Rusya'nın Ukrayna'nın güneydoğusundaki Zaporijya bölgesine düzenlediği füze saldırısında en az 3 sivil hayatını kaybetti, 10'dan fazla kişi yaralandı. Saldırıda, Kiev'in daha önce suçlamalarda bulunduğu misket bombalarının kullanıldığı bildirildi. Bu gelişme, savaşın Rusya ekonomisi üzerinde yarattığı büyük baskıya rağmen Moskova'nın askeri operasyonlarını sürdürdüğünü gösteriyor.
Misket bombası suçlamaları ve sivil kayıplar
Ukrayna Dışişleri Bakanlığı, yaptığı açıklamada Rus güçlerinin Zaporijya'nın yerleşim bölgelerine yönelik saldırılarında uluslararası hukuku ihlal ettiğini belirtti. Misket bombaları, hedefe ulaştıktan sonra küçük patlayıcılara ayrılan ve geniş alana yayılan silahlar olarak biliniyor. Bu bombaların kullanımı, sivil kayıpları artırması ve uzun vadede patlamamış mühimmatlar nedeniyle tehlike oluşturması sebebiyle 100'den fazla ülke tarafından yasaklanmış durumda. Rusya ise bu suçlamaları reddediyor ve sadece askeri hedefleri vurduğunu iddia ediyor. Ancak bölgedeki kaynaklar, okul ve hastanelerin de vurulduğunu rapor ediyor. Saldırının ardından bölgeye sevk edilen arama kurtarma ekipleri, enkaz altında kalanları kurtarmak için çalışmalarını sürdürüyor. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, yaptığı açıklamada 'Rus terörü her gün masum insanları hedef alıyor' ifadelerini kullandı ve Batı'dan daha fazla hava savunma sistemi talep etti.
Rusya'da savaşın ekonomik faturası
Savaşın başlamasından bu yana geçen iki yılı aşkın sürede, Rusya ekonomisi Batı yaptırımlarının etkisiyle ciddi bir daralma yaşadı. Uluslararası Para Fonu (IMF) verilerine göre, Rusya'nın GSYİH'sı 2022'de yüzde 2,1, 2023'te ise yüzde 0,8 oranında küçüldü. Enerji gelirlerindeki düşüş, savunma harcamalarındaki artışı karşılamakta zorlanıyor. Rusya Merkez Bankası, enflasyonu kontrol altına almak için faiz oranlarını yüzde 16'ya yükseltirken, ruble dolar karşısında değer kaybetmeye devam ediyor. Uzmanlar, savaşın uzaması halinde Rus ekonomisinin daha da kırılgan hale geleceği uyarısında bulunuyor. Öte yandan, Rusya'nın askeri harcamaları 2024 yılı bütçesinde yüzde 30 artırılarak ülkenin toplam harcamalarının yüzde 40'ına ulaştı. Bu durum, sosyal harcamalardan kesinti yapılmasına neden olurken, halk arasında memnuniyetsizlik giderek artıyor. Başkent Moskova ve St. Petersburg'da savaş karşıtı protestoların sayısı son aylarda belirgin şekilde yükseldi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Savaşın derinleşmesi, Türkiye'nin Karadeniz'deki ticari çıkarlarını ve enerji güvenliğini doğrudan etkiliyor. Rusya'nın saldırıları, tahıl koridoru anlaşmasının yeniden canlandırılması çabalarını zora sokarken, Türkiye'nin arabuluculuk rolünü de test ediyor. Ayrıca, savaşın uzaması Türkiye'nin Rusya ve Ukrayna ile olan ekonomik ilişkilerinde denge politikası izlemesini gerektiriyor. Türkiye, NATO üyesi olarak savunma işbirliğini güçlendirirken, Rusya ile enerji ve turizm alanındaki bağlarını da korumaya çalışıyor. Bu süreç, Türkiye'nin bölgesel bir güç olarak etkisini artırmasına fırsat tanırken, aynı zamanda karmaşık bir diplomatik beceri gerektiriyor.