Brexit referandumunun üzerinden neredeyse on yıl geçti. 23 Haziran 2016'da Britanyalılar, Avrupa Birliği'nden ayrılma kararı alarak küresel siyasette deprem etkisi yaratmıştı. Şimdi, 25 Haziran Perşembe günü Financial Times gazetesi, okuyucuları için bir webiner düzenleyerek bu kritik dönüm noktasını masaya yatırıyor. Webinerde FT editörleri ve uzman gazeteciler, Brexit'in vaatleriyle gerçekleşenler arasındaki farkı analiz edecek. Katılımcılar, sorularını doğrudan uzmanlara yönelterek İngiltere'nin geleceğine dair ipuçları alabilecek.
Brexit'in karnesi: Hedefler ve gerçekleşenler
Brexit kampanyasının en güçlü vaatleri arasında egemenlik, sınır kontrollerinin yeniden sağlanması ve ticari anlaşmalarda esneklik vardı. Ancak on yıl sonra, bu hedeflerin ne kadarının hayata geçtiği tartışmalı. İngiltere, AB ile yeni bir ticaret anlaşması imzaladı ancak bu anlaşma, birçok sektörde beklentileri karşılamadı. Özellikle hizmet ticareti, finansal pasaport hakkının kaybedilmesi nedeniyle darbe aldı. Göç konusunda ise AB vatandaşlarının serbest dolaşımı sona ermiş olsa da, işgücü açığı nedeniyle toplam göç rakamları rekor seviyelere ulaştı.
Ekonomik etkiler de karmaşık bir tablo çiziyor. IMF verilerine göre, Brexit sonrası İngiltere ekonomisi, AB'de kalsaydı olacağından yaklaşık %5-6 daha küçük. Buna karşın, İngiltere, ABD ve Çin ile ticaret anlaşmalarını derinleştirerek alternatif pazarlar yaratma çabasında. Ancak bu anlaşmaların etkisi, AB ile olan ticaret hacminin kaybını telafi etmeye henüz yetmedi. Enerji fiyatları ve enflasyon da Brexit'in dolaylı etkileriyle yükseldi.
Küresel bağlam ve gelecek senaryoları
Brexit, İngiltere'nin küresel rolünü de yeniden tanımladı. Ülke, AB dışında bir ticaret bloğu oluşturma çabalarına hız verirken, Hint-Pasifik bölgesine yöneldi. CPTPP (Trans-Pasifik Ortaklığı) üyeliği bu stratejinin bir parçası. Öte yandan, Ukrayna savaşı ve enerji krizi, İngiltere'nin Avrupa güvenliğindeki rolünü artırırken, AB ile güvenlik alanında işbirliği de derinleşti. Bu durum, Brexit sonrası AB ile ilişkilerin tamamen kopmadığını, aksine belirli alanlarda pragmatik işbirliğinin devam ettiğini gösteriyor.
Önümüzdeki dönemde, 2024'te yapılacak genel seçimler İngiltere'nin Brexit rotasında önemli bir kırılma noktası olabilir. İşçi Partisi, Brexit'i daha işlevsel hale getirme vaadiyle iktidarı hedeflerken, Muhafazakar Parti'nin popülist sağ kanadı ise Brexit'in radikal bir şekilde uygulanmasını savunuyor. FT webineri, bu seçenekleri objektif bir şekilde ele alarak karar vericilere yol göstermeyi amaçlıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Brexit'in onuncu yılı, Türkiye için de dersler barındırıyor. İngiltere'nin AB'den ayrılarak bağımsız ticaret politikası izleme deneyimi, Türkiye'nin AB ile ilişkilerinde alternatif senaryoları düşünmeye teşvik edebilir. Ayrıca, İngiltere'nin Türkiye ile ayrı bir serbest ticaret anlaşması müzakere etme potansiyeli, iki ülke ticaretini derinleştirebilir. Ancak kısa vadede, Brexit'in yarattığı küresel belirsizlik ve İngiltere ekonomisindeki toparlanma hızı, Türkiye'nin ihracat hedefleri açısından takip edilmesi gereken temel göstergelerdir.