Yemen'de iç savaşla geçen yıllar, ülkenin eğitim sistemini derinden bölerken, öğrencilerin geleceği de bu bölünmenin gölgesinde belirsizliğe sürükleniyor. Husi kontrolündeki bölgelerde okuyan öğrenciler, Yemen'in uluslararası alanda tanınan hükümetinin bazı sertifikaları tanımama kararının ardından fırsatlarını kaybetme korkusu yaşıyor. Eğitimdeki bu kopukluk, savaşın yaralarını sarmaya çalışan ülkede yeni bir toplumsal yarılma yaratıyor.
Gelişmenin Arka Planı
Yemen'de 2014 yılında başlayan ve 2015'te Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun müdahalesiyle derinleşen iç savaş, ülkeyi iki ana kampa bölmüş durumda: İran destekli Husilerin kontrolündeki Kuzey bölgeleri ve hükümetin kontrolündeki Güney bölgeleri. Bu siyasi bölünme, eğitim alanında da kendini gösteriyor. Husi yönetimi, kendi müfredatını ve sınav sistemini uygularken, hükümet de kendi kontrolündeki bölgelerde eğitimi yürütüyor.
Geçtiğimiz aylarda hükümet, Husi bölgelerinde yapılan lise ve üniversite sınavlarına ait bazı sertifikaları tanımayacağını açıkladı. Hükümet yetkilileri, bu kararın, Husi yönetiminin eğitim standartlarını manipüle ettiği ve sınavlarda siyasi saiklerle hareket ettiği iddiasına dayandığını belirtiyor. Ancak bu durum, Husi bölgelerindeki binlerce öğrenciyi doğrudan etkiliyor.
Husi kontrolündeki bölgelerde yaşayan öğrenciler, hükümetin bu kararının ardından üniversiteye giriş veya yurt dışında eğitim alma gibi hayallerinin suya düştüğünü ifade ediyor. Özellikle tıp, mühendislik gibi bölümlerde okumak isteyen öğrenciler, sertifikalarının tanınmaması halinde bu hedeflerine ulaşamayacaklarını dile getiriyor. Bazı aileler, çocuklarını hükümet kontrolündeki bölgelere göndermek zorunda kalıyor, bu da mali ve lojistik açıdan büyük zorlukları beraberinde getiriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Yemen'deki eğitim krizinin bölgesel ve küresel boyutları da bulunuyor. Birleşmiş Milletler’e göre, Yemen'deki okul çağındaki çocukların yaklaşık iki milyonu eğitim alamıyor. Okulların çoğu hasar görmüş veya askeri amaçlarla kullanılıyor. Çocukların bir kısmı da ailelerinin geçimini sağlamak için çalışmak zorunda kalıyor.
Uzmanlar, bu durumun Yemen'in geleceğini tehdit ettiği konusunda uyarıyor. Eğitim alamayan bir nesil, ülkenin yeniden inşasında vasıfsız iş gücüne işaret ediyor. Ayrıca, aşırılık yanlısı grupların eğitimsiz gençleri hedef alması da endişe verici. Bölgesel aktörler, özellikle Suudi Arabistan ve İran, Yemen'deki nüfuz mücadelesini eğitim alanına da taşımış durumda. Husi yönetimi, İran'ın desteğiyle kendi eğitim sistemini güçlendirmeye çalışırken, Suudi Arabistan destekli hükümet de kendi bölgesinde eğitimi kontrol etmeye çalışıyor.
Uluslararası kuruluşlar, taraflara eğitim konusunda işbirliği çağrısında bulunuyor. Ancak siyasi çözümün sağlanamadığı bir ortamda, eğitimdeki bu bölünmenin daha da derinleşeceği öngörülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen'deki ihtilafın çözümü için diplomatik girişimlerde bulunan ülkelerden biri olarak, bu eğitim krizinin bölgede kalıcı istikrarsızlık yaratabileceğini görmektedir. Yemen'de yetişen nesillerin eğitimsiz kalması, ülkenin gelecekteki istikrarı için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Türkiye, bu bağlamda, kendi deneyimlerini paylaşabilir ve eğitim alanında insani yardım sağlayabilir. Ayrıca, Türkiye'nin bölgedeki etkinliğini artırmak için Yemen'deki eğitim projelerine destek vermesi, hem insani sorumluluk hem de stratejik çıkar ekseninde değerlendirilebilir. Bu durum, Türkiye'nin yumuşak gücüne katkıda bulunabilir.