Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) teşkilatının gözetiminde hayatını kaybeden kişilere ilişkin bağımsız ve kapsamlı soruşturmalar yürütülmesi çağrısında bulundu. Cenevre ve Washington merkezli açıklamada, bu yılın ilk beş ayında ICE gözetim merkezlerinde en az 18 kişinin öldüğü belirtilirken, bu sayının endişe verici boyutlara ulaştığı vurgulandı. Türk, gözaltı koşullarındaki sistemsel sorunlara dikkat çekerek, ölümlerin her birinin şeffaf bir şekilde aydınlatılması gerektiğini ifade etti.
ICE Gözaltı Merkezlerinde Ölümler Artıyor
BM verilerine göre, 2024 yılının Ocak-Mayıs döneminde ICE gözaltı merkezlerinde meydana gelen 18 ölüm, geçmiş yıllara kıyasla ciddi bir artışa işaret ediyor. 2023 yılı boyunca toplam 22 kişi hayatını kaybetmişti; bu yılın ilk beş ayında bu rakamın neredeyse tamamına ulaşılması, gözaltı koşullarındaki bozulmayı gözler önüne seriyor. Ölümlerin çoğunun tıbbi müdahale eksikliği, ihmal veya uygun olmayan bakım koşullarıyla bağlantılı olduğu belirtiliyor. BM İnsan Hakları Ofisi, ICE yetkililerine ölümlerin her biri için bağımsız otopsi ve soruşturma yapılması, sorumluların hesap vermesi ve benzer vakaların tekrarlanmaması için önlem alınması yönünde acil çağrıda bulundu.
Volker Türk, yazılı açıklamasında, “Göçmenlerin insan onuruna yakışır koşullarda tutulması uluslararası hukukun bir gereğidir. ICE tesislerinde yaşanan ölümler, sistematik bir sorunun göstergesidir ve bu sorun ancak bağımsız soruşturmalarla çözülebilir” dedi. BM, ABD yönetimine ICE politikalarını gözden geçirme ve gözaltı sürelerinin sınırlandırılması, alternatif tedbirlerin yaygınlaştırılması çağrısında bulundu.
Küresel Göç Politikaları ve İnsan Hakları
Bu gelişme, dünya genelinde göçmenlerin gözaltı koşullarına ilişkin artan endişelerle aynı döneme denk geliyor. Birçok ülkede, düzensiz göçle mücadele kapsamında uygulanan gözaltı politikaları, insan hakları örgütleri tarafından eleştiriliyor. BM, Avrupa ve Latin Amerika dahil olmak üzere birçok bölgede benzer ihlallerin yaşandığına dikkat çekiyor. ICE özelinde ise, özellikle Teksas, Kaliforniya ve Louisiana'daki tesislerde aşırı kalabalık, yetersiz sağlık hizmeti ve şiddet olayları sık sık rapor ediliyor. ABD'nin göç politikaları, Biden yönetimi altında kısmi reformlara rağmen hâlâ yoğun tartışma konusu. BM'nin bu çağrısı, uluslararası toplumun ABD'ye yönelik baskısını artırabileceği gibi, diğer ülkelerde de gözaltı standartlarının yeniden değerlendirilmesine yol açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, düzensiz göçle mücadele kapsamında kendi göç idare merkezlerinde benzer insan hakları ihlalleriyle ilgili uluslararası eleştirilere maruz kalmış bir ülke. ICE'deki ölümler ve BM'nin bağımsız soruşturma çağrısı, Türkiye'deki gözaltı koşullarına yönelik dikkati yeniden canlandırabilir. Türk yetkililerin, uluslararası standartlara uyum sağlamak ve olası benzer eleştirilerin önüne geçmek için göçmen merkezlerindeki sağlık ve güvenlik koşullarını iyileştirmesi beklenir. Ayrıca, bu dava, Türkiye'nin AB ile göç anlaşması kapsamında yürüttüğü politikaların insan hakları boyutunu sorgulama fırsatı sunuyor. Küresel bir insan hakları meselesi olarak, Türkiye'nin BM kararlarına uyumu ve gözaltı koşullarının şeffaflığı, uluslararası itibarı açısından önem taşıyor.