Yemen hükümetine bağlı bir kurum, Pazar günü yaptığı açıklamada, savaşın harap ettiği ülkede devam eden askeri tırmanma nedeniyle bu ay yaklaşık 147 bin kişinin yerinden edildiğini bildirdi. Ülke içinde yerinden edilmiş kişilerin kamplarını yönetmekle sorumlu Yürütme Birimi, 21 bin 583 ailenin yerinden edildiğini belgeledi. Bu ailelerin toplam nüfusunun 147 bine yakın olduğu tahmin ediliyor. Yerinden edilme, özellikle Marib, Cevf, Hudeyde ve Taiz gibi çatışmaların yoğunlaştığı bölgelerde yaşandı.
Yemen'de İnsani Kriz Derinleşiyor
Yemen, 2014 yılından bu yana İran destekli Husi milisleri ile Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon tarafından desteklenen Yemen hükümeti arasında devam eden iç savaşın pençesinde. Birleşmiş Milletler'e göre, dünyanın en kötü insani krizlerinden biri olarak nitelendirilen çatışmada 233 binden fazla kişi hayatını kaybetti. Ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 80'i insani yardıma muhtaç durumda.
Eylül ayındaki yerinden edilme dalgası, Husilerin Marib kentine yönelik saldırılarını yoğunlaştırmasıyla tetiklendi. Marib, hükümetin son önemli kalesi konumunda ve zengin petrol rezervlerine ev sahipliği yapıyor. Husi güçleri, stratejik öneme sahip bu kenti ele geçirmek için aylardır saldırılar düzenliyor. Çatışmalar nedeniyle binlerce sivil evlerini terk ederek güvenli bölgelere kaçmak zorunda kalıyor.
Yerinden edilen aileler, çoğunlukla açık alanlarda, okullarda veya kamplarda yaşam mücadelesi veriyor. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) ve diğer yardım kuruluşları, artan ihtiyaçlara cevap vermekte zorlanıyor. Özellikle temiz su, gıda, barınma ve sağlık hizmetlerine erişim kritik seviyede. Kızamık, kolera gibi salgın hastalıklar da kamplarda hızla yayılıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Yemen'deki çatışma, Orta Doğu'da mezhepsel ve jeopolitik bir vekalet savaşına dönüşmüş durumda. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, Yemen hükümetini desteklerken, İran Husilere askeri ve mali destek sağlıyor. ABD, Birleşik Krallık ve diğer Batılı ülkeler, Suudi Arabistan'a silah satışı ve istihbarat desteği konusunda eleştirilere maruz kalıyor. Özellikle ABD, Husilerin Kızıldeniz'deki ticari gemilere yönelik saldırıları nedeniyle bölgede askeri varlığını artırdı.
Kızıldeniz, küresel ticaretin yaklaşık yüzde 12'sinin geçtiği kritik bir su yolu. Husilerin gemilere yönelik saldırıları, küresel tedarik zincirlerini ve enerji fiyatlarını olumsuz etkiliyor. Bu durum, başta Avrupa ve Asya olmak üzere birçok ülkeyi enerji güvenliği konusunda endişelendiriyor.
Birleşmiş Milletler, taraflar arasında ateşkes sağlanması için çeşitli girişimlerde bulundu ancak kalıcı bir barış sağlanamadı. 2022'de ilan edilen ateşkes, büyük ölçüde uygulanamadı. Uluslararası toplum, Yemen'deki insani krize dikkat çekmek için çeşitli konferanslar düzenlese de yeterli fon sağlanamıyor. BM, 2023 yılı için ihtiyaç duyulan 4,3 milyar dolarlık insani yardımın sadece yarısından azının toplandığını açıkladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen'deki insani krize kayıtsız kalmayarak çeşitli yardım kuruluşları aracılığıyla bölgeye insani yardım gönderiyor. Ancak çatışmanın uzaması, Türkiye'nin Orta Doğu'daki istikrar arayışını zorlaştırıyor. Kızıldeniz'deki güvenlik sorunları, Türkiye'nin deniz ticaret yollarını ve enerji ithalatını dolaylı olarak etkiliyor. Ayrıca, Yemen'deki istikrarsızlık, bölgesel güç dengelerini değiştirerek Türkiye'nin Suudi Arabistan ve İran ile olan ilişkilerini de etkileyebilir. Türkiye, ateşkes ve siyasi çözüm çağrılarını destekleyerek bölgesel barışa katkı sağlamayı hedefliyor.