Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'in Washington'a gelerek ABD Başkanı Donald Trump ile zirve görüşmesi yapacağı sırada, ABD ve Çin ticaret savaşında iki aylık bir ateşkes uzatma kararı aldı. Böylece taraflar arasındaki geçici anlaşma 10 Ocak'a kadar uzatılmış oldu. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, kısa süreli uzatmanın ABD'nin Çin'in ticaret taahhütlerini yerine getirip getirmediğini değerlendirmesine imkân tanıyacağını belirtti.
Ticaret Savaşında Ateşkesin Arka Planı
ABD ile Çin arasındaki ticaret gerilimi, 2018 yılında Trump yönetiminin Çin'den ithal edilen ürünlere yönelik ek gümrük vergileri uygulamaya başlamasıyla hız kazanmıştı. Pekin de misilleme olarak ABD ürünlerine tarife koymuş, iki ülke arasında karşılıklı yaptırımlar küresel tedarik zincirlerini sarsmıştı. Yaklaşık bir yıl önce varılan ilk ateşkes anlaşması, tarafların belirli tarım ürünleri alımları ve fikri mülkiyet hakları gibi konularda adım atmasını öngörüyordu. Ancak anlaşmanın uygulanması, özellikle Çin'in taahhütlerini yerine getirme hızı konusunda ABD tarafında şüpheler yaratmıştı. Şimdi uzatılan ateşkes, müzakerelerin tamamen kopmasını engellemeyi amaçlıyor. Hazine Bakanı Bessent'in açıklamaları, Washington'un Çin'in somut adımlar atmasını beklediğini gösteriyor. Uzatma, aynı zamanda piyasalara kısa vadeli bir rahatlama sağlasa da kalıcı bir çözüm anlamına gelmiyor.
Küresel ve Bölgesel Boyut
ABD-Çin ticaret savaşı, yalnızca iki ülkeyi değil, küresel ekonomiyi de derinden etkiliyor. Dünya Ticaret Örgütü ve Uluslararası Para Fonu, ticaret gerilimlerinin küresel büyümeyi yavaşlattığı uyarısını defalarca yapmıştı. Avrupa Birliği, Japonya ve Güneydoğu Asya ülkeleri, tedarik zincirlerindeki aksamalar nedeniyle ihracatlarında dalgalanmalar yaşıyor. Ateşkesin uzatılması, özellikle emtia fiyatları ve finans piyasalarında kısa süreli bir iyimserlik yaratabilir. Ancak analistler, iki aylık sürenin kalıcı bir anlaşma için yeterli olmadığını, hatta belirsizliğin devam ettiğini vurguluyor. Xi Jinping'in Washington ziyareti, ticaret müzakerelerinin seyrini belirleyecek kritik bir adım olarak görülüyor. Görüşmede tarım alımları, teknoloji transferi ve fikri mülkiyet gibi başlıkların ele alınması bekleniyor. Çin'in, ABD'nin taleplerini karşılamak için daha fazla somut adım atıp atmayacağı ise belirsizliğini koruyor. Bu süreçte küresel piyasalar, iki liderin açıklamalarını yakından takip edecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-Çin ticaret savaşındaki ateşkes uzatması, doğrudan Türkiye'yi hedeflemese de küresel ticaret hacmi ve emtia fiyatları üzerinden Türk ekonomisini etkiliyor. Türkiye, ihracatında Avrupa Birliği'ne bağımlı olduğu kadar Asya pazarlarına da yöneliyor. Çin ile ABD arasındaki gerilimin yumuşaması, küresel belirsizliği bir miktar azaltarak Türk ihracatçısı için daha öngörülebilir bir ortam yaratabilir. Öte yandan, Türkiye'nin dış ticaret açığında önemli payı olan Çin'den yapılan ithalat, yuan ve dolar kurlarındaki dalgalanmalardan etkileniyor. Ateşkesin uzatılması, kısa vadede kur dalgalanmalarını sınırlayabilir. Ancak kalıcı bir çözüm olmadığı için riskler sürüyor. Türkiye, ticaret savaşının uzaması durumunda alternatif pazarlar ve üretim kaymalarından fayda sağlayabilir; ancak küresel yavaşlama, ihracat hedeflerini zorlaştırabilir.