ABD Başkanı Donald Trump, Kanada merkezli uçak üreticisi Bombardier'i ticaret savaşında hedef alarak, şirketin ABD pazarında satış yapmasının yasaklanabileceği tehdidinde bulundu. Montreal merkezli şirket, daha önce de ABD ile ticaret anlaşmazlıkları yaşamıştı. Bu son hamle, iki NATO müttefiki arasındaki ekonomik gerilimi daha da tırmandırma potansiyeli taşıyor.
Bombardier'in Geçmişi ve ABD ile Anlaşmazlıkları
Bombardier, 2017 yılında ABD Ticaret Bakanlığı tarafından haksız sübvansiyonlarla suçlanmış ve C-Serisi yolcu uçaklarına yüzde 300'e varan antidamping vergileri getirilmişti. O dönemde de şirket, ABD pazarına erişim konusunda ciddi zorluklarla karşılaşmıştı. Trump yönetimi, Kanada'nın Bombardier'e sağladığı devlet desteklerini haksız rekabet olarak değerlendirmişti. Ancak 2018'de ABD Uluslararası Ticaret Komisyonu, bu vergilerin ABD endüstrisine zarar vermediğine hükmederek kararı bozmuştu. Şimdi ise Trump, yeniden benzer bir tehditle gündemde.
Trump'ın son açıklamaları, Kanada ile ABD arasındaki ticaret ilişkilerinin yeniden gerginleştiği bir döneme denk geliyor. ABD Başkanı, Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması'nın (NAFTA) yerini alan USMCA'yı da sık sık eleştiriyor ve Kanada'ya yönelik yeni tarifeler uygulamayı düşünüyor. Bombardier gibi stratejik bir şirketin hedef alınması, Trump'ın ticaret savaşlarında müttefiklerini bile kayırmadığını gösteriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bombardier, sadece Kanada'nın değil, aynı zamanda Avrupa ve ABD'de de önemli bir istihdam kaynağı. Şirketin ABD'deki operasyonları, özellikle Kansas ve Arizona eyaletlerinde binlerce kişiye iş imkânı sağlıyor. Trump'ın tehdidi, bu eyaletlerdeki işçi sendikaları ve yerel ekonomiler üzerinde olumsuz etki yaratabilir. Ayrıca, Kanada hükümeti, Bombardier'i stratejik bir ulusal şampiyon olarak görüyor ve şirkete verdiği destekleri sürdürüyor. Bu durum, ABD-Kanada ilişkilerinde yeni bir kriz kapısı aralayabilir.
Küresel ticaret açısından bakıldığında, Trump'ın hamlesi, dünya ticaret sistemine yönelik bir başka darbe niteliğinde. Dünya Ticaret Örgütü (WTO) kuralları, keyfi tarifeler ve ticaret engellerini yasaklıyor. Ancak ABD, son yıllarda WTO'nun yetkisini sorgulayarak tek taraflı adımlar atmaktan çekinmiyor. Bu durum, diğer ülkelerin de benzer korumacı politikalar izlemesine yol açabilir ve küresel ekonomik büyümeyi yavaşlatabilir.
Öte yandan, Bombardier'in en büyük rakibi ABD'li Boeing, Trump'ın tehdidini memnuniyetle karşılayabilir. Boeing, daha önce de Bombardier'in C-Serisi uçaklarının ABD pazarına girmesini engellemek için lobi faaliyetleri yürütmüştü. Trump'ın açıklamaları, Boeing'in pazardaki konumunu güçlendirebilir. Ancak bu durum, ABD'nin kendi havacılık sektöründe rekabeti azaltarak uzun vadede yenilikçiliği olumsuz etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD ile Kanada arasındaki ticaret gerilimi, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, küresel ticaret savaşlarının yayılması Türk ekonomisi için risk oluşturuyor. Türkiye, ihracata dayalı bir ekonomiye sahip ve ABD'nin keyfi tarifeler uygulaması, benzer adımların Türkiye'ye karşı da atılmasına zemin hazırlayabilir. Ayrıca, Türk havacılık sektörü, Kanada ve ABD ile iş birlikleri yürütüyor; bu gerilim, ortak projeleri sekteye uğratabilir. Türkiye, çok taraflı ticaret sistemini savunarak bu tür tek taraflı eylemlerin önüne geçmeye çalışmalı.