Ukrayna Genelkurmay Başkanı, 2026 yılının başından bu yana Rus güçlerinin kontrolünden yaklaşık 600 kilometrekarelik (230 mil kare) toprağın geri alındığını duyurdu. Yetkili, cephe hattındaki durumun 'karmaşık ve dinamik' olduğunu belirtti. Bu açıklama, Kiev'in doğu ve güney cephelerinde sürdürdüğü taarruz operasyonlarının bir parçası olarak geldi. Ukrayna ordusu, son haftalarda özellikle Donetsk ve Zaporijya bölgelerinde ilerleme kaydettiğini bildiriyor. Rusya ise bu iddiaları yalanlarken, kendi karşı saldırılarını sürdürdüğünü öne sürüyor.
Savaşın Üçüncü Yılında Sahadaki Durum
Ukrayna Genelkurmay Başkanı'nın açıklaması, savaşın üçüncü yılına girilirken sahada yaşanan yoğun çatışmaların bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Özellikle 2024 ve 2025 yıllarında Ukrayna'nın elindeki toprakların bir kısmını kaybetmesinin ardından, 2026 yılı başında başlatılan yeni taarruz dalgasıyla bazı bölgelerin geri alındığı belirtiliyor. Komutan, kurtarılan bölgeler arasında stratejik öneme sahip bazı köy ve kasabaların bulunduğunu, ancak kesin bir liste vermedi. Ayrıca, Rus kuvvetlerinin hâlâ yoğun topçu ateşi ve hava saldırıları düzenlediğini, Ukrayna savunmasının ise esnek bir şekilde karşılık verdiğini vurguladı.
Batılı askeri analistler, Ukrayna'nın 2026 yılındaki bu kazanımlarını, Batı'dan gelen uzun menzilli silah sistemleri ve gelişmiş mühimmat yardımlarına bağlıyor. Ancak aynı kaynaklar, Rusya'nın insan gücü ve topçu üstünlüğünü koruduğunu, bu nedenle savaşın uzun vadeli bir yıpratma savaşına dönüştüğünü belirtiyor. Ukrayna'nın kurtardığı toprakların büyüklüğü, savaşın başından bu yana kaybettiği alanların yaklaşık yüzde 10'una tekabül ediyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Bu gelişme, ABD ve Avrupa Birliği'nin Ukrayna'ya askeri ve mali desteği artırma yönündeki tartışmalarla eş zamanlı olarak yaşanıyor. Özellikle ABD'deki başkanlık seçimleri öncesinde Ukrayna'ya yapılan yardımların geleceği belirsizliğini korurken, Avrupa ülkeleri kendi savunma harcamalarını artırma kararları alıyor. Rusya ise Ukrayna'nın ilerleyişini 'geçici' olarak nitelendirerek, bahar aylarında büyük bir karşı taarruz başlatacağını iddia ediyor. Savaşın küresel gıda ve enerji fiyatları üzerindeki etkisi sürerken, Türkiye'nin arabuluculuk çabaları da devam ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, savaşın başından bu yana hem Ukrayna hem de Rusya ile dengeli bir dış politika izlemekte, Montrö Sözleşmesi'ni uygulayarak Karadeniz'deki askeri dengeyi korumaktadır. Ukrayna'nın toprak kazanımları, savaşın sona ermesi ve kalıcı bir ateşkes sağlanması ihtimalini artırabilir; bu da Türkiye'nin Tahıl Koridoru ve enerji güvenliği gibi alanlardaki çıkarlarına olumlu yansıyabilir. Ancak Rusya'nın olası bir karşı taarruzu, bölgedeki istikrarsızlığı derinleştirerek Türkiye'nin Suriye ve Kafkasya politikalarını da etkileyebilir. Ankara, bu nedenle her iki tarafla diyaloğu sürdürmeye ve savaşın olumsuz etkilerini sınırlamaya odaklanmış durumdadır.