Küresel piyasalar, Mart 2023 sonundan bu yana devam eden hisse senedi rallisinin ardından yatırımcıları endişelendiren bir dizi faktörle karşı karşıya. Ancak Goldman Sachs Group Inc. stratejistlerine göre, en azından şimdilik aşırı kalabalıklaşma (crowding) bu endişeler arasında üst sıralarda yer almıyor. Banka, mevcut piyasa konumlanmasının aşırı uçlarda olmadığını ve bu nedenle yakın vadede bir düzeltme tetikleme olasılığının düşük olduğunu belirtiyor.
Rallinin Arkasındaki Dinamikler ve Yatırımcı Kaygıları
S&P 500 Endeksi, 2023'ün ilk çeyreğinde yaşanan bankacılık krizinin ardından teknoloji hisseleri öncülüğünde güçlü bir toparlanma kaydetti. Yapay zeka heyecanı, enflasyonun yavaşlama sinyalleri ve Fed'in faiz artırım döngüsünün sonuna yaklaşıldığı beklentileri ralliyi besledi. Ancak bu yükseliş, piyasanın ne kadar daha ileri gidebileceği konusunda soru işaretleri yarattı. Yatırımcılar, yüksek değerlemeler, jeopolitik riskler (Rusya-Ukrayna savaşı, Orta Doğu gerginliği) ve resesyon olasılığı gibi endişelerle karşı karşıya.
Goldman Sachs'ın yakın tarihli bir notunda, "Pozisyonlanma verilerimiz, hisse senedi piyasasında aşırı kalabalıklaşmanın mevcut olmadığını gösteriyor. Kurumsal ve perakende yatırımcıların net pozisyonları, tarihsel ortalamalara yakın seyrediyor" ifadelerine yer verildi. Bu durum, piyasanın bir "herkes aynı gemide" sendromu yaşamadığına işaret ediyor.
Bununla birlikte, bazı analistler dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor. Özellikle teknoloji hisselerindeki yoğunlaşma (Magnificent 7 olarak bilinen Apple, Microsoft, Alphabet, Amazon, Nvidia, Tesla, Meta) endeksin kırılganlığını artırıyor. Yatırımcılar, bu hisselerde yaşanacak bir düzeltmenin tüm piyasayı etkileyebileceğinden endişe ediyor.
Küresel Boyut: Diğer Merkez Bankalarının Adımları ve Likidite Koşulları
Goldman Sachs'ın raporu, sadece ABD piyasalarını değil, küresel hisse senedi piyasalarını da kapsıyor. Avrupa ve Asya borsalarında da benzer bir pozisyonlanma eğilimi görülüyor. Ancak Avrupa'da stagflasyon riski ve Çin'in yavaş toparlanması, bölgesel farklılıklar yaratıyor. Raporda, Avrupa merkez bankalarının faiz artırımlarına devam etmesi durumunda piyasalarda oynaklığın artabileceği uyarısı yapılıyor.
Diğer yandan, küresel likidite koşulları da dikkat çekiyor. Fed'in bilanço küçültme (QT) politikası ve ABD Hazine bonosu ihraçları, piyasalardaki likiditeyi sıkıştırıyor. Ancak Goldman Sachs, şimdilik bu faktörlerin aşırı kalabalık pozisyonları tetiklemediğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Küresel hisse senedi piyasalarındaki bu gelişme, Türkiye ekonomisi ve finansal piyasaları için dolaylı da olsa önem taşıyor. Gelişmekte olan bir piyasa olarak Borsa İstanbul, küresel risk iştahından doğrudan etkileniyor. Goldman Sachs'ın aşırı kalabalık pozisyon olmadığı yönündeki değerlendirmesi, kısa vadede gelişmekte olan ülkelere yönelik ani bir sermaye çıkışı riskini azaltıyor. Ancak Türkiye'nin kendine özgü riskleri (yüksek enflasyon, cari açık, seçim belirsizliği) nedeniyle, yerli yatırımcıların piyasadaki duruşu daha temkinli olabilir. Ayrıca, küresel piyasalarda bir düzeltme yaşanması halinde, BIST'in gelişmiş ülkelere kıyasla daha kırılgan olacağı unutulmamalıdır.