Gazze'deki çatışmaların yedinci ayında, İsrail'in savaş suçlarının delillerini yok ettiği iddiaları ve yapay zeka destekli hedef seçim sistemlerinin kullanımı uluslararası kamuoyunda tartışılıyor. Palestine This Week programında Nasim Ahmed ve Muhammad Shehada, bu hafta bu kritik konuları ele aldı. İsrail'in delil karartma çabaları, yapay zekanın savaş alanında kullanımı ve NAZA belgeselindeki çarpıcı ifşalar, Gazze'deki insani krizin boyutlarını gözler önüne seriyor.
Savaş Suçları Delilleri Yok Ediliyor İddiası
Programda konuşan uzmanlar, İsrail'in Gazze'de işlediği iddia edilen savaş suçlarına ilişkin delilleri sistematik olarak yok ettiğini öne sürdü. Ahmed ve Shehada, uluslararası kuruluşların ve bağımsız gözlemcilerin bölgeye erişiminin kısıtlanmasının, olası suçların soruşturulmasını zorlaştırdığını vurguladı. Delillerin yok edilmesi, ileride Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) gibi kurumlar önünde açılacak davaları da etkileyebilecek. İsrail, 7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze'ye yönelik saldırılarını sürdürüyor ve BM verilerine göre 35 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti. Sivil altyapının büyük bölümü yıkıldı, hastaneler ve okullar hedef alındı. Uluslararası Af Örgütü ve İnsan Hakları İzleme Örgütü gibi kuruluşlar, İsrail'in eylemlerinin savaş suçu teşkil edebileceğini belirtiyor.
Yapay Zeka Hedef Seçiminde Kullanılıyor
Programın bir diğer önemli konusu, İsrail ordusunun yapay zeka destekli hedef seçim sistemlerini kullanmasıydı. İsrail'in 'Lavender' ve 'Gospel' adlı yapay zeka programlarını kullanarak Gazze'deki hedefleri belirlediği iddia ediliyor. Bu sistemler, büyük veri analiziyle potansiyel hedefleri hızlıca tespit ediyor ve askeri operasyonlarda kullanılıyor. Ancak uzmanlar, bu tür sistemlerin sivil kayıpları artırabileceği ve uluslararası hukuku ihlal edebileceği uyarısında bulunuyor. Yapay zeka, hedef seçiminde insan faktörünü devre dışı bırakarak, orantısız güç kullanımına yol açabilir. Ahmed ve Shehada, bu teknolojinin savaş suçlarında delil toplanmasını da zorlaştırdığını belirtti.
NAZA Belgeseli ve Soykırım Söylemleri
Programda ayrıca, NAZA adlı belgeselde ortaya konan ifşalar tartışıldı. Belgesel, İsrail'in Gazze'deki operasyonlarında kullandığı yapay zeka sistemlerinin sivil halk üzerindeki yıkıcı etkilerini gözler önüne seriyor. Belgeselde, İsrailli yetkililerin soykırımı çağrıştıran ifadeleri ve 'İsrail istisnacılığı' olarak adlandırılan, İsrail'in uluslararası hukukun üzerinde görülmesi anlayışı da ele alınıyor. Bu söylemler, uluslararası toplumda endişeyle karşılanıyor. Birçok ülke ve uluslararası kuruluş, İsrail'in eylemlerinin soykırım suçu oluşturabileceğini belirterek soruşturma çağrısı yapıyor. Güney Afrika'nın Uluslararası Adalet Divanı'nda (UAD) İsrail'e karşı açtığı soykırım davası da bu kapsamda değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Gazze'de yapay zeka destekli hedef seçimi ve delil karartma iddiaları, Türkiye'nin Orta Doğu politikası ve uluslararası hukuk duruşu açısından önem taşıyor. Türkiye, İsrail'in Gazze saldırılarını soykırım olarak nitelendiriyor ve UAD davasında Güney Afrika'yı destekliyor. Yapay zeka kullanımı, savaşın geleceğinde etik ve hukuki sorunları beraberinde getiriyor; Türkiye'nin savunma sanayii ve istihbaratında yapay zeka kullanımı artarken, uluslararası normların şekillenmesinde aktif rol alması bekleniyor. Ayrıca, delillerin yok edilmesi, ileride açılacak davalarda adaleti engelleyebilir; Türkiye, uluslararası platformlarda bu konunun takipçisi olmalı. Bölgesel istikrar ve insani krizin çözümü için Türkiye'nin diplomatik girişimleri kritik önemde.