Yemen'de hükümet yanlısı Devler Tugayı (El-Eliye El-Amaliye), Husi militanlarına ait askeri araçlara yönelik saldırılar düzenlediğini ve araçlarda bulunan tüm militanların öldürüldüğünü duyurdu. Tugaydan yapılan açıklamaya göre, saldırılar Yemen'in batısında, Husi kontrolündeki bölgelerde gerçekleştirildi. Saldırıların zamanlaması ve tam yeri konusunda ayrıntı verilmedi, ancak olayın son günlerde arttığı belirtildi. Husilerden ise henüz bir açıklama gelmedi. Devler Tugayı, Yemen iç savaşında Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyonu destekleyen en büyük askeri gruplardan biri olarak biliniyor.
Gelişmenin Arka Planı
Yemen'de 2014 yılından bu yana süren iç savaş, İran destekli Husiler ile Yemen hükümeti ve Suudi Arabistan liderliğindeki Arap koalisyonu arasında devam ediyor. Devler Tugayı, 2015 yılında Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin desteğiyle kuruldu ve özellikle Yemen'in batı kıyılarında Husi güçlerine karşı önemli operasyonlar yürüttü. Tugayın en büyük başarısı, 2018 yılında Hudeyde limanını Husilerden geri almasıydı. Ancak Husiler, halen başkent Sanaa ve çevresini kontrol ediyor. Son aylarda Husiler, Kızıldeniz'de İsrail bağlantılı ticari gemilere yönelik saldırılar düzenleyerek uluslararası deniz ticaretini tehdit etti. Bu saldırılar, ABD ve İngiltere'nin Husilere yönelik hava operasyonları başlatmasına yol açtı. Devler Tugayı'nın son saldırısı, Husilerin hem karada hem de denizde artan saldırganlığına bir yanıt olarak görülüyor. Tugay, Husilerin askeri kapasitesini zayıflatmayı hedefliyor.
Yemen iç savaşı, bölgesel bir vekalet savaşına dönüşmüş durumda. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, Yemen hükümetini desteklerken, İran Husilere askeri ve finansal destek sağlıyor. Bu durum, Orta Doğu'da Sünni-Şii geriliminin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Devler Tugayı, bu denklemde kritik bir aktör. Tugayın saldırıları, Husilerin askeri kabiliyetlerini sınırlamayı amaçlıyor. Ancak Husiler, son yıllarda insansız hava araçları ve balistik füzelerle Suudi Arabistan ve BAE topraklarını hedef alarak misilleme yapıyor. Bu karşılıklı saldırılar, bölgedeki istikrarsızlığı daha da derinleştiriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Yemen'deki çatışmalar, Kızıldeniz ve Bab el-Mendeb Boğazı'nın güvenliğini doğrudan etkiliyor. Husilerin ticari gemilere yönelik saldırıları, küresel deniz ticaretini sekteye uğrattı ve sigorta maliyetlerini artırdı. Bu durum, Avrupa ve Asya arasındaki ticaret yollarını alternatif güzergahlara yönlendirdi. ABD ve İngiltere, Husilere yönelik hava saldırıları düzenleyerek deniz güvenliğini sağlamaya çalışıyor. Ancak bu müdahaleler, Husilerin saldırılarını durdurmadı; aksine, gerilimi artırdı. Devler Tugayı'nın son saldırısı, Husilerin karadaki lojistik ve askeri altyapısına zarar vermeyi amaçlıyor. Bu tür saldırılar, Husilerin deniz saldırılarını sürdürme kapasitesini azaltabilir. Öte yandan, Yemen'deki insani kriz her geçen gün daha da kötüleşiyor. Birleşmiş Milletler'e göre, ülke nüfusunun %80'i insani yardıma muhtaç durumda. Çatışmaların tarafları, sivil kayıpları en aza indirme konusunda uluslararası çağrılara rağmen saldırılarını sürdürüyor.
Devler Tugayı'nın saldırısı, Yemen hükümeti ve koalisyon güçleri için moral kaynağı olabilir. Ancak Husiler, kayıplarına rağmen misilleme yapma kapasitesine sahip. Son dönemde Husiler, Suudi Arabistan'ın güneyine yönelik füze saldırılarını artırdı. Bu durum, Suudi Arabistan'ın güvenlik endişelerini büyütüyor. Ayrıca, Husilerin elindeki insansız hava araçları ve balistik füzeler, bölgedeki askeri dengeyi değiştirebilir. Uluslararası toplum, Yemen'de kalıcı bir ateşkes sağlanması için çaba harcıyor, ancak taraflar arasındaki güvensizlik ve dış müdahaleler, barış sürecini zorlaştırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen krizine doğrudan taraf olmasa da, bölgesel istikrarsızlık ve Kızıldeniz'deki güvenlik sorunları Türkiye'yi yakından ilgilendiriyor. Kızıldeniz, Türkiye'nin Asya ve Afrika ile ticaretinde önemli bir güzergah. Husilerin ticari gemilere saldırıları, Türk ihracatçıları için navlun maliyetlerini artırabilir ve tedarik zincirlerinde aksamalara yol açabilir. Ayrıca, Yemen'deki istikrarsızlık, bölgesel güç dengesini etkileyerek Türkiye'nin Orta Doğu politikalarını zorlaştırabilir. Türkiye, Suudi Arabistan ve BAE ile ilişkilerini normalleştirme sürecinde; Yemen'deki gelişmeler, bu ülkelerle olan diplomatik ve ekonomik ilişkileri etkileyebilir. Bu nedenle Türkiye, Yemen'de ateşkesin sağlanması ve insani yardımların ulaştırılması için uluslararası çabalara destek vermeyi sürdürüyor.