Kamboçya Başbakanı Hun Manet, Ağustos 2023'te iktidara gelmesinden bu yana, babası 38 yıllık iktidarın ardından devraldığı otoriter yönetim modelini rafine ediyor. Genç lider, muhalefeti ezme yöntemlerini daha az görünür ve daha sofistike hale getirerek, ülkedeki baskıcı sistemi güçlendiriyor. Hun Manet, Batı'ya verdiği ılımlı mesajlara rağmen, içeride demokratik hak ve özgürlükleri kısıtlayan adımları sürdürüyor.
Yeni Başbakan, Eski Yöntemler
Hun Manet, geçen yıl iktidara geldiğinde, Batılı ülkelerin ve yatırımcıların dikkatini çeken bir reformcu imajı çizdi. Ülkenin maden zenginlikleri ve turizm potansiyeli ile ekonomik kalkınmayı hızlandıracağını vaat etti. Ancak, bu söylemlerin ötesinde, Hun Manet, babası Hun Sen'in kurduğu sıkı kontrol mekanizmasını aynen sürdürüyor. Kamboçya'da hükümete yönelik eleştiriler, özellikle sosyal medya üzerinden yapılanlar, artık daha gizli şekilde bastırılıyor. Sivil toplum örgütleri, gazeteciler ve muhalif siyasetçilere yönelik yargı baskıları devam ederken, bu baskılar artık dünya kamuoyunun dikkatini çekmeyecek şekilde dizayn ediliyor.
Uluslararası Af Örgütü ve İnsan Hakları İzleme Örgütü raporlarına göre, Hun Manet döneminde tutuklu sayısı azalmış gibi görünse de, bunun nedeni daha çok gözaltı sürelerinin uzatılması ve ev hapsi gibi alternatif cezaların kullanılması. Yani, baskı daha az görünür hale geldi, ancak etkisini sürdürüyor. Ayrıca, Kamboçya'da medya kuruluşlarının çoğu hükümetin kontrolünde veya hükümete yakın iş insanlarının elinde. Bağımsız gazeteciler, lisans iptalleri, vergi denetimleri ve iftira davalarıyla susturuluyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Kamboçya'daki bu otoriterleşme, yalnızca ülke içi bir mesele değil; aynı zamanda bölgesel ve küresel sonuçlar doğuruyor. Kamboçya, 2022'de ASEAN dönem başkanlığı yapmış, bu dönemde Myanmar krizinde etkisiz kalması nedeniyle eleştirilmişti. Hun Manet döneminde Phnom Penh yönetimi, Çin'e daha da yakınlaşırken, ABD ve Avrupa Birliği ile ilişkiler geriliyor. ABD, Kamboçya'ya uyguladığı bazı yaptırımları sürdürürken, AB de 2020'de kaldırdığı 'Her Şey Silahlar Hariç' ticaret ayrıcalığını geri getirmedi.
Bölgesel olarak, Kamboçya'nın otoriter modeli, Laos ve Vietnam gibi komşu ülkelerde de benzer eğilimleri güçlendiriyor. ASEAN içinde demokrasi ve insan hakları konusundaki gerileme, örgütün ortak değerlerini zayıflatıyor. Küresel boyutta ise Kamboçya, Çin'in artan etkisiyle birlikte, batılı demokrasiler ile otoriter rejimler arasındaki mücadelede önemli bir örnek teşkil ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kamboçya'daki gelişmeler, Türkiye'yi doğrudan etkileyen bir boyut taşımıyor; ancak bölgesel ve küresel dengeler açısından dolaylı sonuçlar doğurabilir. Türkiye, ASEAN ülkeleriyle ticari ve diplomatik ilişkilerini geliştirme çabasında. Kamboçya'nın siyasi istikrarı, ülkedeki Türk yatırımları ve Türk iş insanlarının faaliyetleri açısından önemli. Öte yandan, Kamboçya'nın Çin'e yakınlaşması, Güney Çin Denizi'ndeki gerilimleri artırabilir ve bu da Türkiye'nin deniz ticareti rotalarını etkileyebilecek bölgesel bir istikrarsızlık yaratabilir. Türkiye'nin, demokrasi ve insan hakları ilkelerine vurgu yaparken, Kamboçya ile pragmatik ilişkilerini sürdürmesi muhtemel. Bu denge, Türk dış politikasının genel çerçevesiyle uyumlu.