ABD Başkanı Donald Trump, Orta Doğu'da tırmanan gerilim ortamında İran'ın nükleer tesislerine yönelik askeri saldırı düzenleneceğini duyurdu. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, İran'ın son dönemde uranyum zenginleştirme faaliyetlerini hızlandırdığı ve uluslararası anlaşmaları ihlal ettiği gerekçesiyle bu adımın atıldığı belirtildi. Trump, 'İran'ın nükleer silah sahibi olmasına asla izin vermeyeceğiz. Gerekirse askeri seçenekleri kullanmaktan çekinmeyeceğiz' ifadelerini kullandı. Saldırının kapsamı ve zamanlamasına ilişkin detay paylaşılmazken, ABD Savunma Bakanlığı'nın bölgedeki askeri varlığını artırdığı bildirildi.
Petrol fiyatlarına Hürmüz tehdidi
Trump'ın bu açıklaması, küresel petrol piyasalarında büyük yankı uyandırdı. ABD merkezli yatırım bankası Goldman Sachs yayımladığı raporda, Hürmüz Boğazı'nın 'kesintiye uğraması' halinde ham petrol varil fiyatının 120 dolara kadar yükselebileceği uyarısında bulundu. Dünya petrol arzının yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği stratejik boğaz, İran ile olası bir çatışmada ilk hedeflerden biri olarak görülüyor. Raporda, 'Hürmüz Boğazı'ndaki herhangi bir aksama, küresel petrol piyasalarında benzeri görülmemiş bir fiyat artışına yol açabilir' denildi. Brent petrolün varil fiyatı, haberin ardından yüzde 5 artışla 85 dolar seviyesine çıktı.
Enerji uzmanları, İran'a yönelik olası bir ABD saldırısının sadece bölgesel değil, küresel ekonomik dengeleri de sarsacağı görüşünde. Asya ve Avrupa'nın enerji ihtiyacının büyük bölümünü karşılayan Körfez ülkeleri, olası bir krizde üretim kapasitelerini artırmaya hazırlandıklarını açıkladı. Ancak Suudi Arabistan ve BAE'nin mevcut üretim fazlasının, İran'dan kaynaklanacak bir arz kesintisini tam olarak karşılayamayacağı belirtiliyor.
Bölgede tansiyon yükseliyor
Trump'ın bu tehdidi, İran'ın geçtiğimiz hafta İsrail'e yönelik füze saldırıları ve Yemen'deki Husilere verdiği destek nedeniyle zaten gergin olan bölgede yeni bir kriz dalgası yarattı. İran Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, 'ABD'nin herhangi bir saldırısına karşılık vereceğiz. Nükleer programımız barışçıl amaçlıdır ve savunma hakkımızı kullanacağız' denildi. İran Devrim Muhafızları, Hürmüz Boğazı'nı kapatma tehdidini yinelerken, bölgedeki ABD üslerine yönelik misilleme yapabileceği sinyalini verdi.
Uluslararası toplum, taraflara itidal çağrısında bulunuyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, acil toplantı kararı alırken Avrupa Birliği, diplomatik çözüm için arabuluculuk teklif etti. Rusya ise ABD'yi 'provokasyon' yapmakla suçlayarak İran'a desteğini yineledi. Çin, bölgede gerilimin düşürülmesi için tüm taraflara çağrıda bulundu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye için hem ekonomik hem güvenlik boyutlarıyla kritik önem taşıyor. İran'la uzun bir kara sınırına sahip olan Türkiye, olası bir ABD-İran çatışmasında doğrudan etkilenecek ülkelerin başında geliyor. Türkiye'nin enerji ihtiyacının önemli bir kısmını İran ve Körfez ülkelerinden karşıladığı düşünüldüğünde, petrol fiyatlarındaki artış cari açığı büyütebilir. Ayrıca, sınırdaki güvenlik riskleri ve olası mülteci akınları, Ankara'nın terörle mücadele ve sınır güvenliği politikalarını zorlayabilir. Türkiye, hem ekonomik kayıpları önlemek hem de bölgesel istikrarı korumak için diplomatik çözüm arayışına ağırlık verebilir.