Yahudi Barış Sesi (Jewish Voice for Peace - JVP) örgütü, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yapacağı konuşma öncesinde BM'yi sert sözlerle eleştirdi. Örgüt, BM'nin Gazze'de savaş suçu işleyen bir isme platform sağladığını belirterek, uluslararası toplumu Netanyahu'yu ağırlamak yerine hesap sormaya çağırdı. Açıklama, Netanyahu'nun BM kürsüsüne çıkmasından kısa süre önce yapıldı ve dünya kamuoyunda yankı uyandırdı.
Netanyahu'nun BM Ziyareti ve Tepkiler
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 27 Eylül 2024 Cuma günü Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda konuşma yapmak üzere New York'ta bulunuyor. Netanyahu'nun konuşması, Gazze'deki savaşın birinci yılını doldurmasına yakın bir dönemde gerçekleşiyor. İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları, 7 Ekim 2023'ten bu yana on binlerce sivilin ölümüne yol açtı ve uluslararası alanda soykırım iddialarıyla eleştiriliyor. Netanyahu hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICC) tarafından yürütülen soruşturma kapsamında tutuklama emri çıkarılması gündemde. Bu bağlamda JVP, BM'nin Netanyahu'ya konuşma hakkı tanımasını "savaş suçlusuna ev sahipliği yapmak" olarak nitelendirdi.
JVP, açıklamasında BM'nin kendi ilkelerine ve uluslararası hukuka aykırı davrandığını savundu. Örgüt, Netanyahu'nun Gazze'de işlediği iddia edilen savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar nedeniyle yargılanması gerektiğini vurguladı. Ayrıca BM üyesi ülkelere, Netanyahu'yu protesto etmeye ve İsrail'e yönelik yaptırımları artırmaya çağrı yaptı. JVP'nin açıklaması, dünya genelinde İsrail karşıtı protestoların arttığı bir dönemde geldi. New York'ta Netanyahu'nun BM konuşması sırasında geniş katılımlı protestolar düzenlendi.
Uluslararası Hukuk ve Savaş Suçu İddiaları
Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICC) Başsavcısı Kerim Han, Mayıs 2024'te Netanyahu ve İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında tutuklama emri talebinde bulundu. Talepte, Gazze'de kasten açlığa mahkûm etme, sivil halka yönelik saldırılar ve insanlığa karşı suçlar gibi suçlamalar yer alıyor. İsrail, ICC'nin yargı yetkisini tanımıyor ve suçlamaları reddediyor. Ancak uluslararası hukukçular ve insan hakları örgütleri, İsrail'in Gazze'deki eylemlerinin savaş suçu ve insanlığa karşı suç teşkil ettiğini belirtiyor. BM Genel Kurulu ve Güvenlik Konseyi'nde İsrail'e yönelik ateşkes çağrıları ise ABD'nin vetoları nedeniyle sonuçsuz kaldı.
JVP, ABD merkezli bir Yahudi örgütü olarak, İsrail'in Filistinlilere yönelik politikalarını eleştiriyor ve Filistin halkının haklarını savunuyor. Örgüt, Yahudi geleneğinde adalet ve insan hakları değerlerine atıfta bulunarak, İsrail'in eylemlerinin Yahudi karşıtı olmadığını, aksine Yahudi etiğine aykırı olduğunu savunuyor. JVP'nin bu açıklaması, ABD'deki Yahudi toplumu içinde İsrail politikalarına yönelik artan bölünmeyi de yansıtıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Gazze'deki insani krizi yakından takip ediyor ve İsrail'e yönelik eleştirilerini sürdürüyor. Netanyahu'nun BM'de konuşma yapması, Türkiye'nin uluslararası platformlarda İsrail'in hesap vermesi gerektiği yönündeki çağrılarını güçlendirebilir. Türkiye, İslam İşbirliği Teşkilatı ve BM nezdinde Gazze için ateşkes ve insani yardım koridoru girişimlerini sürdürüyor. Ayrıca Türkiye, ICC soruşturmasını destekleyerek uluslararası hukukun işletilmesini savunuyor. Bu gelişme, Türkiye'nin bölgesel barış ve adalet politikalarına ivme kazandırabilir; ancak ABD-İsrail ittifakı nedeniyle somut yaptırım beklentisi düşük.
JVP'nin açıklaması, uluslararası kamuoyunda İsrail'e yönelik baskının arttığını gösteriyor. Türkiye, benzer söylemleri dile getirerek İsrail karşıtı cephede yer alabilir. Ancak Türkiye'nin önceliği, Gazze'de kalıcı ateşkes ve iki devletli çözüm için diplomatik çabaları yoğunlaştırmak olacaktır.