Venezuela'nın kuzey kesiminde geçen hafta meydana gelen iki büyük depremin ardından enkaz altında kalanları kurtarma çalışmaları sürerken, yetkililer yeni sağ kurtulan bulma umutlarının neredeyse tükendiğini açıkladı. Başkent Karakas yakınlarındaki La Guaira kentinde yoğunlaşan arama kurtarma ekipleri, yıkılan binaların altında saatlerce süren zorlu çalışmaların ardından Salı günü itibarıyla artık sağ kurtulan bulamadı. Depremlerde resmi rakamlara göre en az 25 kişi hayatını kaybetti, 150'den fazla kişi yaralandı. Ancak enkaz altında kalanların sayısının daha yüksek olduğu tahmin ediliyor.
Depremlerin ardından bölgede durum
Geçtiğimiz Perşembe ve Cuma günleri art arda meydana gelen 5.8 ve 6.1 büyüklüğündeki depremler, başta La Guaira olmak üzere Karakas'ı da etkiledi. Sarsıntılar nedeniyle onlarca bina yıkılırken, birçoğu da ağır hasar aldı. Depremlerde en fazla can kaybı, gecekondu mahallelerinde ve eski yapılarda yaşandı. Kurtarma ekipleri, ulaşımın zor olduğu bu bölgelerde çalışmalarını sürdürüyor. Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro, afet bölgesinde olağanüstü hal ilan ederken, ordu ve sivil savunma ekipleri seferber edildi. Ancak ülkenin ciddi ekonomik kriz içinde olması, arama kurtarma ve yardım çalışmalarını olumsuz etkiliyor. Ekskavatör ve iş makinesi eksikliği nedeniyle ekipler çoğu zaman elleriyle enkaz kaldırmak zorunda kalıyor. Sağlık ekipleri ise yaralılara müdahale için yeterli tıbbi malzeme bulmakta zorlanıyor.
Yetkililer, depremlerde hayatını kaybedenlerin sayısının artabileceğini belirtiyor. Enkaz altında olduğu düşünülen onlarca kişi için umutlar azalırken, aileler yakınlarının akıbetini öğrenmek için bekleyişini sürdürüyor. Depremzedeler için çadır kentler kurulurken, gıda ve su yardımı dağıtılıyor. Ancak yardım malzemelerinin yetersiz olduğu ve kriz bölgelerine ulaştırılmasında lojistik sorunlar yaşandığı bildiriliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Venezuela, coğrafi konumu itibarıyla deprem kuşağında yer almasa da, Karayipler ve Pasifik levhalarının etkisiyle zaman zaman sismik hareketlilik yaşıyor. Ülkede 1967'de meydana gelen 6.5 büyüklüğündeki depremde 300'den fazla kişi hayatını kaybetmişti. Bu kez depremlerin şiddeti daha düşük olmasına rağmen, özellikle altyapısı zayıf ve denetimsiz yapılaşmanın yoğun olduğu bölgelerde can kaybı ve hasar büyük oldu. Venezuela, halihazırda derin bir siyasi ve ekonomik krizle boğuşuyor. Hiperenflasyon, temel ihtiyaç maddelerinin kıtlığı ve sağlık sisteminin çöküşü, afet yönetimini neredeyse imkansız hale getiriyor. Uluslararası toplumdan yardım çağrıları yapılsa da, ülkeye uygulanan yaptırımlar ve siyasi izolasyon, dış yardımın ulaşmasını zorlaştırıyor. Komşu ülkeler Kolombiya ve Brezilya, insani yardım teklifinde bulundu ancak Maduro yönetiminin bu tekliflere nasıl yanıt vereceği henüz bilinmiyor. ABD ve Avrupa Birliği, deprem bölgesine yardım göndermeye hazır olduklarını açıklarken, Rusya ve Çin'in de yardım teklif ettiği belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Venezuela'daki deprem felaketi, Türkiye için doğrudan bir güvenlik veya ekonomik tehdit oluşturmasa da, bölgesel istikrarsızlığın küresel etkileri bağlamında değerlendirilmelidir. Venezuela, Türkiye'nin Latin Amerika'da ilişkilerini geliştirdiği ülkelerden biridir; iki ülke arasında ticaret hacmi sınırlı olmakla birlikte, son yıllarda karşılıklı ziyaretler ve anlaşmalarla artış eğilimindedir. Depremin yarattığı insani kriz, Türkiye'nin afet yardımı konusundaki deneyimini ve kapasitesini ortaya koyabileceği bir fırsat sunabilir. Ancak, Türkiye'nin kendi deprem gerçeği göz önüne alındığında, bu tür felaketlerin yönetiminde uluslararası iş birliğinin önemi bir kez daha ortaya çıkmaktadır. Türkiye'nin, depremzedelere yardım göndermesi veya arama kurtarma ekipleri tahsis etmesi, iki ülke arasındaki dostane ilişkileri güçlendirebilir ve uluslararası alanda itibarını artırabilir.