Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Avustralyalı mevkidaşı Penny Wong ile yaptığı görüşmede, Canberra'nın ikili ilişkilerdeki olumlu ivmeyi korumak için "çifte standartları" terk etmesi gerektiğini söyledi. Görüşme, Avustralya'nın son dönemde Çin'in askeri gelişimi ve bir füze testi konusundaki endişelerini dile getirmesinin ardından gerçekleşti. Wang, iki ülke arasındaki diyaloğun sürdürülmesi gerektiğini vurgularken, Wong ise Avustralya'nın güvenlik kaygılarını masaya yatırdı. Toplantı, Çin-Avustralya ilişkilerinde son iki yılda yaşanan yumuşamanın ardından gerginliklerin hâlâ devam ettiğini gösterdi.
Gelişmenin arka planı: Füze testi ve askeri endişeler
Avustralya Başbakanı Anthony Albanese, kısa süre önce yaptığı açıklamada, Çin'in Ağustos 2023'te gerçekleştirdiği bir kıtalararası balistik füze (ICBM) testinin bölgesel istikrar açısından endişe verici olduğunu belirtmişti. Test, Çin'in Dongfeng-41 tipi füzesini Güney Çin Denizi'ndeki bir hedefe ateşlemesiyle gerçekleşmiş ve bu durum Avustralya dahil birçok ülkede tepki çekmişti. Canberra, bu tür eylemlerin bölgede silahlanma yarışını tetikleyebileceği uyarısında bulundu. Çin ise testin savunma amaçlı olduğunu ve herhangi bir ülkeyi hedef almadığını savundu. Wang Yi, Avustralya'nın kaygılarını "asilsiz" olarak nitelendirirken, Pekin'in askeri modernizasyonunun barışçıl kalkınma hedefleriyle uyumlu olduğunu ifade etti.
İkili ilişkilerde son yıllarda yaşanan gerilimin temel nedenleri arasında Çin'in ticari yaptırımları ve Avustralya'nın Huawei gibi Çinli şirketlerin 5G altyapısından çıkarılması kararı yer alıyor. Albanese hükümeti, 2022'de iktidara geldikten sonra ilişkileri onarma çabasına girmiş ve Çin Başbakanı Li Qiang ile Temmuz 2023'te görüşmüştü. Ancak füze testi, bu yumuşama sürecini sekteye uğratma potansiyeli taşıyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Asya-Pasifik'te denklemler
Avustralya-Çin gerginliği, yalnızca ikili ilişkilerle sınırlı kalmıyor; aynı zamanda Asya-Pasifik bölgesindeki jeopolitik rekabetin bir parçasını oluşturuyor. ABD'nin Hint-Pasifik stratejisinin önemli bir müttefiki olan Avustralya, son yıllarda AUKUS güvenlik paktı ve Quad oluşumu ile Çin'in bölgesel yayılmacılığına karşı koymaya çalışıyor. Çin ise bu ittifakları kendisini çevreleme çabası olarak görüyor. Füze testi, Pekin'in askeri kapasitesini artırma kararlılığını gösterirken, Avustralya gibi ülkeleri daha sıkı güvenlik önlemleri almaya itiyor. Uzmanlar, bu durumun Güney Çin Denizi'ndeki tansiyonu daha da yükseltebileceği uyarısında bulunuyor.
Diplomatik cephede ise Wang Yi'nin ziyareti, Çin'in Avustralya ile doğrudan diyaloğu sürdürme isteğini yansıtıyor. Ancak her iki taraf da kırmızı çizgilerini koruyor: Avustralya, güvenlik kaygılarını dile getirmekten geri durmazken, Çin de egemenlik ve askeri modernizasyon konularında taviz vermeye niyetli görünmüyor. Bu denge, bölgesel istikrar için kritik önem taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Asya-Pasifik bölgesinde artan rekabeti yakından takip etmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Türkiye, Çin ile ekonomik ilişkilerini geliştirmeye çalışırken (Koridor projesi ve Kuşak-Yol Girişimi kapsamında), Avustralya gibi NATO müttefikleriyle de güvenlik iş birliğini sürdürüyor. Çin'in füze testi ve Avustralya'nın tepkisi, bölgesel çatışma risklerini artırarak Türkiye'nin enerji ve ticaret yollarını (Hint-Pasifik bağlantısı) etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye'nin kendi füze savunma sistemleri ve savunma sanayii politikaları açısından bölgedeki silahlanma yarışı emsal teşkil edebilir. Ankara'nın, hem Çin hem de Avustralya ile dengeli bir ilişki yürütmesi önemini koruyor.