Yaklaşık 100 dijital ve çocuk güvenliği odaklı sivil toplum kuruluşu, ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson ve çoğunluk lideri Steve Scalise’e gönderdikleri ortak mektupta, KIDS Yasası (Çevrimiçi Çocuk Güvenliğini İyileştirme Yasası) olarak bilinen tasarının mevcut haliyle kabul edilmemesini talep etti. Gruplar, 29 Nisan 2025 Cuma günü yayımladıkları mektupta, yasanın hızlandırılmış bir prosedürle önümüzdeki Pazartesi günü Meclis gündemine alınabileceğini belirterek, bunun çocukların çevrimiçi ortamda korunmasına yönelik asıl hedefleri baltalayacağını savundu. Mektupta imzası bulunan kuruluşlar arasında Electronic Frontier Foundation (EFF), Common Sense Media, Center for Democracy & Technology ve Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği (ACLU) gibi tanınmış isimler yer alıyor.
KIDS Yasası’nın İçeriği ve Eleştiriler
KIDS Yasası, çocukları çevrimiçi platformlarda istismar, siber zorbalık ve bağımlılık yapıcı içeriklerden korumak amacıyla platformlara belirli yükümlülükler getiriyor. Ancak eleştirmenler, tasarının bazı hükümlerinin ifade özgürlüğünü kısıtladığını ve platformları aşırı sansüre yönlendirebileceğini öne sürüyor. Mektupta özellikle, platformların belirsiz kriterlere göre içerik kaldırmaya zorlanmasının, LGBTQ+ gençlere yönelik bilgilere erişimi engelleyebileceği veya siyasi tartışmaları bastırabileceği endişesi dile getiriliyor. Ayrıca, yasanın bazı maddelerinin platformları, kullanıcıların kimlik doğrulama sistemlerine zorlayarak anonimliği ortadan kaldırabileceği ve bunun da özellikle muhalif sesler için caydırıcı olacağı belirtiliyor. Tasarının, federal düzeyde eyalet yasalarının üzerinde geçerli olması, eyaletlerin kendi çocuk koruma politikalarını uygulama yetkisini sınırlayabilir.
Bölgesel ve Küresel Boyut: ABD’de Dijital Düzenleme Yarışı
ABD’de çocukların çevrimiçi güvenliğine yönelik yasal düzenlemeler son yıllarda hız kazandı. Florida, Teksas ve Utah gibi eyaletler kendi yasalarını çıkarırken, federal düzeyde de benzer çabalar sürüyor. KIDS Yasası, Senato’da geniş destek görmüş olsa da, Meclis’teki hızlı geçiş süreci endişelere yol açtı. Tasarının destekçileri, çocukların sosyal medya bağımlılığı ve yırtıcılardan korunması için acil önlem alınması gerektiğini savunuyor. Ancak muhalifler, yasanın ifade özgürlüğüne yönelik risklerinin yanı sıra, reklam hedefleme ve veri toplama konusunda teknoloji şirketlerine ek külfetler getirebileceğini belirtiyor. Bu tartışma, ABD’nin dijital düzenleme konusunda Avrupa Birliği’nin Dijital Hizmetler Yasası’na (DSA) benzer bir rotaya mı yoksa daha kısıtlayıcı bir modele mi yöneleceği sorusunu gündeme getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD’deki bu yasal tartışma, Türkiye’de çocukların çevrimiçi güvenliğine yönelik düzenlemeler açısından da önemli bir referans noktası oluşturuyor. Türkiye’de 2024’te yürürlüğe giren sosyal medya düzenlemeleri ve 5651 sayılı yasa kapsamındaki uygulamalar, benzer şekilde ifade özgürlüğü ile çocuk koruma arasında hassas bir denge kurmayı amaçlıyor. KIDS Yasası’ndaki anonimlik kısıtlamaları ve içerik kaldırma süreçlerine ilişkin tartışmalar, Türk mevzuatındaki uygulamalarla karşılaştırıldığında, uluslararası normların nasıl şekillendiğini anlamak açısından kritik. Türkiye’nin bu gelişmeyi yakından izlemesi, hem AB ile uyum sürecinde hem de kendi dijital politikalarını oluştururken küresel eğilimleri değerlendirmesi açısından faydalı olacaktır.