ABD, Meksika ve Kanada arasındaki ticari ilişkileri düzenleyen ABD-Meksika-Kanada Anlaşması (USMCA), önümüzdeki yıllarda kaderini belirleyecek bir gözden geçirme sürecine hazırlanıyor. 2020 yılında yürürlüğe giren ve Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması'nın (NAFTA) yerini alan USMCA, üç ülke arasındaki ticaretin %28'inin gerçekleştiği dev bir ekonomik bloğun temelini oluşturuyor. Anlaşmanın 2026 yılında yapılması planlanan ortak gözden geçirmesi, sadece ticaret akışlarını değil, aynı zamanda bölgesel tedarik zincirlerini, otomotiv sektörünü ve dijital ticareti de derinden etkileyecek.
Gelişmenin Arka Planı: NAFTA'dan USMCA'ya Geçiş
USMCA, 1994'te yürürlüğe giren NAFTA'nın yerini almak üzere, dönemin ABD Başkanı Donald Trump'ın girişimiyle müzakere edilmişti. Trump, NAFTA'nın ABD'ye zarar verdiğini savunarak ticaret açığını azaltmayı ve Amerikan işçilerini korumayı hedeflemişti. Anlaşma, Trump yönetimi döneminde imzalanmış ancak Joe Biden başkanlığında onaylanmıştı. USMCA, özellikle otomotiv sektöründe daha katı menşe kuralları getirerek, araçların yüzde 75'inin bölgede üretilmesini şart koşuyor. Ayrıca çevre ve işçi hakları standartlarını yükseltiyor.
Anlaşmanın 16. maddesi, tarafların anlaşmayı 6 yıl sonra ortaklaşa gözden geçirmesini öngörüyor. Bu gözden geçirme, anlaşmanın genel işleyişini değerlendirmekle kalmayacak, aynı zamanda tarafların anlaşmayı yenileme veya feshetme kararını da etkileyecek. Uzmanlar, özellikle dijital ticaret, fikri mülkiyet hakları ve enerji ticareti gibi alanlarda güncellemeler yapılabileceğini belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Rekabet mi, İş Birliği mi?
USMCA'nın gözden geçirilmesi, sadece üç ülke için değil, küresel ticaret sistemi için de önemli sinyaller taşıyor. ABD'nin öncelikleri arasında Çin rekabeti ve yerli üretimi teşvik etmek yer alırken, Meksika ve Kanada daha entegre bir Kuzey Amerika pazarından yana. Özellikle Meksika, Çin'in Latin Amerika'ya yönelik artan ticari etkisi karşısında ABD ile ilişkilerini güçlendirmek istiyor. Kanada ise ABD ile yaşadığı kereste ve süt ürünleri gibi ticari anlaşmazlıkların çözülmesini bekliyor.
Anlaşmanın en kritik konularından biri, otomotiv sektöründe yaşanan dönüşüm. Elektrikli araçlara geçiş ve batarya tedarik zincirinin yerelleştirilmesi, USMCA'nın geleceğini şekillendirecek. ABD'nin Inflation Reduction Act (IRA) ile sağladığı teşvikler, Meksika ve Kanada'yı da etkiliyor. Bazı analistler, USMCA'nın gözden geçirilmesiyle birlikte tarafların yeşil enerji ve teknoloji alanlarında daha yakın iş birliği yapabileceğini öngörüyor.
Diğer yandan, anlaşmanın feshedilmesi veya yeniden müzakere edilmesi durumunda, ekonomik belirsizlikler artabilir. ABD Ticaret Temsilciliği'nin yayınladığı rapora göre, USMCA sayesinde üç ülke arasındaki ticaret hacmi 2020-2024 döneminde %15 artış gösterdi. Bu nedenle, tarafların statükoyu bozmak yerine anlaşmayı modernize etmeye odaklanması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
USMCA'nın gözden geçirilmesi, Türkiye için doğrudan bir etki yaratmasa da, küresel ticaret dengeleri açısından dolaylı sonuçlar doğurabilir. Kuzey Amerika'nın ekonomik entegrasyonunun derinleşmesi, ABD'nin ticaret ortaklarına yönelik politikalarını etkileyebilir. Türkiye, ABD ile ticaret hacmini artırmaya çalışırken, USMCA benzeri bölgesel anlaşmaların rekabet gücünü dikkate almalıdır. Ayrıca, otomotiv sektörü özelinde, Türkiye'nin ABD'ye yaptığı ihracat, USMCA'nın menşe kurallarından etkilenebilir. Türkiye, Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği ve diğer serbest ticaret anlaşmaları yoluyla benzer dinamikleri deneyimlerken, USMCA sürecini yakından izlemeli ve stratejik ticaret politikalarını buna göre şekillendirmelidir.