Donald Trump'ın Ortadoğu'da barış ve istikrar vaadi, son haftalarda bölgede artan gerilimle birlikte sorgulanır hale geldi. Özellikle İran destekli grupların saldırıları ve ABD'nin misillemeleri, iki ülke arasındaki diplomatik kanalların ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Trump, seçim kampanyası boyunca Ortadoğu'da yeni bir dönem başlatacağını söylese de, sahadaki gerçekler bu vaatlerin henüz gerçekleşmediğini gösteriyor.
Gelişmenin arka planı
Son günlerde yaşanan saldırılar, İran ile ABD arasında doğrudan bir çatışma riskini artırdı. Yemen'deki Husilerin Kızıldeniz'de ticari gemilere yönelik saldırıları, ABD ve müttefiklerini misilleme yapmaya itti. Aynı zamanda Irak ve Suriye'de İran destekli milislerin ABD üslerine düzenlediği saldırılar, bölgedeki gerginliği tırmandırdı.
Trump yönetimi, İran'a karşı maksimum baskı politikasını sürdürürken, bir yandan da diplomatik yollarla anlaşma arayışındaydı. Ancak son gelişmeler, bu iki ayağın birbiriyle çeliştiğini gösteriyor. Tahran, ABD'nin askeri güç gösterilerine karşılık vermekten çekinmiyor ve nükleer programını ilerleterek pazarlık gücünü artırmaya çalışıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
İran-ABD gerginliği sadece iki ülkeyi değil, tüm Ortadoğu'yu etkiliyor. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkeler, ABD'nin bölgede güvenlik garantörü olarak kalmasını isterken, Rusya ve Çin ise boşluktan faydalanarak nüfuzlarını artırmaya çalışıyor. Kızıldeniz'deki saldırılar küresel tedarik zincirlerini tehdit ediyor, bu da petrol fiyatlarında dalgalanmalara yol açıyor.
Öte yandan, uluslararası toplum İran'ın nükleer programı konusunda endişeli. 2015 nükleer anlaşmasından (JCPOA) ABD'nin çekilmesi ve İran'ın anlaşma yükümlülüklerini askıya alması, yeni bir kriz potansiyelini artırıyor. Avrupa ülkeleri aracılık yapmaya çalışırken, İsrail de İran'a karşı askeri seçenekleri masada tutuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran-ABD gerginliği, Türkiye açısından doğrudan sonuçlar doğuruyor. Türkiye, hem İran'la komşu olması hem de ABD ile müttefiklik ilişkisi nedeniyle bu krizden etkileniyor. Sınır güvenliği endişeleri artarken, enerji fiyatlarındaki yükseliş Türkiye ekonomisi için ek yük oluşturuyor. Ayrıca, Türkiye'nin terörle mücadelede İran'la işbirliği ve ABD'yle olan hassas ilişkileri dengesini koruması gerekiyor. Bölgesel bir krizin patlak vermesi halinde, Türkiye'nin hem askeri hem ekonomik maliyeti yüksek olabilir.