Birleşmiş Milletler (BM), İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik askeri operasyonlarını 'şiddetlendirerek' devam ettirdiğini belirterek, bu durumun uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve siviller üzerinde yıkıcı etkiler yarattığını duyurdu. BM İnsan Hakları Ofisi tarafından yayımlanan açıklamada, özellikle sivil yerleşim bölgelerine yönelik hava saldırılarında artış yaşandığı ve bunun sonucunda çok sayıda sivilin hayatını kaybettiği ifade edildi. Açıklamada, taraflara uluslararası insancıl hukuka uyma çağrısı yapılırken, saldırıların derhal durdurulması talep edildi.
Artan şiddet ve insani kriz
Son haftalarda İsrail güçlerinin Gazze'ye yönelik hava ve kara operasyonlarını yoğunlaştırdığı gözlemleniyor. BM verilerine göre, saldırılarda en az 200 Filistinli hayatını kaybederken, büyük çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan 500'den fazla kişi yaralandı. Gazze'deki hastaneler, artan hasta sayısı ve tıbbi malzeme eksikliği nedeniyle zor durumda. BM Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA), Gazze'de 1.5 milyondan fazla kişinin acil insani yardıma ihtiyaç duyduğunu belirtiyor. Elektrik kesintileri ve su sıkıntısı, bölgede yaşam koşullarını daha da kötüleştiriyor.
İsrail saldırılarının hedef aldığı bölgeler arasında sivil altyapı da bulunuyor. Okullar, camiler ve sağlık merkezleri vurulurken, BM yetkilileri bu durumun uluslararası hukukun açık ihlali olduğunu vurguluyor. BM Genel Sekreteri, taraflara itidal çağrısında bulunurken, Gazze'deki sivillerin korunması için acil adımlar atılması gerektiğini söyledi.
Uluslararası tepkiler ve bölgesel boyut
İsrail'in saldırılarına yönelik uluslararası tepkiler artıyor. Arap Birliği ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) acil toplantı kararı alırken, Avrupa Birliği (AB) de ateşkes çağrısında bulundu. AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi, “Şiddetin durdurulması ve siyasi çözüm için acilen masaya oturulması gerekiyor” dedi. ABD ise İsrail'in kendini savunma hakkını tanımakla birlikte, sivil kayıpların endişe verici olduğunu belirtti.
Bölgesel olarak, İran ve Hizbullah gibi aktörler İsrail'i tehdit ederken, Mısır ve Katar arabuluculuk çabalarını sürdürüyor. Ancak şu ana kadar kalıcı bir ateşkes sağlanabilmiş değil. Filistinli gruplar, İsrail işgaline karşı direnişin devam edeceğini açıklarken, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, operasyonların hedeflerine ulaşana kadar süreceğini belirtti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Gazze'deki insani krizin derinleşmesi karşısında aktör rolünü sürdürüyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsrail'e yönelik sert eleştirilerde bulunurken, Türkiye'nin Filistin davasına desteğini yinelemesi, Ankara'nın bölgesel nüfuzunu koruma çabası olarak değerlendiriliyor. Ekonomik olarak, Türkiye'nin Gazze'ye insani yardım taşıyan gemileri ve Katar ile ortak yürüttüğü yardım projeleri, Ankara'nın İslam dünyasındaki liderlik iddiasını güçlendiriyor. Ancak uzun vadede istikrarsızlığın artması, Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin çıkarlarını olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle Ankara, arabuluculuk ve ateşkes çağrılarında bulunarak diplomatik bir çözümün parçası olmayı hedefliyor.