Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun, Pazartesi günü yaptığı açıklamada, İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki toprakları işgal etmeye devam etmesinin, Lübnan Silahlı Kuvvetleri'nin bölgeye konuşlanmasını engellediğini söyledi. Aoun, Amerikalı yetkililerle yaptığı video konferans görüşmesinde, "İsrail, Lübnan'da işgal ettiği bölgelerden çekilmeye zorlanmalıdır" ifadelerini kullandı. Lübnan ordusunun, ülkenin güneyindeki konuşlanması, 2006 yılında İsrail ile Hizbullah arasında imzalanan ateşkes anlaşmasının bir parçası olarak öngörülüyordu. Ancak İsrail'in işgal altındaki bölgelerden çekilmemesi, bu taahhüdün yerine getirilmesini fiilen imkansız hale getiriyor.
Gelişmenin arka planı
İsrail ile Lübnan arasındaki sınır gerilimi, onlarca yıldır devam eden bir sorun. 2006 savaşının ardından Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 1701 sayılı kararıyla taraflar arasında ateşkes sağlanmış ve Lübnan ordusunun güneye konuşlanması kararlaştırılmıştı. Ancak İsrail, stratejik öneme sahip Şeba Çiftlikleri ve Ghajar bölgesini işgal altında tutmaya devam ediyor. Bu bölgeler, Lübnan'ın egemenlik iddiasında bulunduğu ancak İsrail'in güvenlik gerekçesiyle elinde tuttuğu alanlar. Aoun'un uyarısı, Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) raporlarında da defalarca dile getirilen bir durumu yansıtıyor: İsrail'in varlığı, Lübnan devletinin güneydeki otoritesini tesis etmesini engelliyor. Lübnan, ayrıca 2020'de yaşanan patlama ve ekonomik kriz nedeniyle ordusunu lojistik olarak desteklemekte zorlanıyor. Bu durum, ülkenin egemenliğini sağlama kapasitesini daha da sınırlıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
İsrail-Lübnan sınırındaki bu gerilim, bölgesel dengeleri etkiliyor. Hizbullah, İsrail'in işgalini kendi silahlı varlığını meşrulaştırmak için kullanıyor. Bu da Lübnan hükümetinin ülke genelinde silah tekeline sahip olma çabalarını baltalıyor. Öte yandan, ABD ve Fransa gibi ülkeler, arabuluculuk girişimlerinde bulunsa da İsrail'in çekilme konusunda somut adım atmadığı gözlemleniyor. Aoun'un video konferans yoluyla Amerikalı yetkililere yaptığı çağrı, Washington'un bölgede oynadığı role ilişkin bir uyarı niteliği taşıyor. İsrail, güvenlik kaygıları nedeniyle bu bölgeleri elinde tutmayı sürdürürken, uluslararası toplumun çoğu İsrail'in işgalini yasa dışı olarak görüyor. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu ve Güvenlik Konseyi, İsrail'in çekilmesi yönünde birçok karar almış ancak bu kararlar uygulanmamıştır.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin daima desteklediği Lübnan'ın egemenliği ve toprak bütünlüğü ilkesi açısından önem taşıyor. Türkiye, 2006'dan bu yana Lübnan'ın yeniden inşasına katkı sağlamış ve siyasi istikrarı için çaba göstermiştir. Ancak İsrail'in işgali, bölgede yeni bir çatışma riskini artırarak Türkiye'nin güvenlik çıkarlarını da tehdit edebilir. Doğu Akdeniz'deki enerji kaynaklarının paylaşımı ve deniz yetki alanları konusunda yaşanan gerilimler düşünüldüğünde, Lübnan'ın istikrarsızlığı Türkiye için de bir endişe kaynağıdır. Ayrıca, Suriye'deki iç savaşın etkileriyle mücadele eden Türkiye, Lübnan üzerinden gelebilecek yeni göç dalgaları veya güvenlik tehditlerine karşı da tedbirli olmak durumundadır.