Ukrayna, Rusya'ya karşı savaşta elde ettiği mevcut saha avantajını pekiştirmek amacıyla önümüzdeki hafta müttefiklerinden 20 milyar dolarlık ek askeri fon talep edecek. Bir Ukraynalı savunma kaynağına göre, Kiev yönetimi bu ek kaynağın savaşın gidişatını lehine çevirecek kritik bir hamle olduğunu düşünüyor. Ukrayna Savunma Bakanı Oleksiy Reznikov’un liderliğindeki heyet, NATO ülkeleri ve diğer müttefiklerle yapılacak toplantıda, hava savunma sistemleri, topçu mühimmatı ve zırhlı araçlar gibi öncelikli ihtiyaçlar için finansman sağlamayı hedefliyor. Toplantı, Ukrayna’nın yaz taarruzu öncesinde lojistik ve cephane eksikliklerini gidermeyi amaçlıyor.
Gelişmenin arka planı
Ukrayna, Rus kuvvetlerine karşı Doğu ve Güney cephelerinde sınırlı da olsa ilerleme kaydederken, askeri yardımların sürekliliği hayati önem taşıyor. Batılı yetkililer, Ukrayna’nın uzun vadeli savunma kapasitesi için düzenli finansman akışının gerekliliğini vurguluyor. Son aylarda ABD ve Avrupa Birliği, Kiev’e milyarlarca dolarlık yardım paketleri göndermiş olsa da, Ukrayna yönetimi savaşın beklenenden uzun sürdüğünü ve daha fazla kaynağa ihtiyaç duyduklarını belirtiyor. Özellikle Harkiv ve Donbas bölgelerindeki çatışmaların yoğunlaşması, Ukrayna ordusunun cephane tüketimini artırmış durumda. 20 milyar dolarlık talep, bu ihtiyacı karşılamak ve Rusya’nın insan gücü ve topçu üstünlüğüne karşı dengeyi sağlamak için planlanmış bir adım olarak öne çıkıyor.
Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba, geçtiğimiz haftalarda yaptığı açıklamada, “Savaşın seyrini değiştirmek için tek bir büyük yardım paketi yeterli olmayacak; sürekli ve istikrarlı bir desteğe ihtiyacımız var” demişti. Kiev’in bu yeni talebi, müttefikler arasında savaş yorgunluğunun arttığı bir döneme denk geliyor. Ancak Ukrayna, özellikle ABD’nin askeri yardımlarında yaşanan gecikmelerin ardından, Avrupa ülkelerinden daha hızlı bir yanıt bekliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Ukrayna’nın bu talebi, savaşın küresel yansımalarını bir kez daha gündeme getiriyor. Batılı ülkeler, Rusya’nın Ukrayna’yı tamamen işgal etmesi durumunda Avrupa güvenliğinin tehdit altına gireceği endişesini taşıyor. Öte yandan, Çin ve Hindistan gibi ülkelerin savaşta tarafsız kalmaya devam etmesi, Ukrayna’nın diplomatik cephede de yalnız olmadığını göstermekle birlikte, finansman sağlama konusunda Batı’ya bağımlılığını artırıyor. Rusya ise Ukrayna’nın yeni yardım taleplerini “meşru hedefleri vurmak için bir bahane” olarak nitelendiriyor. Kremlin sözcüsü Dmitri Peskov, Batı’nın Ukrayna’ya silah sevkiyatının savaşı uzatmaktan başka işe yaramadığını savunuyor. Ancak NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, ittifakın Ukrayna’yı “ihtiyaç duyduğu sürece” destekleyeceğini yinelemiş durumda.
Analistler, 20 milyar dolarlık yardımın onaylanması halinde, Ukrayna ordusunun 2024 yılına kadar sahada inisiyatifi elinde tutabileceğini; ancak bu miktarın reddedilmesi durumunda Kiev’in savunma pozisyonuna geçmek zorunda kalabileceğini belirtiyor. ABD’nin yardım paketinin Kongre’deki onay süreci ise belirsizliğini koruyor; bazı Cumhuriyetçi milletvekilleri Ukrayna’ya yapılan yardımların daha sıkı denetlenmesi gerektiğini savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Ukrayna-Rusya savaşında arabulucu rolü üstlenirken, her iki tarafla da dengeli ilişkilerini sürdürmeye çalışıyor. Kiev’in 20 milyar dolarlık askeri yardım talebi, Ankara’nın Montrö Boğazlar Sözleşmesi kapsamındaki tutumunu doğrudan etkilemese de, bölgesel güvenlik dengelerini sarsabilir. Türkiye, Ukrayna’ya insansız hava araçları ve zırhlı araç sağlayan ülkeler arasında yer alıyor; bu nedenle Ukrayna’nın başarısı, Ankara’nın savunma sanayisi ihracatı ve Karadeniz’deki nüfuzu açısından önem taşıyor. Ancak Rusya’nın olası bir tepkisi, Türkiye’nin enerji ithalatı ve turizm gelirlerini olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle Türkiye, hem Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü destekleyen hem de Rusya’yı tamamen karşısına almayan bir çizgi izliyor. Yardım talebinin sonucu, Ankara’nın gelecekteki politikalarını şekillendirecek faktörlerden biri olacak.