Venezuela'yı bir ay önce vuran ve ülkenin kuzey kıyılarını sarsan çifte depremin ardından resmi bilanço ağırlaşıyor. Yetkililer, iki ayrı depremde hayatını kaybedenlerin sayısının 5.500'ü aştığını, yaralı sayısının ise 16.700'e ulaştığını açıkladı. Hasarın boyutu ise 19,6 milyar dolar olarak hesaplanıyor. Binlerce kişi hâlâ evsiz durumda ve kayıplarla ilgili bilgiler haziran sonundan bu yana güncellenmedi.
Gelişmenin arka planı
İlk deprem 12 Haziran sabahı yerel saatle 07:15'te meydana geldi. Merkez üssü başkent Karakas'ın yaklaşık 300 kilometre batısındaki Falcón eyaleti açıkları olan 7,1 büyüklüğündeki sarsıntı, ülkenin kuzeybatısında geniş bir alanda hissedildi. Artçı sarsıntılar sürerken, iki gün sonra aynı bölgede 6,8 büyüklüğünde ikinci bir deprem daha yaşandı. Bu çifte felaket, 1999'daki Vargas çamur akıntısından bu yana ülkenin en ölümcül doğal afetlerinden biri olarak kayıtlara geçti.
Yıkım özellikle kırsal bölgelerde ve sahil kasabalarında yoğunlaştı. Coro, Punto Fijo ve Morón gibi yerleşimlerde binaların büyük bölümü kullanılamaz hale geldi. Hükümet, arama kurtarma ekiplerini bölgeye sevk etse de, altyapının çökmesi ve yakıt kıtlığı çalışmaları yavaşlattı. On günün sonunda 550'den fazla arama kurtarma görevlisi hâlâ enkaz altında kalanları arıyordu.
Depremlerin ardından bölgede su ve elektrik kesintileri yaşanırken, sağlık hizmetleri çökmüş durumda. Hastanelerin kapasitesi yetersiz kalırken, birçok hasta açık havada tedavi edilmek zorunda kaldı. Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA), tahminen 1,5 milyon kişinin acil yardıma ihtiyaç duyduğunu bildirdi.
Bölgesel veya küresel boyut
Depremin yarattığı yıkım, Venezuela'nın zaten kırılgan olan ekonomisini daha da derin bir krize sürükledi. Petrol gelirlerinin büyük bölümü altyapı onarımına aktarılırken, ülkenin petrol ihracatı %20 oranında düştü. Bu durum, küresel enerji piyasalarında da dalgalanmalara yol açtı. Uzmanlar, deprem sonrası ihracattaki bu düşüşün, OPEC üretim politikalarını da etkileyebileceğini belirtiyor.
Uluslararası toplumdan yardım çağrıları yükselirken, yardım kuruluşları bölgeye ulaşmakta zorlanıyor. ABD ve Avrupa Birliği, insani yardım paketleri açıkladı ancak bu yardımların siyasi gerilimler nedeniyle sekteye uğradığı biliniyor. Bölgedeki diğer ülkeler, Kolombiya ve Brezilya, geçici barınma ve tıbbi destek sağlamak üzere sınırlarını açtı. Depremin etkileri, sadece Venezuela'nın değil, tüm Latin Amerika'nın deprem gerçeğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Venezuela'daki deprem felaketi, Türkiye'nin doğal afetlere müdahale kapasitesini ve uluslararası yardım politikalarını yakından ilgilendiriyor. Türkiye, geçmişte depremlerde deneyim kazanmış bir ülke olarak bölgeye insani yardım gönderilmesinde öncü roller üstlenebilir. Ayrıca, Venezuela'nın yeniden imarına yönelik uluslararası çabalara katılım, Türkiye'nin Latin Amerika ile diplomatik ilişkilerini güçlendirebilir. Öte yandan, bu tür felaketlerin küresel enerji piyasalarına etkisi, Türkiye'nin enerji ithalatçısı konumu nedeniyle dikkatle izlenmeli. Petrol fiyatlarındaki olası dalgalanmalar, Türkiye ekonomisi üzerinde dolaylı etkiler yaratabilir.