Rusya'nın Birleşik Krallık Büyükelçisi Andrey Kelin, Ukrayna savaşının maliyetinin 'çok ağır' olduğunu açıkça kabul etti. Moskova'nın Londra'daki en üst düzey diplomatı, St. Petersburg'da düzenlenen 'Rus Davos'u' olarak bilinen Uluslararası Ekonomik Forum'un gölgesinde yaptığı açıklamada, 'bu savaşı kaybedemeyiz' ifadelerini kullandı. Kelin'in bu itirafı, Ukrayna'nın insansız hava aracı saldırılarının Rus petrol altyapısına büyük zarar verdiği bir döneme denk geldi.
Diplomatik Kabul ve Savaşın Yükü
BBC'ye konuşan Büyükelçi Kelin, savaşın insani ve ekonomik maliyetine dair ilk kez bu kadar net bir değerlendirme yaptı. 'Elbette savaşın bizim için de maliyeti ağır oldu. Bu can kayıpları, ekonomik yaptırımlar... Ama biz egemenliğimizi korumak zorundayız, bu savaşı kaybedemeyiz' dedi. Kelin, Ukrayna'nın son dönemde Rusya'nın enerji tesislerine düzenlediği İHA saldırılarının 'ciddi hasara' yol açtığını teyit etti. Bu saldırılar, Rusya'nın petrol ihracatını ve rafineri kapasitesini hedef alıyor.
Büyükelçinin açıklamaları, Rusya'nın savaşın üçüncü yılını doldururken karşılaştığı zorlukları gözler önüne seriyor. Batılı kaynaklara göre, savaşta 300 binden fazla Rus askeri öldü ya da yaralandı. Rus ekonomisi ise yaptırımlar altında büyümeye devam etse de, savunma harcamalarının GSYH'ye oranı %6'yı aşmış durumda. Ukrayna cephesinde ise Kharkiv bölgesinde yeni bir Rus taarruzu başlatılırken, Moskova yönetimi savaşın yıpratma aşamasına girdiğini kabul ediyor.
Küresel Boyut: 'Rus Davos'u' ve Enerji Savaşı
St. Petersburg Uluslararası Ekonomik Forumu (SPIEF), bu yıl 5-8 Haziran tarihleri arasında düzenleniyor. Etkinlik, Batı'nın Ukrayna savaşı nedeniyle Rusya'ya uyguladığı yaptırımların gölgesinde gerçekleşiyor. Forum, Rusya için 'küresel güney' olarak adlandırılan Çin, Hindistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Afrika ülkeleriyle ticari ilişkileri geliştirme platformu işlevi görüyor. Ancak bu yılki etkinlik, Ukrayna İHA saldırılarının petrol rafinerilerinde yarattığı hasar ve savaşın ekonomik yüküyle ilgili soruları da beraberinde getirdi.
Ukrayna ordusu, Mayıs ayında Rusya'nın Krasnodar Bölgesi'ndeki bir petrol deposunu vurduğunu duyurdu. Ayrıca, Tataristan Cumhuriyeti'ndeki Nizhnekamsk rafinerisi gibi tesisler de İHA saldırılarına hedef oldu. Bu saldırılar, Rusya'nın petrol ihracatını kısıtlarken küresel petrol fiyatlarında dalgalanmaya neden oluyor. Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre, Rusya'nın petrol üretimi Mayıs ayında günde 300 bin varil düşüş gösterdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rusya-Ukrayna savaşının derinleşmesi, Türkiye'nin Karadeniz'deki güvenliğini ve enerji politikasını doğrudan etkiliyor. Rusya'nın petrol altyapısına yönelik Ukrayna saldırıları, Türkiye'nin Rusya'dan yaptığı enerji ithalatını sekteye uğratabilir. Özellikle Türkiye'nin rafinerilerine ham petrol tedarikinde aksamalar yaşanması olası. Öte yandan Türkiye, hem Rusya hem Ukrayna ile diplomatik ilişkilerini sürdürerek savaşın tırmanmasını önlemeye çalışıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın arabuluculuk çabaları ve tahıl koridoru anlaşması, Türkiye'nin bölgede kilit bir aktör olmasını sağlıyor. Ancak savaşın uzaması, Türkiye'nin savunma harcamalarını artırmasına ve NATO ile işbirliğini derinleştirmesine neden oluyor.