ABD Başkanı Donald Trump, Pazartesi günü imzaladığı başkanlık kararnamesiyle Utah eyaletinde bulunan Bears Ears ve Grand Staircase-Escalante ulusal anıtlarının sınırlarını önemli ölçüde daralttı. Bu karar, ABD tarihinde bir başkanın federal koruma altındaki doğal alanları bu ölçüde küçültmesi açısından bir ilk niteliği taşıyor. Kararnameyle Bears Ears Ulusal Anıtı yüzde 85, Grand Staircase-Escalante ise yaklaşık yüzde 50 oranında daraltıldı. Trump yönetimi, kararın eyaletteki enerji ve madencilik faaliyetlerinin önünü açacağını savunurken, çevre örgütleri ve yerli kabileler kararı mahkemeye taşıyacaklarını duyurdu.
Gelişmenin Arka Planı
1906 tarihli Eski Eserler Yasası (Antiquities Act), ABD başkanlarına kamu arazilerini ulusal anıt ilan etme yetkisi veriyor. Bu yetki daha önce hiçbir başkan tarafından bir anıtın sınırlarını daraltmak için kullanılmamıştı. Barack Obama, 2016 yılında Bears Ears bölgesini 1,35 milyon dönüm olarak ilan etmişti. Trump yönetimi, bu alanı 201 bin dönüme indirdi. Bill Clinton tarafından 1996'da kurulan Grand Staircase-Escalante ise 1,9 milyon dönümden yaklaşık 1 milyon dönüme düşürüldü. Trump, kararnameyi imzalarken yaptığı konuşmada, "Bazı insanlar bu toprakların en iyi kullanımının üzerinde hiçbir şey yapmamak olduğunu düşünüyor. Ben aynı fikirde değilim" ifadelerini kullandı.
Bears Ears, Bin Yıl tepeleri olarak bilinen bölge, Navajo, Ute, Hopi ve Zuni kabileleri için kutsal kabul ediliyor. Bölgede binlerce arkeolojik alan ve petroglif bulunuyor. Trump yönetiminin kararı, buraların madencilik ve enerji şirketlerine açılması anlamına geliyor. İçişleri Bakanı Ryan Zinke, kararın "yerel yönetimlerin ve toplulukların sesini duymak" amacı taşıdığını söyledi. Ancak çevreciler, bu kararın Trump'ın seçim kampanyası sırasında vaat ettiği enerji bağımsızlığı hedefi doğrultusunda fosil yakıt çıkarımını artırma politikasının bir parçası olduğunu belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Karar, ABD içinde olduğu kadar uluslararası çevre camiasında da büyük yankı uyandırdı. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında taahhütlerini yerine getirmeye çalışan birçok ülke, ABD'nin bu adımını iklim hedeflerine ters olarak nitelendirdi. Öte yandan, kararın enerji şirketlerine sağlayacağı avantajlar, küresel petrol ve doğal gaz piyasalarında arz artışı beklentisi yarattı. Analistler, Utah'taki geniş kömür, petrol ve doğal gaz rezervlerinin işletmeye açılmasının, özellikle Kızılderili kabilelerinin yaşadığı bölgelerde sosyal ve çevresel maliyetleri beraberinde getireceğine dikkat çekiyor. Çevre örgütleri, kararnamenin yasa dışı olduğunu savunarak federal mahkemede dava açtı. Hukuk mücadelesinin aylarca sürmesi bekleniyor. Bu arada, Trump yönetiminin diğer eyaletlerdeki ulusal anıtları da benzer şekilde daraltabileceği konuşuluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin çevre ve enerji politikaları açısından dolaylı da olsa önem taşıyor. ABD'nin fosil yakıt üretimini artırma yönündeki adımları, küresel petrol fiyatlarını aşağı çekme potansiyeli taşıyor. Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler için bu, kısa vadede cari açık üzerinde olumlu etki yapabilir. Ancak uzun vadede iklim değişikliğiyle mücadelede ABD'nin bu tür geri adımları, uluslararası işbirliğini zayıflatıyor. Türkiye'nin Paris İklim Anlaşması'na taraf olma sürecinde bu tür gelişmeler, küresel iklim hedeflerinin sorgulanmasına yol açıyor. Ayrıca, Türkiye'deki doğal alanların korunmasına yönelik tartışmalar da bu örnek üzerinden yeniden gündeme gelebilir.