Ukrayna'nın doğu ve güney bölgelerinde dört yılı aşkın süredir devam eden savaş, tarım sektörünü derinden etkiliyor. Rusya'nın 2022 Şubat'ında başlattığı geniş çaplı işgalin ardından Ukraynalı çiftçiler, hem cephe hattına yakın bölgelerde hem de geride kalan alanlarda ekim ve hasat yapabilmek için büyük riskler alıyor. Başlıca tehditler arasında Rus insansız hava araçlarının (İHA) sürekli saldırıları, tarım arazilerine döşenen mayınlar, hasar gören sulama sistemleri ve depolama tesisleri, yüksek maliyetli yakıt ve gübre kıtlığı yer alıyor. Ukrayna Tarım Politikası Bakanlığı verilerine göre, 2023 yılında ekilen alan miktarı savaş öncesine kıyasla %20 oranında azaldı. Buna rağmen, Ukrayna dünya buğday ve ayçiçek yağı ticaretinde kilit rol oynamaya devam ediyor.
Savaşın Tarıma Etkileri: Mayınlı Tarlalar ve Drone Tehdidi
Ukrayna'nın güneyindeki Herson ve Zaporijya bölgeleri, yoğun çatışmalara sahne oldu. Bu bölgelerdeki tarım arazilerinin önemli bir kısmı mayınlanmış durumda. Birleşmiş Milletler Mayın Eylem Servisi (UNMAS) tahminlerine göre, Ukrayna topraklarının yaklaşık %30'u mayın veya patlamamış mühimmatla kirlenmiş durumda. Çiftçiler, traktör kullanırken bile mayın patlaması riskiyle karşı karşıya. Geçen yıl Herson'da bir çiftçi, tarlasını sürerken mayına basarak hayatını kaybetti.
Rus insansız hava araçları da tarım faaliyetlerini hedef alıyor. Özellikle hasat döneminde, biçerdöverler ve tahıl depolama tesisleri dron saldırılarına maruz kalıyor. Ukrayna Silahlı Kuvvetleri, hava savunma sistemlerinin tarım araçlarını korumak için yetersiz kaldığını belirtiyor. Bunun yanı sıra, Rusya'nın Karadeniz limanlarını ablukaya alması, Ukrayna'nın tahıl ihracatını büyük ölçüde kısıtladı. Karadeniz Tahıl Koridoru anlaşması sayesinde bir miktar ihracat yapılabiliyor ancak bu da yetersiz kalıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Gıda Güvenliği Krizi
Ukrayna'nın tarımsal üretimindeki düşüş, küresel gıda fiyatlarını etkiliyor. Dünya Bankası verilerine göre, 2022 yılında buğday fiyatları %40 oranında arttı. Ukrayna, dünya buğday ihracatının %10'unu, ayçiçek yağı ihracatının ise %50'sini gerçekleştiriyor. Savaş nedeniyle ihracatın sekteye uğraması, özellikle Orta Doğu ve Afrika'daki gıda ithalatçısı ülkeleri olumsuz etkiliyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Ukrayna'daki tarımsal üretim kayıplarının, dünya genelinde 50 milyon insanı daha açlık riskiyle karşı karşıya bıraktığını tahmin ediyor.
Ukraynalı çiftçiler, tüm zorluklara rağmen üretimi sürdürmek için dayanıklılık gösteriyor. Sivil toplum kuruluşları ve uluslararası bağışçılar, mayın temizleme ekipmanları, yakıt desteği ve tohum yardımı sağlıyor. Ancak bu yardımlar, savaşın yol açtığı tahribatı onarmaya yetmiyor. Ukrayna hükümeti, savaş sonrası tarım sektörünün yeniden inşası için 10 milyar dolar kaynak gerektiğini açıkladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ukrayna'daki tarımsal kriz, Türkiye'yi doğrudan ilgilendiriyor. Türkiye, buğday ve ayçiçek yağı ithalatında önemli ölçüde Ukrayna'ya bağımlı. Savaş nedeniyle fiyatların yükselmesi ve tedarik zincirinin bozulması, Türkiye'de gıda enflasyonunu artırdı. Ayrıca, Rusya'nın Karadeniz'deki ablukası, Türkiye'nin bölgesel güvenliğini tehdit ediyor. Ankara, Karadeniz Tahıl Koridoru anlaşmasında arabulucu rolü oynayarak hem Ukrayna ihracatını desteklemeye hem de küresel gıda güvenliğine katkı sağlamaya çalışıyor. Uzun vadede, Türkiye'nin tarımsal üretimini artırması ve alternatif tedarik kaynakları bulması stratejik bir önem taşıyor.