Uganda Sağlık Bakanlığı, ülkede 6 yeni Ebola vakasının daha tespit edildiğini açıkladı. Böylece ülkede doğrulanmış vaka sayısı 15'e yükseldi. Salgının merkezi olarak Batı Uganda'daki Mubende bölgesi gösterilirken, DSÖ ve diğer uluslararası kuruluşlar bölgeye acil yardım ekipleri gönderdi. BM Göç Ajansı (IOM) ise salgının yayılmasını engellemek amacıyla bazı ülkelerin sınırlarını kapatmasının ters etki yaparak virüsün gizli yollarla yayılma riskini artırabileceği uyarısında bulundu.
Salgının arka planı ve alınan önlemler
Uganda'da Ebola salgını ilk olarak Eylül 2022'de tespit edilmişti. Sudan türü Ebola virüsünün neden olduğu salgında bugüne kadar 55 kişi hayatını kaybetti. Sağlık Bakanlığı, yeni vakaların büyük kısmının daha önce tespit edilen vakalarla temaslı kişiler olduğunu belirtti. Bölgede temaslı takibi, izolasyon ve aşı çalışmaları sürüyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Uganda'ya 3.000 doz deneysel Ebola aşısı gönderdiğini duyurdu. Aşılama çalışmalarının öncelikle sağlık çalışanları ve temaslılara yapılacağı belirtildi. Uganda hükümeti, salgının yayılmasını önlemek için Mubende ve Kassanda bölgelerinde 21 günlük karantina uygulamaya koydu. Okullar ve ibadethaneler kapatılırken, toplu etkinlikler yasaklandı. Sınır kapılarında ise termal kameralarla ateş ölçümü yapılıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Ebola salgını, Doğu Afrika bölgesinde endişe yaratmaya devam ediyor. Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Ruanda gibi komşu ülkeler, sınır kontrollerini artırdı. IOM, sınır kapatmalarının yasa dışı geçişleri artırabileceğini ve bu yolla virüsün kontrolsüz yayılabileceğini vurguluyor. DSÖ, uluslararası yayılma riskinin düşük olduğunu ancak bölgesel yayılma riskinin yüksek olduğunu belirtiyor. Ebola virüsü, özellikle sağlık sistemleri zayıf olan ülkelerde hızlı yayılma potansiyeline sahip. Hastalığın kuluçka süresinin 2-21 gün olması, sınır aşan yayılmayı zorlaştırıyor ancak tamamen engelleyemiyor. Uluslararası toplum, Uganda'ya destek çağrısında bulunurken, ABD ve Avrupa Birliği de acil fon sağladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Uganda'daki Ebola salgını, Türkiye açısından doğrudan bir tehdit oluşturmamakla birlikte, küresel sağlık güvenliği bağlamında izlenmesi gereken bir gelişmedir. Türkiye, Afrika kıtasıyla artan ticari ve diplomatik ilişkileri çerçevesinde, bölgedeki sağlık krizlerine karşı hazırlıklı olmalıdır. DSÖ'nün uyarıları doğrultusunda, Türkiye'nin seyahat kısıtlamaları ve sınır kontrolleri konusunda koordineli hareket etmesi önem taşımaktadır. Ayrıca, Türkiye'nin sağlık altyapısının güçlü olması ve pandemi deneyimi, olası bir uluslararası sağlık krizinde bölgesel bir aktör olarak katkı sağlama potansiyelini artırmaktadır. Salgının Doğu Afrika'da yayılması, Türkiye'nin bölgeyle olan ticaret hacmini ve kalkınma iş birliğini dolaylı olarak etkileyebilir.