ABD Başkanı Donald Trump, Türkiye’yi ‘Amerika’nın büyük müttefiki’ olarak nitelendirdi. Trump’ın bu açıklaması, iki ülke arasındaki askeri ve diplomatik iş birliğinin yanı sıra Suriye, Libya ve Doğu Akdeniz gibi kriz bölgelerinde ortak çıkarların altını çiziyor. Söz konusu övgü, Trump’ın başkanlık döneminde Ankara-Washington hattında yaşanan S-400 krizi ve YPG ile ilgili gerilimlerin ardından geldi.
Trump’ın açıklamasının arka planı
Trump, Orta Doğu’daki gelişmelere ilişkin bir brifing sırasında Türkiye’nin NATO içindeki stratejik konumuna vurgu yaptı. ‘Türkiye bizim için çok önemli bir müttefik. Büyük bir ülke ve onlarla çalışmaktan mutluluk duyuyorum’ ifadelerini kullandı. Bu açıklama, ABD Savunma Bakanlığı’nın Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyinde oynadığı role ilişkin olumlu değerlendirmelerinin ardından geldi.
Bölgesel ve küresel boyut
Trump’ın Türkiye’ye yönelik bu olumlu mesajı, Washington’ın Ankara ile iş birliğini derinleştirme isteğini yansıtıyor. Özellikle Suriye’de IŞİD’le mücadele ve Libya’da ateşkesin sağlanması konularında Türkiye kilit bir aktör olarak öne çıkıyor. Ayrıca, Doğu Akdeniz’deki enerji rekabetinde Türkiye’nin izlediği politika, ABD’nin bölgedeki çıkarlarıyla zaman zaman çelişse de, Trump yönetimi müttefiklik bağını korumaya çalışıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Trump’ın Türkiye’yi ‘büyük müttefik’ olarak tanımlaması, Ankara’nın uluslararası alanda yalnızlaştığı yönündeki eleştirileri bir nebze hafifletiyor. Ancak bu söylemin somut adımlara dönüşüp dönüşmeyeceği belirsiz. S-400 meselesi ve F-35 programından çıkarılma gibi krizler devam ederken, bu tür diplomatik jestler ilişkilerin tamiri için yeterli olmayabilir. Türkiye, ABD ile ortak çıkarları vurgulayarak, hem bölgesel etkinliğini artırmak hem de Batı ittifakındaki konumunu güçlendirmek istiyor. Ancak Washington’ın YPG’ye verdiği destek ve Doğu Akdeniz’deki tutumu, bu övgünün pratikte karşılık bulmasını zorlaştırıyor.