Almanya'da aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisi, ABD eski Başkanı Donald Trump'ın seçim stratejilerini taklit ederek posta yoluyla oylamanın güvenilirliğine gölge düşürüyor. Parti yetkilileri, kanıt sunmadan bakım evlerinde kalan yaşlıların oylarının manipüle edildiğini iddia ediyor ve posta yoluyla oylamanın tamamen kaldırılması çağrısında bulunuyor. Bu gelişme, Almanya'nın yaklaşan federal seçimleri öncesinde ülkedeki siyasi gerilimi artırıyor.
Posta Oylamasına Yönelik Asılsız İddialar
AfD liderleri, sosyal medya ve mitinglerde posta yoluyla oylamanın "hileli" olduğunu öne sürüyor. Özellikle huzurevlerinde yaşayan yaşlıların oylarının "sol partiler tarafından yönlendirildiğini" iddia ediyorlar. Ancak bu iddialar için hiçbir somut kanıt sunmuyorlar. Almanya'da posta yoluyla oylama, 1957'den bu yana yasal ve yaygın bir uygulama. Seçim yetkilileri, sistemin güvenilir olduğunu ve nadiren usulsüzlük yaşandığını belirtiyor.
Uzmanlar, AfD'nin bu söyleminin Trump'ın 2020 ABD başkanlık seçimleri sonrası ortaya attığı asılsız iddialarla benzerlik taşıdığını vurguluyor. Trump, posta yoluyla oylamayı hedef alarak seçim sonuçlarını reddetmişti. AfD, bu taktiği Almanya'ya uyarlayarak seçim yenilgisi durumunda meşruiyet tartışması yaratmayı amaçlıyor olabilir.
AfD'nin Yükselişi ve Hedefleri
AfD, son anketlerde oy oranını yüzde 20'nin üzerine çıkararak ana muhalefet partisi konumuna yükseldi. Parti, özellikle göçmen karşıtı söylemleri ve ekonomik hoşnutsuzluktan besleniyor. 2025 federal seçimlerinde tarihi bir başarı elde ederek hükümette yer almayı hedefliyor. Ancak diğer partiler AfD ile koalisyon kurmayı reddediyor.
AfD'nin posta oylamasına saldırısı, seçim güvenliği konusunda toplumsal kutuplaşmayı derinleştiriyor. Almanya İçişleri Bakanlığı, seçimlerin güvenliği için ek önlemler alacağını açıkladı. Avrupa Birliği genelinde de aşırı sağ partilerin benzer taktikler izlediği gözlemleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Almanya'da yükselen aşırı sağ ve seçim güvenliği tartışmaları, Türkiye'yi doğrudan etkiliyor. Almanya'da yaşayan 3 milyondan fazla Türk kökenli seçmen, posta yoluyla oy kullanma hakkına sahip. AfD'nin posta oylamasına yönelik asılsız iddiaları, bu seçmenlerin oy kullanma hakkını kısıtlama potansiyeli taşıyor. Ayrıca AfD'nin göçmen karşıtı politikaları, Türk toplumunu hedef alabilir. Türkiye, Almanya'daki seçim sürecini yakından takip etmeli ve vatandaşlarının haklarını korumak için diplomatik girişimlerde bulunmalı.
Almanya'da 23 Şubat 2025'te yapılacak federal seçimler, ülkenin siyasi yönünü belirleyecek. AfD'nin posta oylamasına yönelik tutumu, seçim sonuçlarının meşruiyetini tartışmaya açabilir. Bu durum, Almanya'nın AB içindeki liderlik rolünü ve Türkiye-AB ilişkilerini de etkileyebilir.