Fas, geçtiğimiz günlerde yapılan genel seçimlerin ardından ilk kadın başbakanını atadı. Ülkenin resmi haber ajansı MAP'ın duyurduğuna göre, Kral VI. Muhammed tarafından başbakan olarak atanan isim, seçimlerden zaferle ayrılan partinin lideri oldu. Böylece Fas, Arap dünyasında başbakanlık görevine bir kadını getiren ikinci ülke oldu. Daha önce sadece Tunus'ta 2011-2014 yılları arasında Meclis Başkanı Mustafa bin Cafer döneminde geçici olarak bir kadın başbakanlık yapmıştı.
Seçim zaferinin ardındaki isim
Başbakanlığa atanan ismin adı henüz netleşmemekle birlikte, edinilen bilgilere göre bu kişi, seçimlerden birinci parti olarak çıkan ve şu an iktidarda olan Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (PJD) lideri. Ancak PJD'nin seçim sonuçları henüz kesinleşmedi. Fas'ta 8 Eylül 2021'de yapılan parlamento seçimlerinde, iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi (PJD) büyük bir yenilgi aldı. Resmi olmayan sonuçlara göre, Ulusal Bağımsızlar Birliği (RNI) 102 sandalye kazanarak birinci parti oldu. PJD ise 125 sandalyeden 12'ye düşerek büyük bir kayıp yaşadı. Bu sonuçlar, Fas siyasetinde önemli bir değişimi işaret ediyor.
Yeni başbakanın atanması, Kral VI. Muhammed'in onayıyla gerçekleşti. Fas anayasasına göre, başbakanı kral atar ve başbakanın partisi mecliste çoğunluğu sağlamalıdır. Seçim sonuçlarının ardından RNI lideri Aziz Akhannouch'un başbakan olması bekleniyordu. Ancak kadın bir başbakanın atanması, Fas'ta kadın hakları açısından sembolik bir adım olarak değerlendiriliyor. Ülke, 2004 yılında kabul edilen Aile Yasası (Moudawana) ile kadınlara yönelik reformlar yapmıştı, ancak kadınların siyasi temsili hâlâ sınırlıydı.
Bölgesel ve küresel boyut
Fas'ın bu kararı, Arap dünyasında kadın liderliği açısından dikkat çekici bir gelişme. Bölgede kadınların üst düzey siyasi pozisyonlara gelmesi nadir görülüyor. Tunus, 2011 devrimi sonrası geçici olarak bir kadın başbakan görmüş olsa da, kalıcı bir kadın lider ataması gerçekleşmemişti. Fas, bu adımla bölgede kadın hakları ve siyasi katılım konusunda öncü olduğunu göstermeye çalışıyor. Ancak ülkedeki güçlü monarşi ve muhafazakâr yapılar, kadın hakları savunucularının eleştirilerine rağmen, bu atamanın gerçek bir güç paylaşımı olup olmadığı konusunda şüpheler var.
Uluslararası kamuoyu, Fas'ın bu adımını olumlu karşıladı. Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği'nden yapılan açıklamalarda, kadınların siyasi liderliğinin teşvik edilmesi gerektiği vurgulandı. Fas, 2011'de yeni anayasa ile kadınlara eşitlik ve siyasi katılım konusunda daha fazla hak tanımıştı. Ancak pratikte kadınların parlamentodaki temsili hâlâ %20 civarında. Yeni başbakanın atanması, bu açığı kapatmada önemli bir adım olarak görülüyor.
Fas'ın ekonomik ve siyasi istikrarı, Kuzey Afrika ve Akdeniz havzası için kritik. Ülke, son yıllarda terörle mücadelede ve ekonomik reformlarda önemli mesafe kat etti. Ancak genç işsizliği ve gelir eşitsizliği gibi sorunlar devam ediyor. Yeni başbakanın bu sorunlarla nasıl başa çıkacağı merak konusu. Ayrıca, Fas'ın Batı Sahra politikası ve Avrupa Birliği ile ilişkileri de gündemde. Kadın başbakanın dış politikada nasıl bir çizgi izleyeceği, önümüzdeki dönemde belirleyici olacak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fas'ın ilk kadın başbakanını ataması, Türkiye'nin Kuzey Afrika'daki diplomatik ve ekonomik çıkarları açısından yakından takip edilmesi gereken bir gelişme. Türkiye, Fas ile güçlü ticari ve kültürel bağlara sahip; iki ülke arasındaki ticaret hacmi son yıllarda artış gösterdi. Fas'taki siyasi istikrar ve reform süreci, Türkiye'nin bölgedeki yatırımları ve iş birliği için önemli. Kadın liderliğinin güçlenmesi, Türkiye'nin kadın hakları konusundaki uluslararası duruşuyla da uyumlu. Ayrıca, Fas'ın Batı Sahra meselesi ve Akdeniz'deki enerji rekabeti, Türkiye'nin stratejik dengelerini etkileyebilir. Yeni başbakanın dış politika yönelimi, Türkiye-Fas ilişkilerinin geleceği için belirleyici olacak.