç dengelerindeki kaymanın bir yansıması. Çin'in bölgede artan etkisi ve ABD'nin önceliklerini değiştirmesi, orta ölçekli güçlerin yeni ortaklıklar aramasına yol açıyor. Endonezya ise ASEAN'ın ağırlığını kullanarak Orta Doğu ile köprüler kurma çabasında. Cakarta'nın Filistin davasına verdiği önem ve İslam İşbirliği Teşkilatı içindeki aktif rolü, Mısır ile ortak zemin oluşturuyor. Ancak ticaret anlaşmalarının ötesinde somut bir stratejik ittifakın sinyali henüz yok.
Ziyaret, Mısır'ın ekonomik reform ve dış yatırım çekme çabalarına katkı sunabilir. Endonezya'nın devlet varlık fonu ve özel sektörünün Mısır'da altyapı ve enerji projelerine ilgi göstermesi bekleniyor. Ancak uzmanlar, bürokratik engeller ve Mısır'daki döviz sıkıntısının yatırımları sınırlayabileceği uyarısında bulunuyor. Yine de siyasi mesaj açısından ziyaret, Kahire'nin yalnız olmadığını ve çok kutuplu dünyada yerini sağlamlaştırmaya çalıştığını gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Mısır'ın Asya açılımı ve Nil konusundaki hassasiyeti, Türkiye'nin Doğu Akdeniz ve Afrika politikalarıyla dolaylı olarak kesişiyor. Türkiye, son yıllarda Mısır ile ilişkilerini normalleştirme sürecinde ve Nil suyu konusunda taraflar arasında denge gözetiyor. Es-Sisi'nin Endonezya'dan aldığı destek, Mısır'ın uluslararası alanda elini güçlendirebilir; bu da Türkiye'nin bölgesel denge politikalarını etkileyebilir. Ayrıca Türkiye'nin Asya-Pasifik'e yönelik ticaret ve savunma sanayii açılımı açısından, Mısır'ın bölgede artan varlığı rekabet unsuru olarak görülebilir. Filistin konusunda ise iki ülkenin benzer pozisyonları, işbirliği zeminini koruyor.