İngiltere'nin kuzeydoğusundaki Hartlepool kasabası, Brexit sonrası Avrupa Birliği'nden ayrılan fonların yerine konan 96 milyon sterlinlik (yaklaşık 112 milyon avro) kentsel dönüşüm yatırımına rağmen, geçtiğimiz haftalarda yapılan genel seçimlerde ağırlıklı olarak Brexit yanlısı Reform Partisi'ne oy verdi. Bu durum, ekonomik teşviklerin siyasi tercihleri doğrudan etkilemediğini gösteren çarpıcı bir örnek olarak kaydedildi.
Hartlepool’a Tarihi Yatırım
Hartlepool, İngiltere genelinde kişi başına düşen en yüksek kalkınma fonunu aldı. 96 milyon sterlinlik bütçe, şehrin liman bölgesinin yenilenmesi, altyapının iyileştirilmesi ve yeni iş alanları yaratılması için kullanıldı. Projeler arasında modern bir marina, yeni konutlar ve bir iş merkezi yer alıyor. Yetkililer, bu yatırımın bölgeyi cazibe merkezi haline getirerek istihdamı artırmasını ve sosyal sorunları azaltmasını umuyordu.
Ancak seçim sonuçları, bu beklentilerin karşılık bulmadığını ortaya koydu. Hartlepool’da Reform Partisi oyların yüzde 40'ından fazlasını alırken, iktidardaki Muhafazakar Parti’nin oyları düşüş gösterdi. Bu tablo, ekonomik kalkınmanın tek başına siyasi memnuniyet yaratmaya yetmediğini ve kimlik, göç gibi kültürel faktörlerin daha belirleyici olduğunu düşündürüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Hartlepool örneği, Brexit sonrası Britanya’da yaşanan derin toplumsal kutuplaşmayı yansıtıyor. Ekonomik canlanma çabalarına karşın, pek çok seçmen kendini “geride bırakılmış” hissediyor ve siyasi sistemden umudunu kesmiş durumda. Reform Partisi’nin yükselişi, Avrupa genelinde popülist sağ partilerin güç kazanmasıyla paralellik gösteriyor. Almanya’da AfD, Fransa’da Ulusal Birlik Partisi benzer bir dinamiği temsil ediyor. Bu durum, küresel çapta ekonomik şokların ardından kimlik siyasetinin ön plana çıktığı bir dönemi işaret ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hartlepool’daki gelişmeler, Türkiye’nin Brexit ve AB ile ilişkileri açısından dolaylı da olsa anlam taşıyor. Türkiye, AB ile Gümrük Birliği’ni güncelleme müzakereleri yürütürken, Brexit sonrası Britanya’nın Türkiye ile ticari bağlarını güçlendirme ihtimali bulunuyor. Ancak Hartlepool seçmeninin popülist partilere yönelmesi, AB içinde benzer eğilimlerin güçlenmesine ve Türkiye-AB ilişkilerinde belirsizlik yaratmasına neden olabilir. Öte yandan, Türkiye’nin de benzer kutuplaşma riskleri taşıdığı düşünülürse; ekonomik kalkınma politikalarının toplumsal destek için yeterli olmadığı, daha kapsayıcı bir siyasi söylem gerektiği mesajı çıkarılabilir.