Burkina Faso'daki askeri yönetim, Cuma günü eski sömürgeci güç Fransa ile diplomatik ilişkileri kestiğini açıkladı. Yönetim, Paris'i Burkina Faso'nun çıkarlarına sürekli olarak karşı hareket etmekle suçladı. Albay İbrahim Traore liderliğindeki cunta, Eylül 2022'deki darbeden bu yana iktidarda ve eleştirel seslere karşı baskıcı bir politika izliyor. Açıklamada, Fransa'nın ülkenin kuzeyindeki terörle mücadele operasyonlarını baltaladığı ve bölgesel istikrarı tehdit ettiği öne sürüldü. Bu karar, Batı Afrika'da Fransa'ya yönelik artan tepkinin bir yansıması olarak görülüyor.
Gelişmenin arka planı
Burkina Faso, 2022'deki darbenin ardından Fransa ile ilişkilerini zaten germişti. Ülkede konuşlu Fransız askerlerinin çekilmesini talep eden cunta, Rusya ve Çin'e yakınlaşma sinyalleri vermişti. Traore yönetimi, Fransa'nın askeri varlığını sona erdirdikten sonra, yeni bir para birimi ve ulusal banka kurma planlarını açıklamıştı. Diplomatik ilişkilerin kesilmesi, bu sürecin en uç noktası olarak değerlendiriliyor.
Fransa'nın Sahel bölgesindeki askeri operasyonları, son yıllarda ciddi başarısızlıklarla karşılaştı. Mali, Nijer ve Burkina Faso'daki darbeler, Paris'in bölgedeki nüfuzunu zayıflattı. Burkina Faso'da halk, Fransa karşıtı gösteriler düzenlerken, Rus yanlısı propaganda yaygınlaştı. Ülkedeki cihatçı şiddet, 2015'ten bu yana binlerce kişinin ölümüne ve iki milyondan fazla kişinin yerinden edilmesine neden oldu.
Analistlere göre, Fransa'nın Burkina Faso'ya yönelik yardım programları ve ekonomik iş birliği de kesintiye uğrayabilir. Ülke, dünyanın en yoksul ülkeleri arasında yer alıyor ve dış yardımın önemli bir kısmı Fransa ve AB tarafından sağlanıyor. Ancak yönetim, alternatif ortaklar (özellikle Rusya ve Türkiye) ararken, bu kararı alarak bağımsız bir dış politika izliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Burkina Faso'nun Fransa ile ilişkileri kesmesi, Sahel bölgesinde artan bir trendin parçası. Mali ve Nijer'deki askeri yönetimler de benzer adımlar atmıştı. Bu ülkeler, Fransa'nın terörle mücadele stratejisinin başarısız olduğunu ve bölgeyi istikrarsızlaştırdığını savunuyor. Fransa ise darbeleri kınayarak demokratik yollara dönülmesini istiyor.
Bölgede Rusya'nın artan etkisi, Fransa'nın geri çekilmesiyle daha da belirginleşiyor. Wagner Grubu gibi paralı asker şirketleri, birçok Sahel ülkesinde faaliyet gösteriyor. Burkina Faso'da da Rus yanlısı propaganda yoğun. Ancak bu durum, Batılı ülkeler tarafından endişeyle karşılanıyor ve bölgesel istikrara yönelik yeni tehditler oluşturabileceği belirtiliyor.
BM ve Afrika Birliği, Burkina Faso'daki gelişmeleri yakından takip ediyor. Diplomatik ilişkilerin kesilmesi, uluslararası toplumda yaptırım tartışmalarını da beraberinde getirebilir. Fransa, Burkina Faso'ya yönelik askeri yardımı zaten durdurmuştu. Şimdi ise ekonomik yaptırımlar gündeme gelebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Burkina Faso'nun Fransa ile ilişkilerini kesmesi, Türkiye'nin Afrika Boynuzu'ndaki nüfuz alanını genişletme çabaları açısından önemli. Türkiye, son yıllarda Sahel ülkeleriyle askeri ve ekonomik iş birliğini artırdı; Burkina Faso'da da drone ve askeri teçhizat satışı yapıldı. Bu gelişme, Türkiye'nin bölgede Fransa'dan boşalan etki alanını doldurma fırsatını güçlendirebilir. Ancak Fransa ile ilişkilerin bozulması, Türkiye'nin AB ve NATO ile ilişkilerinde yeni bir gerginlik alanı yaratabilir. Ayrıca, Burkina Faso'nun Rusya'ya yaklaşması, Türkiye'nin bu ülkedeki çıkarlarını dengeli bir politikayla yönetmesini gerektirecek.