Türkiye ve Azerbaycan, İsrail’in 1948’de kuruluşundan bu yana ilk kez bir ülke olarak Ermeni soykırımını resmen tanımasını sert dille eleştirdi. Ankara, İsrail’i tarihi siyasallaştırmakla suçlarken, Ermenistan ise bölgedeki hassas diplomatik dengeler nedeniyle konuya dair herhangi bir resmi açıklama yapmaktan kaçındı. Gelişme, Güney Kafkasya’da normalleşme sürecinin kırılgan bir aşamada olduğu bir dönemde yaşandı.
İsrail’in kararı ve Türkiye-Azerbaycan cephesi
İsrail Dışişleri Bakanlığı, 17 Nisan’da yaptığı yazılı açıklamayla, 1915 olaylarını Ermeni soykırımı olarak tanıdığını duyurdu. Karar, İsrail’in daha önce sadece Knesset (parlamento) düzeyinde yaptığı tanımaların ötesine geçerek, resmi devlet politikası haline getirildi. Açıklamada, “Ermeni halkının maruz kaldığı trajediyi tanımak, insanlığa karşı işlenen suçların tekrarlanmaması için tarihi bir sorumluluktur” ifadelerine yer verildi.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı, karara anında tepki gösterdi. Yapılan yazılı açıklamada, “İsrail’in bu kararı, tarihi çarpıtmak ve bölgede suni gerilim yaratmaktan başka bir amaca hizmet etmemektedir” denildi. Ankara, İsrail’i “tarihi siyasi çıkarları için araçsallaştırmakla” suçlayarak, kararın kabul edilemez olduğunu vurguladı. Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı da benzer bir açıklama yaparak, “Bu adım, bölgesel barış ve iş birliği çabalarına darbe vurmaktadır” ifadesini kullandı. Bakü, özellikle 2020 Dağlık Karabağ Savaşı sonrası bölgede tesis edilmeye çalışılan yeni dengeleri hedef alan bu tür girişimleri reddettiğini belirtti.
Ermenistan’ın sessizliği ve bölgesel denklem
Ermenistan hükümeti, İsrail’in tanıma kararına ilişkin herhangi bir resmi yorum yapmadı. Başkent Erivan’dan gelen sinyaller, Başbakan Nikol Paşinyan yönetiminin, özellikle Türkiye ile normalleşme süreci ve Azerbaycan’la barış görüşmeleri çerçevesinde dikkatli bir dil kullanmayı tercih ettiğini gösteriyor. Ocak 2023’ten bu yana Türkiye-Ermenistan özel temsilcileri arasında bir dizi toplantı yapılırken, Azerbaycan’la sınır belirleme komisyonları çalışmalarını sürdürüyor. Uzmanlar, Ermenistan’ın sessizliğini, İsrail ile askeri ve istihbari bağlarını da koruma isteğine bağlıyor: İsrail, Ermenistan’a doğrudan silah satmasa da, bölgedeki askeri dengeleri etkileyen aktörlerden biri olarak görülüyor.
Öte yandan, Ermeni diasporası ve ana muhalefet partileri hükümeti “soykırımın tanınmasını sahiplenmemekle” eleştirdi. Ancak Paşinyan yönetimi, bu tür adımların Ankara ve Bakü ile ilişkileri rayından çıkarabileceği endişesiyle temkinli bir duruş sergiliyor. Bölgesel diplomasinin hassas doğası, Ermenistan’ı İsrail’in hamlesini alkışlamaktan alıkoyuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye’nin İsrail ile son yıllarda normalleşme çabalarını sekteye uğratma potansiyeli taşıyor. 2022’de karşılıklı olarak atanan büyükelçiler ve enerji iş birliği görüşmeleriyle ivme kazanan ilişkiler, soykırım tanımasıyla yeni bir gerilimle karşı karşıya. Türkiye, Ermeni iddialarını reddederken, İsrail’in kararını “iç politik hesaplar” ve “Filistin meselesine misilleme” olarak yorumluyor. Ayrıca, Azerbaycan’la koordineli tepki, Ankara’nın Bakü ile stratejik dayanışmasını pekiştiriyor. Orta vadede, bu kriz Türkiye’nin hem İsrail hem de Ermenistan ile yürüttüğü denge siyasetini zorlayabilir; ancak Ankara’nın bölgesel liderlik rolünü korumak için tüm taraflarla diyaloğu sürdüreceği tahmin ediliyor.