Bir federal yargıç, eski Başkan Donald Trump yönetiminin rüzgar ve güneş enerjisi projelerine yönelik vergi kredilerini kısıtlama çabalarını geçtiğimiz hafta sonu iptal etti. New York Güney Bölgesi’nden Yargıç Paul A. Engelmayer tarafından verilen karar, Trump döneminde hazırlanan ve yenilenebilir enerji yatırımcılarının teşviklere erişimini zorlaştıran bir dizi düzenlemeyi hedef aldı. söz konusu düzenlemeler, 2017’de kabul edilen Vergi Kesintileri ve İş Kanunu kapsamında sağlanan ve özellikle rüzgar ve güneş enerjisi gibi yenilenebilir kaynaklara yönelik yatırım vergi kredileri (ITC) ile üretim vergi kredilerinin (PTC) kullanımını ciddi şekilde sınırlıyordu.
Gelişmenin arka planı
Trump yönetimi, 2019 yılında Hazine Bakanlığı ve İç Gelir Servisi (IRS) aracılığıyla, yenilenebilir enerji projelerinin bu kredilerden yararlanabilmesi için “inşa başlangıcı” tanımını daraltan bir kılavuz yayımlamıştı. Bu kılavuza göre, bir projenin vergi kredisine hak kazanabilmesi için fiziksel inşaatın belirli bir tarihten önce başlaması veya proje için “önemli miktarda” harcama yapılmış olması gerekiyordu. Enerji sektörü temsilcileri, bu tanımın gereksiz yere katı olduğunu ve birçok projeyi teşvik sisteminin dışında bıraktığını savunuyordu. Dava, Clean Energy for America (CE4A) ve diğer yenilenebilir enerji grupları tarafından açılmıştı. Avukatları, kılavuzun idari usul yasalarına aykırı olarak, kamuoyuna yeterli danışılmadan ve keyfi bir şekilde hazırlandığını ileri sürdü.
Yargıç Engelmayer, kararında Hazine Bakanlığı’nın bu kılavuzu hazırlarken “yasanın açık lafzını ve amacını göz ardı ettiğini” belirtti. Mahkeme, kılavuzun yasa dışı olduğunu ve derhal yürürlükten kaldırılması gerektiğine hükmetti. söz konusu vergi kredileri, özellikle rüzgar santralleri ve büyük ölçekli güneş enerjisi tesisleri için hayati öneme sahip. Amerika Rüzgar Enerjisi Derneği (AWEA) verilerine göre, bu krediler olmadan birçok yenilenebilir enerji projesi finansal açıdan sürdürülemez hale geliyor. Biden yönetimi, iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında 2035 yılına kadar elektrik üretiminde %100 temiz enerji hedefi koyarken, bu karar sektörde memnuniyetle karşılandı. Karar, 2022’de kabul edilen Enflasyonu Düşürme Yasası (IRA) ile genişletilen temiz enerji teşviklerinin tam anlamıyla uygulanmasının önünü açıyor.
Bölgesel ve Küresel Etkileri
Bu karar yalnızca ABD’de değil, küresel temiz enerji piyasalarında da yankı buldu. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine göre, ABD yenilenebilir enerji yatırımlarında Çin’den sonra ikinci sırada yer alıyor. Trump dönemindeki kısıtlamalar, ABD’nin bu alandaki rekabet gücünü zayıflatmıştı. Karar, Avrupa ve Asya’daki temiz enerji şirketlerinin ABD pazarına yönelik planlarını yeniden gözden geçirmesine neden olabilir. Özellikle Çin’in güneş paneli üretimindeki hakimiyeti göz önüne alındığında, ABD’nin iç talebi canlandırması küresel tedarik zincirlerini de etkileyecektir. Ayrıca, bu kararın ABD’nin Paris İklim Anlaşması kapsamındaki ulusal katkı beyanını (NDC) yerine getirme çabalarına ivme kazandırması bekleniyor. Ancak Cumhuriyetçilerin kontrolündeki Temsilciler Meclisi’nin IRA’nın bazı hükümlerini bütçe görüşmelerinde hedef alması, teşviklerin önümüzdeki yıllarda istikrarlı kalıp kalmayacağı konusunda belirsizlik yaratıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, yenilenebilir enerjide önemli bir potansiyele sahip olmasına rağmen, yatırım ortamındaki belirsizlikler ve teşvik mekanizmalarındaki dalgalanmalar nedeniyle sektör tam anlamıyla gelişememiştir. ABD’deki bu karar, Türkiye’nin benzer şekilde yasal çerçevesini güçlendirerek yenilenebilir enerji yatırımlarını teşvik etmesi gerektiğini hatırlatmaktadır. Ayrıca, ABD pazarındaki bu genişleme, Türk şirketlerinin rüzgar türbini ve güneş paneli gibi ekipman ihracatı için yeni fırsatlar yaratabilir. Ancak Türkiye’nin enerji bağımlılığı ve cari açık sorunu göz önüne alındığında, yerli yenilenebilir enerji üretimini artırması stratejik bir öncelik olarak öne çıkmaktadır. Küresel düzeyde yeşil enerjiye yönelik bu tür yargı kararları, Türkiye’nin enerji dönüşümü politikalarını hızlandırması için bir uyarı niteliği taşımaktadır.